Herkonu Forum Sitesi'ne Hoşgeldiniz.
Ailemize katılmak ister misiniz ? glsme

~~~~ Ziyaretçinin burda bulunan bilgileri referans alarak şahsi olarak tanı veya tedavi girişiminde bulunması tamamiyle kişinin sorumluluğundadır.Tıp bilgileri tamamiyle yenilenmeye açık olup, bilgilerin zamanla geçersiz kalması olası bir durum olmakla birlikte, her hastalığa tanı ve tedavi yaklaşımı doktorun aldığı birikim ve tecrübelere ve şahsi kanaate göre değişebilir.Her koşulda son söz, tanı ve tedavi girişimi kişinin şahsen doktora başvurması ile ilgili doktorun vereceği karardır. Bu sitede yayınlanan sağlık bilgileri hiçbir surette kişinin hastalığına tanı veya tedavi etme niteliği taşımamaktadır.Her sayfa içeriğinden faydalanan kişi bu şartları ve uyarıyı kabul etmiş demektir! ~~~~
  • Yeni Başlık Gönder
  • Cevap Gönder

Tıbbın korkunç tarihi!

Paylaş

Meltem
Admin
Admin

Kayıt tarihi: 26/01/08
Kadın
Burç Sembolü: Boğa
Mesaj Sayısı: 1370
Nerden: Almanya
Mesleğiniz: Ev Hanımı
Eğitim Durumunuz: Lise
Medeni Durumu: Evli
Çocuk Sayısı: 2
Resim Resim: Söylemediğin sözün hakimi, söylediğin sözün mahkumusun.
Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi: ---
Özlü Sözüm Özlü Sözüm: Söylemediğin sözün hakimi,
söylediğin sözün mahkumusun.


Site Puanı Site Puanı: 832
Rep Puanı Rep Puanı: 18

herkonu7 Tıbbın korkunç tarihi!

Mesaj tarafından Meltem Bir C.tesi 4 Nis. 2009 - 19:42


Tıbbın korkunç tarihi
Tarihteki güzel günlere yönelik düşüncelerimiz, işin içine tıp girdiğinde birdenbire değişiveriyor. Modern zamanlar öncesindeki tedavi yöntemleri çoğunlukla can acıtıyordu. Hastalıklar oldukça korkunçtu ama tedavi yöntemleri daha da beterdi. Bu korkunç yöntemler şu sıralar Londra’daki Bilim Müzesi’nde sergileniyor!

Yaklaşık 2500 parçadan oluşan sergi tıp tarihinin karanlık günlerinin bir kanıtı niteliğinde. Eski günlerden bugünlere uzanan ameliyat aletleri, belgeler, tıp kitapları gibi ekipmanlardan oluşan sergi tıbbın deneme yanılma yoluyla nerelere geldiğini gözler önüne seriyor.


Litotomi (taş çıkarma) koltuk değneği; 19. yüzyıl
Böbrek taşlarının kırılmasında kullanılan yöntem belki de serginin en korkunç parçası. Anestezi kullanılmadan uygulanan yöntem, hastayı adeta tavuk gibi ayak bileklerini kulaklarına kadar bağlayarak yatırıp, cerrahın, hastanın bacaklarının arasından taşı çıkarmasından oluşuyordu.


Balmumu kafatası; 18. yüzyıl
Tıp eğitiminde kullanılan bu kafatasının özelliği insan hayatının ne kadar kısa olduğunu vurgulamak. Bu kafatasının bir yanı öldükten sonra meydana gelecek çürümeyi, diğer yanı ise hala hayattayken ne durumda olduğunu gösteriyor. Bu parça temelde ise ölüm ve hayat arasındaki ince çizgiyi simgeliyor.


Frenginin sonuçlarını gösteren üç balmumu bacak, Almanya; 18.yüzyıl
Frenginin bacakları ne hale getirdiğini gösteren bu üç balmumu bacak, seks yapmadan önce bir kez daha düşünmenize neden oluyor. Doktorlar ve halk sağlığı uzmanlarının frenginin yayılmasını engellemek amacıyla uyguladığı bu yöntem, insanları frenginin sonuçlarıyla karşı karşıya bırakıyor.


Alman Amputasyon (organ kesme) bıçağı; 18.yüzyıl
18.yy icadı olan bu bıçak, özellikle cerrahlar tarafından bacağı dizin altından kesmek için kullanılıyordu. Anestezi olmadan uygulanan yöntem hasta için çok uzun sürse de sadece birkaç dakikadan oluşuyordu.


Yapay Gözler
Bu gözler, hastanın doğal gözüne en uygun gözü bulmak için gözle ilgilenen doktorlar tarafından kullanılıyordu. 1940’larda bu gözler için cam yerine plastik kullanılmaya başlandı ve daha sonra da tamamen kullanımdan kaldırıldı.


Amputasyon testeresi; 17.yüzyıl
Cerrahlar zengin olduktan sonra özellikle bu tarz tıp ekipmanlarına para harcamaktan oldukça hoşlanıyorlardı. Özellikle altın kaplamalı aletler çok gözdeydi. Ne yazık ki bu ekipmanlarda bakteri üremesi çok yaygındı ve çoğu cerrah, operasyonlar arasında testereyi yıkamıyordu.


Fransız kurşun çıkarıcısı; 16.yüzyıl
16.yüzyıl başlarında ateşli silahların yaygınlaşmasıyla kullanıma giren bu alet, kurşunu çıkarmak için kullanılan vidaya sabitlenmiş uzayıp kısalabilen uzun bir çubuktan oluşuyordu.


Yapay solunum cihazı; 20.yüzyıl ortaları
Aşılar geliştirilene kadar oldukça sık rastlanan çocuk felci, akciğer kaslarını felce uğratarak, hastayı nefessiz kalma tehlikesiyle baş başa bırakıyordu. Yapay solunum cihazı nefes almaya yardımcı olarak hayat kurtarıyordu. Bazı hastalar senelerce bu cihaza bağlı kalarak yaşayabiliyordu.
  • Yeni Başlık Gönder
  • Cevap Gönder

Forum Saati Cuma 27 Kas. 2009 - 21:28