Herkonu Forum Sitesi'ne Hoşgeldiniz.
Ailemize katılmak ister misiniz ? glsme

~~~~ Ziyaretçinin burda bulunan bilgileri referans alarak şahsi olarak tanı veya tedavi girişiminde bulunması tamamiyle kişinin sorumluluğundadır.Tıp bilgileri tamamiyle yenilenmeye açık olup, bilgilerin zamanla geçersiz kalması olası bir durum olmakla birlikte, her hastalığa tanı ve tedavi yaklaşımı doktorun aldığı birikim ve tecrübelere ve şahsi kanaate göre değişebilir.Her koşulda son söz, tanı ve tedavi girişimi kişinin şahsen doktora başvurması ile ilgili doktorun vereceği karardır. Bu sitede yayınlanan sağlık bilgileri hiçbir surette kişinin hastalığına tanı veya tedavi etme niteliği taşımamaktadır.Her sayfa içeriğinden faydalanan kişi bu şartları ve uyarıyı kabul etmiş demektir! ~~~~
  • Yeni Başlık Gönder
  • Cevap Gönder

Yaşama Sevinci Öyküleri

Paylaş

Meltem
Admin
Admin

Kayıt tarihi: 26/01/08
Kadın
Burç Sembolü: Boğa
Mesaj Sayısı: 1370
Nerden: Almanya
Mesleğiniz: Ev Hanımı
Eğitim Durumunuz: Lise
Medeni Durumu: Evli
Çocuk Sayısı: 2
Resim Resim: Söylemediğin sözün hakimi, söylediğin sözün mahkumusun.
Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi: ---
Özlü Sözüm Özlü Sözüm: Söylemediğin sözün hakimi,
söylediğin sözün mahkumusun.


Site Puanı Site Puanı: 832
Rep Puanı Rep Puanı: 18

yok Yaşama Sevinci Öyküleri

Mesaj tarafından Meltem Bir Salı 15 Tem. 2008 - 15:09



Yazar: Yusuf Özkan Özburun
“Öyküler neye öykünür? Neyi işaretler, neye dairdir öyküler?” diye sorsam, bunun muhtemel cevabı şöyle olurdu herhalde: Öykü hayatı, hayatın ta kendisini öykünür.
Hayattandır ama hayat değildir. İnsan olmanın en derin sularından süzülüp gelir, gelirken geçtiği yerlerin kokusunu, tuzunu, tozunu beraberinde getirir ama yine de kaynaktaki haliyle aynı değildir.

Dolayısıyla öykü okumak, hayatı ve insanı doğala özdeş haliyle, evirip çevirmeden, en yalın şekliyle okumaktır çoğu kere.

Belki binlerce öykü, hikaye, mesel, masal okudum bu çalışmayı hazırlarken. Bunun en başta benim düşünce ve hayal hamuruma muazzam katkıları olduğunu bizzat gördüm. Yüzyıllar boyunca halk irfanının bu öykü, mesel ve hikayeler yoluyla taşındığını, hikayelerle, öykülerle düşünmenin insanda ayrı bir bilgelik inşa ettiğini bir daha kavramak olağanüstüydü doğrusu. İyice anladım ki insanlara (ve sık sık kendine) saatlerce teorik ve teknik terimlerle konuşmak yerine bir öykü anlatmak, bir temsil getirmek, bir nükte yapmak yeterli olabilmektedir. O vakit düşündüm ki bilgelik, erdem, anlam, anlaşmak her zaman yüce dağların başında bir mor ışık halesi şeklinde belirmez: Çoğu kere o yüce dağın eteklerindeki küçük, mütevazı bir çakıl taşının bağrında uyuklamaktadır.

Öykü okuyabilene, mesel söyleyebilene, “Hayata Dokunabilen”e ne mutlu….

Hande(NURİCAN'ın annesi)
Tecrübeli
Tecrübeli

Kayıt tarihi: 20/04/08
Kadın
Burç Sembolü: Başak
Mesaj Sayısı: 373
Nerden: BURSA
Mesleğiniz: NURİCANIN ANNESİYİM
Eğitim Durumunuz: MESLEK LİSESİ
Medeni Durumu: Evli
Çocuk Sayısı: 1
Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi: ---
Site Puanı Site Puanı: 8
Rep Puanı Rep Puanı: 8

yok Geri: Yaşama Sevinci Öyküleri

Mesaj tarafından Hande(NURİCAN'ın annesi) Bir Salı 15 Tem. 2008 - 19:31

Meltem bu paylaşımların en güzeli.Birinin birine kitap hediye etmesi veya tavsiye etmesi beni cok mutlu ediyor çünkü ufkunu genişletebilmek adına birbirine verilen tatlı destektir bu. flow



AÇILMAMIŞ KANATLARIN,BÜYÜKLÜĞÜ BİLİNMEZ...
  • Yeni Başlık Gönder
  • Cevap Gönder

Forum Saati Cuma 27 Kas. 2009 - 21:30