HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    Yaz hastalıklarını tanıyın!

    Paylaş
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 46
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Yaz hastalıklarını tanıyın!

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Cuma 30 Mayıs 2008, 2:47 pm

    Yaz hastalıklarını tanıyın!

    İdrar, solunum, barsak yolu enfeksiyonları, alerjiler, hepatit A, böcek ısırmaları, güneş çarpması... Çocukları sıcak yaz günlerinde bekleyen birçok hastalık güzel tatil günlerini zehir edebilir. Ancak Alınacak bazı küçük önlemlerle bu yaz hastalıklardan korunmak mümkün.

    Yaz aylarının gelmesiyle çocuklarda görülen sağlık sorunlarında belirgin bir artış gözleniyor. Özellikle sıcaklığın yükselmesiyle birlikte açık havada geçirilen saatler artıyor ve çevresel etkenlere bağlı bazı sorunların görülmesi de kaçınılmaz oluyor.

    Enfeksiyonlar, alerjiler, böcek ısırmaları ve güneş yanıkları şeklinde kendini gösteren bu problemler aileleri zor duruma düşürüyor. Deniz ve havuz ise solunum yolu enfeksiyonlarının görülmesinde önemli bir etken oluşturuyor, zira idrar yolları, kulak ve göz enfeksiyonlarının neredeyse tamamı deniz ve havuzdan kaynaklanıyor.

    Bununla birlikte enfeksiyonların ortaya çıkmasında hijyen kurallarına uyulmaması hastalıklara davetiye çıkarıyor. Bu nedenle de ailelerin açıkta satılan yiyecekler ve içecekleri satın almamaya, sebzeleri mümkün olduğunca buzdolabında tutmaya ve temizlik kurallarına uymaya hassasiyet göstermeleri gerekiyor. Yaz aylarında çocuklarda gözlenen sağlık sorunlarının neler olduğu ve bu sorunlar karşısında nasıl davranılması gerektiği konusunda Acıbadem Sağlık Grubu Çocuk

    Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlarından Uzm Dr. Sevil Elçin Kızılok ve Dr. Meryem Necafi’nin görüşlerine başvurduk...

    BARSAK ENFEKSİYONLARI

    nsanlarda ağız yoluyla bulaşan bazı mikroplar, 'Gastroenterit' denilen hastalıkların oluşmasına yol açıyor. Besinlerle bulaşan en önemli hastalıklar: Tifo, dizanteri, kolera, bruselloz, hepatit A ile salmonella ve E.coli bakterileriyle oluşan gastroenteritler olarak sıralanıyor.

    Mikrop bulaşmış yiyecek ve içeceğin ağız yoluyla alınmasından 4-24 saat sonra belirtiler görülmeye başlayacağını söyleyen Dr. Kızılok, başlangıçta 38-39 dereceyi bulan ateş, titreme, kas ağrılarının görülebileceğini söylüyor.

    Bu duruma çoğu kez mide bulantısı ve kusma eşlik edebiliyor. Giderek kramplar şeklinde karın ağrıları ve ishal ortaya çıkıyor, su ve tuz kaybına bağlı halsizlik oluşuyor. Bu mikropların, insan ve hayvan dışkılarıyla kirlenmiş sulardan, bu sularda yıkanmış meyve ve sebzelerin yenmesiyle, tuvalet sonrası ellerin su ve sabunla etkili bir şekilde yıkanmaması sonucu tuvaletlerden bulaşabileceğini anlatan Dr. Kızılok bu mikropların sıcak ortamlarda daha hızla çoğalacaklarını, ayrıca yazın deniz ve havuzda suların yutulmasının da ishalleri artırdığına dikkat çekiyor.

    Dr. Kızılok ayrıca sineklerin de yaz aylarında bu mikropların taşınmalarını kolaylaştırdığını anlatıyor. Dr. Kızılok ishalin vücuda giren zararlı etkenleri atmak için geliştirdiği bir savunma mekanizması olduğunu ve bu nedenle ishal kesici ilaçlar veya bilinçsiz antibiyotik kullanmanın doğru olmadığına işaret ederek, bu durumda nasıl davranılması gerektiği konusunda şu bilgileri aktarıyor:

    "İshal düzelene kadar yağsız ve posasız gıdalarla ishal diyeti uygulanarak, ağızdan bol sıvı alınması sağlanmalı. İlk birkaç gün yağlı, etli salçalı gıdalardan kaçınılmalı yağsız peynir, kızarmış ekmek, haşlanmış patates, pirinç lapası, yağsız makarna, yoğurt, ayran, açık çay, şeftali ve elma suları verilmelidir. Sıvı kaybının az olduğu ishallerde evde hazırlanan şeker tuz karışımları idealdir. Bu karışım, 5 su bardağı suya 2 çorba kaşığı şeker, 1 çay kaşığı tuz, 1 çay kaşığı karbonat olarak hazırlanabilir. Sıvı kaybını önleyen bu sıvıları eczanelerden hazır olarak da almak mümkün."

