HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    Otizm Terapi Yöntemleri

    Paylaş
    avatar
    Herkonu Forum Sitesi
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 26/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1543
    Burç Sembolü : Burcunuzun Sembolü Lütfen
    Medeni Durumu : Evli
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Söylemediğin sözün hakimi,
    söylediğin sözün mahkumusun.
    ________________________

    Alim konuşuyorsa ; Bilirim susmasını ,
    Zalim konuşuyorsa ; Bilirim susmamasını !
    Cahil konuşuyorsa ; Bilirim susturmasını ,
    Bilmediğim konuda ; Bilirim konuşmamasını..
    _______________________

    Körden DeğiL!! Nankörden,
    YüzSüzden DeğiL!! 2 YüzLüden,
    Tipi Bozuk OLandan DeğiL!! Sütü Bozuk OLandan Kork...
    _______________________

    Ne kimseyi bir Hırs UğRuna Satarım..
    Ne de Kimseye yaLakaLık Yaparım..
    Ben Sadece,
    Bendeki doğruLarı Yaşarım..!.
    Site Puanı Site Puanı : 1337
    Rep Puanı Rep Puanı : 32

    yok Otizm Terapi Yöntemleri

    Mesaj tarafından Herkonu Forum Sitesi Bir Paz 25 Mayıs 2008, 2:21 pm

    AROMATERAPİ
    Fiziksel ve ruhsal sağlığı iyileştirmek amacı ile bitki özü içeren yağların tedavi amaçlı kullanımıdır. Değişik bitkilerden elde edilen bitki özleri içeren bu yağların çeşitli formlarda koklanması ve vücuda uygulanması ile psikolojik ve fizyolojik etkileri olduğu bilinmektedir. Bu yağlar özelliklerine göre uyarıcı, dinlendirici, sakinleştirici ve gevşetici etkiler ortaya çıkarabilirler.


    Otistik özellikleri olan çocuklarda duyu bütünlemesi problemi görüldüğünden bu çocuklar, uyaranları algılama ve organize etmede sorunlar yaşarlar. Aromaterapide koku alma duyusunun amaca yönelik uyaranlarla doğru ortamlarda uyarılması ile istenen davranışların ortaya çıkarılması sağlanır. Yapılan uygulamalarda aromaterapinin olumlu etkileri ortaya konmakla beraber otistik özellikleri olan çocukların beklenenden az ya da fazla cevaplar vermesi özelliği nedeni ile dikkatli davranılması gerektiği belirtilmektedir.
    Uyarıcı özelliği bilinen nane özü içeren yağlar sınıf içi etkinliklere gösterilen ilgiyi artımakta, gevşeme ve sakinleşme özelliği olan portakal çiçeği, sandalwood gibi yağlar onların öğrenmeye hazır duruma gelmelerini kolaylaştırmaktadır. Örneğin, ellerini lokalize etmekte güçlük yaşayan bir çocuğun elleri, nane özlü yağ eklenmiş su spreyi ile uyarıldığında görme duyusunun yardımı olmadan, ellerinin yerini bulması kolaylaştırılarak, kendi farkındalığının artması sağlanmıştır.
    Sınıf içinde ellerine tükürerek sürekli olarak oğuşturan ve ortama olan ilgisini yitiren başka bir çocukta ise sakinleştirici etkisi olan neroli yağı damlatılarak ellerini ovmasına izin verilmiş, çocuğun dersin devamını daha sakin bir şekilde izlediği ve istenmeyen davranıştan vazgeçtiği gözlenmiştir. Sözel ifade yeteneği olmayan aynı çocuk, daha sonraki derslerde yüz ifadesi kullanarak yağ istediğini belirtmiş ve sınıf içindeki etkinliklere daha sakin bir şekilde katıldığı gözlenmiştir. Aromaterapi bu konuda eğitim almış bir uzman tarafından uygulanmalıdır.

    ATABİNMEK
    Hayvanlar ve insanlar arasındaki pozitif ilişkinin tedavi edici olarak kullanılmasıdır.Ata binmenin engelli çocuklarda pek çok becerinin kazanılmasında yararlı olduğu değişik çalışmalarda ortaya konmuştur. Otistik özellikleri olan çocuklara yönelik ata binme programları olan merkezler pek çok ülkede yararlı çalışmalar yapmaktadır.
    Otistik özellikleri olan çocuklarda ata binme terapisinin yararlı olduğu alanlar: Konuşma ve dil gelişimi, ince ve kaba motor gelişimi, motor planlama becerileri, kısa ve uzun dönem hafıza gelişimi, çevre ve kendilerinin farkında olma yetenekleridir. Ayrıca bu terapi göz kontağı kurabilme yeteneğini de artırır.


