HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    OTİSTİK ÇOCUKLARIN DÜŞÜNME ANLAMA VE ÖĞRENME ÖZELLİKLERİ

    Paylaş
    avatar
    Hande(NURİCAN'ın annesi)
    Tecrübeli
    Tecrübeli

    Kayıt tarihi : 20/04/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 370
    Burç Sembolü : Başak / 24 Ağustos - 23 Eylül
    Mesleği : NURİCANIN ANNESİYİM
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : MESLEK LİSESİ
    Yaşadığı Şehir / Ülke : BURSA
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Site Puanı Site Puanı : 7
    Rep Puanı Rep Puanı : 11

    yok OTİSTİK ÇOCUKLARIN DÜŞÜNME ANLAMA VE ÖĞRENME ÖZELLİKLERİ

    Mesaj tarafından Hande(NURİCAN'ın annesi) Bir Salı 03 Haz. 2008, 12:45 pm

    OTİSTİK ÇOCUKLARIN DÜŞÜNME ANLAMA VE ÖĞRENME ÖZELLİKLERİ

    Yrd. Doç. Dr. Alev Girli

    Otizm, sözel (konuşma) ve sözel olmayan iletişim (jest, mimik, beden dili),
    sosyal etkileşim, yaratıcılık ve sembolizasyona dayalı oyunlarda
    yetersizlikler; takıntılı, tekrarlayan davranış örüntüleriyle
    tanımlanan bir nörogelişimsel bozukluktur.
    Otistik özellikleri olanlar için eğitim programı hazırlarken, onlarla
    çalışırken bu tanısal özellikleri /farklılıkları bilmek gerekli ancak
    yeterli değildir. Çünkü tanısal özellikler, bize nelerin yetersiz
    olduğunu, nelerin farklı olduğunu açıklar/anlatır; ancak bunları nasıl
    giderebileceğimizi açıklamaz. Bu nedenle, bu bilgilerin yanı sıra otistik
    bir bireyin dünyayı nasıl anladığı, çevresinde olan biteni nasıl
    anlamlandırdığı, anladıkları karşısında nasıl davrandığı, nasıl
    düşündüğü ve nasıl öğrendiğini bilmemiz de gereklidir. Ancak bunları
    kavradığımızda, "nasıl bir program" değil, "otistikler için nasıl bir
    program,?" sorusuna yanıt verebiliriz.Otistik Özellikleri Olanları
    Diğerlerinden Farklılaştıran Düşünme, Anlama
    Özellikleri;Anlamlandırmada Yetersizlik: Davranışlar, olaylar,
    beceriler, düşünceler arasındaki bağlantıları anlamakta güçlük
    çekerler. Kendi dünyaları birbiriyle ilişkisiz bir sürü deneyim ve
    istekten oluşur. Bunlar arasındaki ilişkiler, altta yatan temalar, nedenler
    veya ilkeler onlar için belirsizdir. Davranışlar arasındaki neden
    sonuç ilişkisini kavramakta zorluk çeker. Özellikle kendilerinden ne
    istendiğini, ne beklendiğini ve çevrede olup biteni anlamada güçlük
    çekerler. Bu nedenle sosyal ortamın gerektirdiği kuralların altında yatan
    mantığı kavramakta zorlanırlar ve sosyal becerileri kazanmaları,
    çevrelerini gözlemleyerek, kendiliğinden gelişmez. Her bir sosyal
    davranışı tek tek öğrenmeleri gerekir. Örneğin merhaba demek için
    öğretmenine elini uzatmayı öğrenen bir çocuk başka bir kişiye merhaba
    demek için elini uzatmaz. Birisiyle karşılaştığımızda merhabalaşmamız
    gerektiğini, bunun en basit sosyal iletişim davranışlarından biri olduğu
    bağlantısını kuramaz, çünkü bu davranışının altında yatan temayı
    kavrayamaz, sadece öğretmeniyle ilişkisi için gerekli bir davranış
    olduğunu düşünür.Zeka düzeyi çok yüksek otistikler bile kültüre ait
    beklentileri, görenekleri anlamada karmaşa yaşarlar. Sosyal, kültürel
    çevrenin isteklerini, onlardan ne talep ettiğini anlamakta çok
    zorlanırlar.Detaylara Aşırı Odaklanma Nedeniyle, Bütünü Algılamakta
    Zorluk Çekme: Çok ufak ayrıntıları, özellikle görsel
    ayrıntıları fark etmede çok başarılıdırlar. Örneğin bir oyuncak
    arabanın kenarındaki minicik bir yazıyı görebilirler. Bu detaya takılıp
    arabayla ilgilenip onunla oynamaya başlamazlar. Bazıları ise farklı duyusal
    detayları fark etme özelliğine sahiptirler. Bu nedenle yemek odasına
    girdiklerinde masadaki yemeğe yönelmeyip, vantilatörün sesi hakkında yorum
    yapabilirler. Arabada radyo dinlerken dinledikleri müziğe değil, radyonun
    istasyonuna veya markasına odaklanıp bundan söz edebilirler. Sorun, ilgi
    gösterdikleri detayın o andaki durum/ olay/ beklenti vb açısından önemli
    olup olmadığını değerlendirememeleridir. Bulundukları ortamda, o anda