    Ailelerin bazı noktalara özellikle dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Dr. Sevil Elçin Kızılok, "Çocukta ağız kuruluğu gözleniyor, uyukluyor veya uyuklamaya eğilimli ise, kalbi hızlı atıyor, gözleri içe doğru çökmüş dudakları çatlıyorsa, sıvıyı yeterli alamıyorsa, kusuyorsa ya da ishalle kaybı çok fazla ise, çocukta aşırı susama gelişiyor ve ateşi yükseliyorsa riskli bir duruma girdiği anlamına geliyor ve acilen bir sağlık kuruluşuna gitmesi gerekiyor" diye konuşuyor.


    HEPATİT A

    Halk arasında sarılık olarak bilenen Hepatit A, karaciğer harabiyeti yapan ve Türkiye için de önem taşıyan ciddi bir sağlık problemi. Hepatit A’nın ortaya çıkmasında da hijyen kurallarına uyulmaması etkili oluyor. Hepatit A virüsü dışkı ve oral yollarla bulaşabilen bir hastalık. Kişiler arası temasla yada hastalık etkeni taşıyan dışkı ile kontamine olmuş sularla yada besinler ile bulaşıyor. Hepatit A’nin belli bir tedavisinin olmadığını söyleyen Dr. Kızılok belirtileri soğuk algınlığı ile aynı olan problemle ilgili şunları anlatıyor: "Hastada, bulantı, ateş, ishal en net belirtilerdir. Sarılık, ilk olarak gözlerin beyazında sararmalar olarak görülebilir. Sarılık hastalığı esnasında idrar rengi koyulaşır, dışkının rengi açılır. Hasta, doktor gözetiminde yatak tedavisi ve uygun ilaçlar ile tedavi edilir."

    Hepatit A virüsünün su yoluyla bulaşabildiği için her ortamda karşılabilen bir virüs olduğunu anlatan Dr. Sevil Elçin Kızılok, hastalığın yaygın olduğu bölgelerde ve özellikle seyahat edenler için aktif aşılama yapılabileceğini belirtiyor. Dr. Kızılok, aşılamanın yanı sıra ellerin sık sık yıkanması, besinlerin iyi pişirilmesi, suların kaynatılmasının da bulaşma riskini azaltacağına işaret ediyor. Hepatit A’ya karşı aşılamanın 2 yaşından sonra her zaman yapılabileceğini söyleyen Dr. Kızılok, özellikle kreş, okul yada yuvada büyüyen çocukların mutlaka aşılanmaları gerektiğine dikkat çekiyor.


    Alerjiler

    Dr. Necafi, yaz aylarında alerjisi olan çocukların ailelerini seyahat sırasında dikkat etmeleri gereken konularda uyarıyor. Alerjinin ortaya çıkmasında genetik yapının önemli bir faktör olduğunu hatırlatan Dr. Necafi ailelerin, alerjisi olan çocukları alerji yapıcı unsurlardan uzak tutarak, polenlerin olduğu dönemlerde çocuğu dışarı çıkarmayarak, alerjisini tetikleyen herhangi bir durum karşısında tedbir alarak önüne geçebileceklerini anlatıyor.

    GÜNEŞE BAĞLI HASTALIKLAR

    Sıcak havalarda ter bezlerinin tıkanıklığı sonucu kaşıntılı ve kabarık deri döküntüsü şeklinde ortaya çıkan isilik çocuklarda sık görülen problemlerden biri. Dr.Necafi bu durumda çocuklara pamuklu giysiler giydirilmesi, sık banyo yaptırılması ve derinin mümkün olduğunda havalandırılmasının yararlı olduğunu söylüyor. Yaz aylarında güneş çarpmaları ve güneş yanıklarının da sık rastlanılan sorunlar olduğunu hatırlatan Dr.Necafi, çocukların güneşin şiddetli olmadığı saatlerde güneşe çıkarılması ve yüksek koruma faktörlü güneş kremleri ile derilerinin korunmasının önemli olduğunu anlatıyor.

      Forum Saati Ptsi 25 Eyl. 2017, 6:53 pm