HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    OTİZMDE BİLŞSEL TEORİLER

    Paylaş
    avatar
    Hande(NURİCAN'ın annesi)
    Tecrübeli
    Tecrübeli

    Kayıt tarihi : 20/04/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 370
    Burç Sembolü : Başak / 24 Ağustos - 23 Eylül
    Mesleği : NURİCANIN ANNESİYİM
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : MESLEK LİSESİ
    Yaşadığı Şehir / Ülke : BURSA
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Site Puanı Site Puanı : 7
    Rep Puanı Rep Puanı : 11

    yok OTİZMDE BİLŞSEL TEORİLER

    Mesaj tarafından Hande(NURİCAN'ın annesi) Bir Salı 03 Haz. 2008, 12:36 pm

    BİLİŞSEL TEORİLER OTİZMİ ANLAMAMIZDA BİZE NASIL YARDIMCI OLUR?



    Uta Frith, Bilişsel Nöroloji Enstitüsü, Londra Koleji Üniversitesi
    ve Francesca Happe, MRC Sosyal Genetik ve Gelişimsel Psikiyatri
    Merkezi, Psikiyatri Enstitüsü, King's Koleji, Londra

    (Autism-Europe tarafından yayınlanan LINK dergisinden alınmıştır.)



    Günümüzde otizm, davranışlar baz alınarak ve incelenerek teşhis
    edilmektedir. Otizmi tespit etmek için kan veya kromozom testi
    yoktur. Yaşa, yeteneğe, kişiliğe ve çevreye göre davranışın çok
    değişken olması, davranışlara göre tanı koymanın zorluklarından
    birisidir. Otizm söz konusu olduğunda, sessiz ve ilgisiz bir
    çocuktan; çok fazla konuşan ve aşırı arkadaşça davranan Asperger'li
    yetişkine kadar geniş bir yelpazeyle karşılaşırız. Otizm
    yelpazesindeki birçok birey entellektüel bozulmaya ve genel bir
    gelişimsel gecikmeye sahip olmakla birlikte, bazı otistik bireyler
    aşırı zeki olabilmektedir. Bu yelpaze boyunca belli temel
    özellikleri, evrensel olan ve anahtar tanısal kriterlerini
    oluşturan sosyal ve sosyal olmayan alanlarda izleyebiliriz:
    Tekrarlayıcı ve kısıtlı bir alana yönelik ilgi ve aktiviteler ve
    buna eşlik eden sosyal ve iletişimsel gelişimdeki eksiklikler.



    Otizm yelpazesini anlamak isteyen kişiler en az iki soru ile
    karşılaşırlar. Bu sorulardan ilki, bu temel güçlüklerin neden bir
    araya geldiğidir? İkincisi ise, bu güçlüklerin ortaya çıkmasının
    neden bu kadar çeşitli olduğudur? İlk sorunun cevabı, tek bir
    bilişsel yetersizliğin üçlü bir bozukluğa (sosyal yetenek, iletişim
    ve uyum) neden olduğu şeklinde bir cevaptır. Bugüne kadar bütün bu
    güçlükleri yeterli şekilde açıklayabilen tek bir psikolojik teori
    önerilmemiştir. Bunun yerine, bu üçlünün değişik parçalarının, altta
    yatan değişik bilişsel yetersizliklerle daha iyi açıklandığı
    görülmüştür. Günümüzde üç farklı bilişsel teori, bu temel güçlükleri
    açıklama çabasındadır. Bu teorilerin her biri, otizmin bütün
    özelliklerini değil bazı özelliklerini açıklamaktadır. Bir teori
    sosyal güçlükler ve iletişim güçlüklerini açıklarken (zihin körlüğü-
    mindblindness), ikinci teori tekrarlayıcı davranışlar ve günlük
    yaşamın gerekliliklerinin üstesinden gelmedeki bozulmaları
    açıklamaktadır (yürütücü işlevlerde yetersizlik-executive
    dys********). Üçüncü teori detayları sıra dışı bir şekilde kavramayı
    ve dahi sendromunu açıklamaktadır (detaylardan bütün oluşturmada
    yetersizlik–weak central coherence)