    DANS VE HAREKET TERAPİSİ
    Bu yöntem kendini ifade etmek için hareketi ve dansı kullanır. İlişkileri ve iletişimi geliştirmek, dışavurum ve duygusal gelişimi anlamaya yarayan bir tedavi yöntemidir. Bir dans terapisti, hareket içindeki manâ ve anlamı görmek ve yorumlamak üzere eğitim almıştır. Bu anlayıştan hareket eden terapist çalıştığı bireyle beraber vücudu, hareketleri, sesleri ve sözcükleri kullanarak onlarla ilişki kurar. Empati sadece sözcüklerle değil, destekleyici hareketlerle de gösterilir. Müziğin akışı içinde daha özgür hareket etmeye başladıkça, karşılarındaki insana yöntemlerinden mevcut sınırlarının dışına çıkabilecek olan otistik özellikleri olan bireyin, bu sayede karşılıklı güveni ve birbirinden öğrenmeyi pekiştirebileceklerini göreceklerdir. Otizmi olan bireyler duygusal dünyalarını fark etmekte, onu anlamakta ve idare etmekte zorlanır. Terapist ise hareketlerin ve duyguların birbirlerine bağlı olduğunu bilerek yola çıkar ve bireyin değişik hareketlerin içeriğini tecrübe etmesini destekler. Bunun yanında çok yavaş ya da hafiften başlayıp çok hızlı ya da ağıra kadar geniş bir yelpaze içinde ifade edilmekte zorlanılan duygunun dışarı çıkmasına yardım eder.

    DRAMA (TİYATRO YOLU İLE) HAREKET TERAPİSİ
    Bu yöntem otizmi olan insanlara birbiriyle çatışmadan, güvenli bir alanda kendilerini hareket tiyatro ve oyunla ifade etmelerini sağlar. Konuşması kısıtlı veya hiç konuşmayan insanların türlü iletişim yollarının kabul edildiği bir ortamda bireyin ifadesinin duyulması, kabul görmesi ve cevap verilmesi, bireye güçlenme duygusu yaşatır. Sanat yolu ile duygusal zorlukların başkalarına zarar vermeyecek şekilde ifade edilmesi teşvik edilir. Bazen normal olmayan davranışlar da yaratıcı çeşitli hareketlere yönlendirilerek, topluma uyacak şekilde değerlendirilir. Terapinin bir yanı da bireyin kendi yaratıcı kapasitesine ulaşmasına yardım etmektir. Bu, soyut anlama kabiliyeti gerektireceği için her otizmi olan bireyle yapılamaz; ama bu gibi durumda başka bir kendini ifade etme yöntemi araştırılır. Oyun yöntemleriyle nesneleri araç olarak kullanarak insanla ilişki kurmak öğretilir. İnsanlara güvenmeyi öğrenmek ve onlarla olumlu şekilde ilişkiye geçebilmek en baş amaçlardan biri olmakla beraber bireyin seçimi her zaman saygı görür ve desteklenir.

    MÜZİK TERAPİSİ
    Müzik dinleyerek, müzik aletleri kullanılarak müzik terapistleri tarafından uygulanan terapi yöntemidir. Müziğin çeşitli özellikleri dikkate alınarak geliştirilmiştir.
    Bu özellikler; dikkat çekici olması, tekrarı eğlenceli hale getirmesi, kişilerin müziğe kolayca adapte olmaları, hafızaya olumlu katkıları, vücut hareketini motive etmesi, sözel ve bedensel iletişimi ortaya çıkarması, her yaş ve yetenekteki bireylere uygulanabilmesi, duyguyu hafızaya eklemesidir.
    Otistik özellikleri olan çocuklarda müzik terapisinin kazançları :
    Duygusal, sosyal fonksiyonØ bozukluğunun düzeltilmesine yardım eder: Göz kontağı kuramayan, yaşıtları ile ilişkiden kaçınan, toplumdan izole olmak isteyen çocukta bu engeller aşılır, çocuk dış dünyaya yöneltilir. Kullanılan müzik aleti aracılığı ile terapist çocuk ile köprü kurar. Bu zil, davul, piyano veya ksilofon olabilir.


