HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    Stres ve kaygı ilişkisi

    Paylaş
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 46
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Stres ve kaygı ilişkisi

    Mesaj tarafından reco_54 Bir C.tesi 21 Haz. 2008, 10:34 pm

    Stres ve kaygı ilişkisi

    Tüm canlılar, en ilkelinden en gelişmişine kadar yaşamsal bir tehlike ile karşı karşıya kaldıklarında "kaç" veya "saldır" tepkirlinden birini tercih etmek durumunda kalırlar. Kaçmak için de saldırmak için de organizmanın en yüksek derecede alarm durumuna geçmesi gerekir. Bu durum otomatik olarak (bilinçli bir katkının dışında) ortaya çıkar. Salınan adrenalin birden artar, tansiyon yükselir, kalp hızlı atmaya başlar deriden kan çekilip kaslara pompalanmaya başlar, heyecan artar, gözbebekleri büyür, dikkat yoğunlaşır..vb.

    Tüm bunlar heyecan ve gerilim belirtileridir. İnsanların uyaranlar karşısında alarma geçtiği her durumda bu gerilim hali tekrarlanır. Sürekli uyaran altında bulunup da gerilim halinin sürekli yaşanması durumuna kısaca stres diyoruz. İşte bu stresin artmış ve hastalık boyutuna gelmiş, tıbbi tedaviye ihtiyaç duyulur halini "kaygı" olarak tanımlıyoruz. Kaygının kökeninde yaşamın sürdürülmesi ve uyum davranışının gelişimini sağlamak yatar. Aslında sağlıklı olan bu duygunun yoğun yaşanmaya başlanması ve diğer insanlarla ilişkileri olumsuz yönde etkilemeye başlaması yani yaşamı olumsuz yönde etkilemesi rahatsızlık boyutunu ortaya çıkarır.

    Stres karşısında kadın erkek farkı

    Stres karşısında kadınların "sosyal" erkeklerin ise "asosyal" olmasına neden olan en önemli etkenlerden biri "OKSİTOSİN" denilen hormondur.

    Organizmanın stres altındayken salgıladığı hormonlardan biri olan oksitosin; kişinin daha sakin, rahat ve sosyal olmasını sağlarken, kaygıyı da azaltır. Kadın ve erkek arasında ortaya çıkan fizyolojik faktörler burada da devreye girmektedir. Çünkü kadınlık hormonları oksitosinin etkisini arttırırken, örneğin; testosteron gibi erkeklik hormonu bu etkiyi büyük ölçüde azaltmaktadır. Kadını sakinleştirerek "savaş ya da kaç" davranışını engelleyen, onu çocuklarına ve diğer kadınlar yaklaştıran etken oksitosin ve endorfin hormonlarıdır

    DR. FUNDA GÜDÜCÜ SAĞIR- PSK. DR. AYŞEGÜL ERAY

      Forum Saati Ptsi 24 Tem. 2017, 10:36 am