    yapılan etkinlik/iş vb. için önemli olan özelliklere ve yapılana değil,
    kendileri için önemli olana saplanıp kalırlar, bu nedenle algılamaları
    gerekeni algılayamazlar.İstenilen Noktaya Dikkatlerini Vermezler:
    Otistik bireyler istenilen noktaya dikkatlerini yöneltmekte zorlanırlar. Bunun
    yerine kendileri için önemli ya da eğlenceli gelen şeylere odaklanırlar.
    Bir konudan diğerine odaklanmaları da çabuk değişir. Odada sizin
    söylediğiniz kelime yerine uzaktan gelen bir sese odaklanabilirler.
    Dışarıda dalları rüzgarla hareket eden bir ağaca odaklanıp masanın
    üzerindeki nesneye yönelmekte zorluk çekebilirler. Bulundukları ortamdaki
    pek çok uyarandan hangisini seçeceklerini, neye dikkat etmeleri gerektiğini
    ayırt etmekte zorluk çekerler. Bu nedenle ya hepsiyle aynı anda ilgilenir,
    bir ona bir buna giderek bakarlar, araştırırlar ya da sınırlı bir şekilde
    bir nesne ile ilgilenerek, diğerlerine kendilerini kapatırlar. Sadece dıştan
    gelen uyaranları sıraya koyma, öncelik/önem sırasına koymada zorluk
    çekmezler, aynı zamanda kendilerini bombardımana tutan düşünceleri de
    yorumlamada/ sıraya koymada zorluk çekerler.Somut Düşünürler:
    Soyut ve kavramsal düşünme süreçlerinde problemler vardır. Bazıları
    soyut kavramları çalışmalarla kazanabilirken, bazıları asla kazanamazlar.
    Örneğin kızdığı için kitabı yere atan birine, "bunu neden yaptın?"
    yerine, "kitabı atmandan hoşlanmadım, dışarıya çıkmak istemiyorsan
    istemiyorum demelisin, kitabı atmamalısın" gibi açık ve net bir şekilde ne
    yaptığı sorulmalı, isteğini nasıl ifade edeceği
    somutlaştırılmalıdır.Otistik bireyler için kelimelerin tek bir anlamı
    vardır, ikinci bir anlamı veya mecazi anlamı yoktur. Bu nedenle soyut
    kelimeleri, sembolik anlatımları, atasözlerini, deyimleri, mecazi anlamı
    olan kelimeleri anlamakta zorluk çekerler. Örneğin, "damlaya damlaya göl
    olur" atasözünün, para biriktirmekle ilgili bir anlamı olduğunu kavraması
    otistik bir birey için çok zordur. Gürültülü bir ortamda "Başım şişti"
    dediğimizde, başımızın ağrıdığını ya da gürültüden rahatsız
    olduğumuzu değil, başımızın fiziksel olarak şiştiğini
    düşünebilirler. Bilginin soyutlanmasında, muhakeme etme, kavramsal problem
    çözmede, yorumlamada zorluk çekerler. Fikirleri Birleştirmede Zorluk
    Çekerler Otistikler için olayları, kavramları tek tek
    öğrenmek, anlamak kolaydır. Olaylar, fikirler arasındaki bağlantıyı
    kurmakta zorluk çekerler. Özellikle birbiriyle zıt görünen kavramlarla
    ilişkili bilgileri anlamada / birleştirmede sıkıntı yaşarlar. Örneğin
    çiçekleri seven birinin, arkadaşı için çiçek toplamasını
    anlamayabilirler. "Çiçekleri seviyorsa niye kopardı?" diye sorarak sevme ve
    koparma kavramlarının zıtlığı nedeniyle bir arada olamayacağını bunu
    anlamadıklarını ortaya koyarlar. Çiçekleri koparmak kötü bir şey olduğu
    için koparan kişinin çiçekleri sevmediğini düşünürler.Düzenleme Ve Bir
    Sıra İzlemede Zorluk Yaşama: Bir işi organize ederken
    istenilen sonuca ulaşmak için çeşitli elemanların bir araya getirilmesi
    gereklidir. Örneğin sandviç yapacağımız zaman gereken malzemelerin
    alınıp bir araya getirilmesi gereklidir. Otistik bir birey çoğul bilgileri
    bir araya getirmede zorluk yaşadığı için, hangi malzemeler var, hangi
    aletler kullanılacak, eksik olanların önceden temin edilmesi vb pek çok
    bilgiyi bir araya getirme, gerekli hazırlığı yapma yani organizasyon yapmada
    güçlük çeker. Sırayla yapılması gereken işleri yaparken de
    zorluk yaşarlar. Basamaklar arasındaki ilişkiyi veya sonuçla kalan
    basamaklar arasındaki ilişkiyi kurmada başarılı olamazlar. Örneğin
    giyinirken izlenmesi gereken sırayı atlayabilirler.Organizasyon gerektiren ve
    sırayla yapılması gereken işler hem o anda olana, hem de sonuca Odaklanmayı
    Gerektirdiği İçin Zorlanırlar.Genelleme Yapmada Zorlukları Vardır:

      Forum Saati Ptsi 25 Eyl. 2017, 6:56 pm