    Ø Sözel ve bedensel dilin kullanımını arttırır: Müziğin farkına varmaları ile iletişim istekleri artar, sözel iletişim kurabilen otistik özellikleri olan çocuklarda konuşma isteğini artırır.
    Algı bozukluğu ve motorØ fonksiyon bozukluğu nedeni ile görülen karakteristik davranışları azaltır: Müzik aleti kullanımı ile çocuğa görsel, dokunsal ve işitsel uyaranlar birlikte ulaşır. Bu uyarılma çocuğun ince ve kaba motor gelişimini etkiler, kendisinin farkına varmasını kolaylaştırır, zarar verici davranışlardan uzaklaştırır.


    Ø Kendini ifade etme yeteneği ve başarı duygusu artar: Müziği kullanarak kendisini ifade eder. Böylece çocuğun iletişim sorunları giderilir. Müzik aletleri çalmak ya da şarkı söylemek çocuğun başarı duygusunu artıracaktır.

    SANAT TERAPİSİ
    Sanat şemsiyesi altındaki herhangi bir tedavi yönteminin ana amacı estetik yönün yaşanması ve ortaya çıkabilmesi için güvenli ve yargılamayan bir ortamın oluşturulmasıdır. Sanatsal faaliyetin doğası, aktif şekilde bir nesne ile uğraşmayı, risk almayı ve şahsın kendini ifade etmesini içermektedir. Sanat yapılırken; bilişsel gelişim, şekiller ve hacimden, duyular ise renkler, kokular ve dokulardan, fiziksel koordiasyon, genel süreçten fayda görür. Böylelikle, hem estetik farkındalık gelişmekte hem de çeşitli beceriler elde edilmektedir. Sanat, çocuğu cesaretlendirerek, onu teşvik ederek, iletişim yolunu açar. Ayrıca duyguların ortaya çıkabileceği bir ortam yaratır.


    KRANİOSAKRAL TERAPİ
    ABD’den osteopati doktoru John Upledger tarafından geliştirilmiştir. Bu yöntem terapistin ellerini kullanarak beyin-omurga sistemini değerlendirmesi ve fonksiyonunu arttırıcı teknikler uygulamasından oluşur.
    Beyin-omurga sistemi beyin, omurilik, onları çevreleyen beyin omurilik sıvısı ile bu yapıları saran beyin omurilik zarından oluşur. Başımızdan kuyruk sokumuna kadar uzanır. Beyin ve omurilik sisteminin fonksiyonu, onları çevreleyen sıvı ve zardan etkilenir. Sistemin herhangi bir parçasındaki dengesizlik tüm sistemi etkileyen bozukluklara yol açabilir.
    Kraniosakral terapi, beyin omurilik sistemini saran zarın yapılarından duramaterde çeşitli nedenlere bağlı olarak gerginlik olabileceği ve bu gerginliğin terapistin ellerini kullanarak uygulayacağı tekniklerle azaltılması ya da giderilmesi ile tüm sistemin fonksiyonunun iyileştirilebileceği esasına dayanır.
    Kaza ya da travmaya bağlı olarak ortaya çıkan boyun, sırt, bel ağrıları, stres ile ilgili fonksiyon bozuklukları (uykusuzluk, baş ağrısı), el –göz koordinasyonu problemleri, siyatik ve çeşitli nevraljiler,baş dönmesi, disleksi ve otizm, kraniosakral terapinin uygulandığı alanlar arasındadır.
    Otizmin nedenleri arasında sayılan viral enfeksiyonlar ve aşı reaksiyonlarında ortaya çıkan biyokimyasal değişikliklerin çocuğun gelişimi sırasında beyin-omurilik sisteminin gelişimini de etkilediği düşünülmektedir. Beyin–omurilik zarının yapılarından duramaterin esneyebilme, büyüyebilme özelliğini kaybetmesi ile beynin fonksiyonlarının etkilendiği, normal beyin-omurilik gelişiminin tamamlanmadığı düşünülmektedir.
    Dr. Upledger otistik özellikleri olan çocuklarda zara esneklik kazandırılmasına yönelik terapi teknikleri ile parmak emme, başını masaya vurma gibi bazı istenmeyen davranışların giderilebildiğini belirtir. Ayrıca duygusal ve davranışsal açıdan da terapi sonrası olumlu davranış modelleri geliştiğini ortaya koymaktadır. Terapi beyin-omurilik sisteminin gelişimini tamamlanacağı yaşa yani çocuk büyüyene kadar devam etmelidir.

    Kaynak:ozelegitimsitesi.com

      Forum Saati C.tesi 18 Kas. 2017, 11:27 pm