    Sosyal güçlükler ve iletişim güçlükleri `zihin teorisi'(theory of
    mind) veya `zihinselleştirmede(mentalising) yetersizlikle' iyi
    açıklanmaktadır. Otistik bireylerin çoğu kendilerini başkalarının
    yerine koyma konusunda veya başka bir insanın ne düşündüğü ve
    hissettiğini anlama konusunda zorluklar yaşarlar. Bu durum onların
    niye genel olarak normal yollardan iletişim kurmayı zor
    bulduklarını; niye ebeveynlerine veya öğretmenlerine onların
    bilmedikleri önemli bir bilgiyi söylemeyi ihmal edebildiklerini,
    niye şaka yapıldığını algılayamadıklarını,karşılıklı arkadaşlığın
    niye zor olduğunu ve niye konuları harfi harfine ele aldıklarını
    açıklamaktadır., Niye sır saklandığını veya yalan söylendiğini
    anlamak otistik bireyler için tipik olarak gizemlidir. Zihin teorisi
    bütün bunları açıkladığı halde, otizmde tekrarlayıcı davranışları
    yeterli olarak açıklamaz.



    Şu an popüler olan ve problem üçlüsünden sosyal olmayan
    yetersizlikleri açıklamaya çalışan teori, otizmde yürütücü
    işlevlerdeki yetersizliği tartışmasız kabul eder. Organizasyon
    becerisi, yeni veya karmaşık durumlarda uygun davranmak için
    ihtiyacımız olan yüksek düzey kontrol süreçlerini tanımlar. Bu
    fonksiyonlar plan yapma yeteneği, stratejileri değiştirmek, bir
    hedefe ulaşmak için davranışımızı gözlemlemek ve düzeltmek, bilgiyi
    akılda tutmak, bilgiyi uyarlamak ve yararı olmayan davranışı
    yapmamayı içermektedir. Beyinlerinin ön lobunda hasar olan bireyler
    gibi otizmli bireyler de bu kontrol fonksiyonlarında sorunlar
    yaşarlar. Bu problemler, otistik bireylerde günlük hayatta değişime
    karşı esnek davranamama, plan yapamama ve değişimlere ayak
    uyduramama olarak karşımıza çıkmaktadır.



    Bu iki teori, otistik davranışın temelinde olan yetersizlikleri
    belirlemektedir. Diğer yandan otistik spektrum bozukluklar,
    şaşırtıcı üstün yetenek ve özelliklerle de ortaya çıkabilmektedir.
    Bu yetenekler matematik, müzik, resim, yap boz yapma veya başka
    görsel testlerde üstün yetenek, görünürde ilgisi olmayan bilgilerin
    hatırlanması ve küçük değişiklikleri fark etme gibi yetenekler
    olabilmektedir. Bu yeteneklerin otistik bireylerin bilişsel
    özelliği olan `detaylardan bütün oluşturmada yetersizlik' sonucu
    ortaya çıktığı varsayılmaktadır. Otistik olmayan bireylerin çoğu
    dışarıdan gelen bilgiyi `anlama yönelik' işlem yapmaya eğilim
    gösterirler. Otistik bireyler ise, detaylara yönelik işlem yapma
    eğilimi gösterirler ve genellikle bütünsel anlamı kaçırırlar.
    Detaylara odaklanma özelliklerinin, otistik bireylerin yukarıda
    belirtilen alanlardaki üstün yeteneklerini açıkladığı
    düşünülmektedir. Bu özellikler otistik çocukların bazılarının
    ebeveynlerinde de görülebilmektedir.



    Yukarıda anlatılan üç teori, zihin körlüğünün direkt
    etkileri, yürütücü işlevlerde yetersizlik ve detaylardan bütün
    oluşturmada yetersizlik, ilgi çeken araştırma konuları olmuştur.
    Ancak bu üç alandaki yetersizliğin otistik bireylerin gelişim
    süreçleri üzerindeki etkileri, çok önemli bir konu olmasına rağmen,
    tam olarak araştırılmamıştır. Bu gelişimsel etkiler üzerinde
    çalışıldığı takdirde, otizmin ortaya çıkmasının niye bu kadar farklı
    ve karmaşık olduğunu belki daha iyi anlayabileceğiz.



    Zihin körlüğünün neden olduğu; kavramada farklılık,
    kelime öğrenmede güçlük, ortak dikkatin olmaması gibi
    yetersizlikler, sosyal olarak desteklenmiş öğrenme ile yani gözlem
    ve taklit ile belirgin bir şekilde düzeltilebilmektedir. Konuşmanın
    gecikmesi yada olmaması zihin körlüğünün gelişimsel etkilerini
    yansıtmakta olabilir. Sosyal süreçler aracılığıyla öğrenmedeki
    başarısızlık bazı vakalarda düşük zeka seviyesiyle açıklanmakla
    birlikte, bir araştırmada zeka seviyeleri düşük olan otistiklerde
    bile, sosyal olmayan bilginin hızla işlenebildiğine dair kanıtlar
    bulunmuştur. Bu çalışmanın ortaya koyduğu gerçek, otistik çocuklarda
    zihin körlüğünün etkilerini en aza indirebilmek için, öğrenmeye
    yönelik alternatif (sosyal olmayan) yollar bulunması gerektiğidir.



    Yürütücü işlevlerdeki yetersizlik durumu, aktiviteler
    veya zihnisel faaliyetler esnasında uyum göstermeyi zorlaştırmakta,
    dolayısı ile de sınıf ortamlarında öğrenmeyi etkilemektedir.
    Karmaşık problemlerin varlığı ve esnekliğin olmaması adaptasyon ve
    rutin aktivitelere katılımda bulunma cesaretini engellemektedir.
    Bazı otistik bireylere, bir etkinlikten diğerine geçme bilgisayarda
    gösterildiğinde, eğitimci tarafından gösterilmesine kıyasla daha iyi
    sonuçlar aldıklarını gösteren çalışmaların olması cesaret vericidir.
    Bu bulgular sosyal olmayan ödül sistemlerinin kullanılmasının
    otistik bireylerin yüksek düzey yeteneklerini en üst seviyeye
    çıkarmalarına yardım edebileceğini düşündürmektedir.



    Detaylardan bütün oluşturmada yetersizliğin uzun dönem
    etkileri üzerine çalışma yapılmamıştır. Fakat diğer insanların
    kaçırdığı küçük detayları fark eden çocuğun arkadaşlarına göre daha
    farklı ilgi alanları olacağını söyleyebiliriz. Detaylara odaklanan
    zihinde bilgi ve birikimin depolanması da farklı olacaktır. Üstün
    yetenekli bir otistik olan Temple Grandin kediyi kavram olarak
    düşünemediğini, bunun yerine görmüş olduğu her bir kediyi
    düşündüğünü söylemektedir. Otistik bireyler prototipler oluşturmak
    yerine belirli örnekleri depoladıklarından, farklı bir algılama ve
    öğrenme biçimleri vardır.Detaylardan bütün oluşturma yetersizliği,
    özel bir hafıza sistemi oluşturabilir ve gittikçe diğer insanlardan
    ayrılmaya eğilim gösteren tercihler şekillendirebilir.



    Bu teoriler, otistik çocukların farklı bir gelişim yolu
    izlediklerini ve bu yolun yeniden ve bireye özgü olarak
    yapılandırılmasının öğrenmeyi kolaylaştıracağını ifade etmektedir.
    Bu sebeple normal gelişim gösteren çocuklar için kullanılan öğrenme
    yöntemlerinden farklı yöntemlerin kullanılması ve her otistik birey
    için kendisine ait bir öğrenme yöntemi uyarlanması gerekmektedir.
    Otizmin bilişsel olarak kuvvetli yanları ve güçlüklerinin gelişimsel
    etkileri hakkında düşünmek, eğitim programlarının gelişimi için bir
    temel teşkil edebilir.



    * Bilişsel: Dünyayı, anlamaya, tanımaya, öğrenmeye yönelik tüm
    zihinsel süreçler



    Çeviren: Uzm. Psikolog Ebru Temiz

      Forum Saati Ptsi 25 Eyl. 2017, 6:57 pm