HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    Konuşma ve iletişim problemleri

    Paylaş
    avatar
    Herkonu Forum Sitesi
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 26/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1543
    Burç Sembolü : Burcunuzun Sembolü Lütfen
    Medeni Durumu : Evli
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Söylemediğin sözün hakimi,
    söylediğin sözün mahkumusun.
    ________________________

    Alim konuşuyorsa ; Bilirim susmasını ,
    Zalim konuşuyorsa ; Bilirim susmamasını !
    Cahil konuşuyorsa ; Bilirim susturmasını ,
    Bilmediğim konuda ; Bilirim konuşmamasını..
    _______________________

    Körden DeğiL!! Nankörden,
    YüzSüzden DeğiL!! 2 YüzLüden,
    Tipi Bozuk OLandan DeğiL!! Sütü Bozuk OLandan Kork...
    _______________________

    Ne kimseyi bir Hırs UğRuna Satarım..
    Ne de Kimseye yaLakaLık Yaparım..
    Ben Sadece,
    Bendeki doğruLarı Yaşarım..!.
    Site Puanı Site Puanı : 1337
    Rep Puanı Rep Puanı : 32

    yok Konuşma ve iletişim problemleri

    Mesaj tarafından Herkonu Forum Sitesi Bir Salı 24 Haz. 2008, 2:02 pm

    Konuşma ve iletişim problemleri

    • Ekolali
    • Kavramları karıştırma
    • Gramer bozuklukları
    • Telaffuz bozuklukları
    • Konuşmaları anlamama
    • Soyut kavramları anlamama

    1. Ekolali
    Ekolali, sağlıklı çocukların çevrelerindeki bireylerin konuşmasını taklit etmeleriyle başlar, otuz altıncı aya doğru kaybolur; fakat otistik çocuklarda üç yaşından sonra artar. Ekolali, çocuğun duyduklarını aynı ses tonuyla tekrar etmesidir. Örneğin, “Adın ne?” diye sorulduğunda çocuk, “Adın ne? diye karşılık verir, “Günaydın Ali” denildiğinde, o da “Günaydın Ali” diye aynı cümleyi tekrarlar. Ekolali, konuşma becerisi olan otistik çocukların çoğunda görülür. Yaşın ilerlemesi ve eğitimle ekolalide azalma görülür.

    Ayrıca “gecikmiş ekolali”ye de sık rastlanılır. Duydukları bazı konuşmaları günler, hatta yıllar sonra aynı ton ve ritimde olduğu gibi tekrarladıkları olur. Bu tür konuşmalara da ‘gecikmiş ekolali’ adı verilir. Kimi çocuk, bağımsız olarak tek bir kelime söylemezken, yüzlerce şarkıyı ezbere bilir ve istediği an şarkıyı söyler. Gecikmiş ekolali, Asperger sendromlu çocuklarda da sık görülür. Örneğin, Yasin Asperger sendromlu, dokuz yaşında çok sevimli bir çocuktur. İhtiyaçları dışında karşılıklı konuşma görülmez; fakat sorulara cevap verir, uzun ve düzgün cümleler kurar, birileri güldüğü zaman katılır. Annesinin kendisini tesseli etmek için söylediği bütün cümleleri sıkıldığında tekrar eder. Annesi yanında olmadığı halde annesiyle karşılıklı konuşuyormuş gibi, hem kendi hem de annesinin söylediklerini hep aynı ses tonuyla tekrar eder:

    Yasin: Anne otobüs gelecek mi?

    Yasin: Birazdan gelecek oğlum.

    Yasin: Bak otobüs geliyor cici oğlum.

    Yasin: Anne otobüs ne zaman gelecek?

    Yasin: Şimdi gelir, ağlama oğlum, bak beni üzüyorsun vb konuşmalar dakikalarca devam eder.


    2. Kavramları Karıştırma

    a. Zamirleri yanlış kullanma ve zamirleri öğrenememe yaygındır. Örneğin, “Ben acıktım” diyeceğine, “Sen acıktı” veya, “O acıktı” der. Birçok durumda kendini üçüncü şahıs olarak anlatır. Örneğin, “Su istiyorum” diyeceğine “Ömür su istiyorsun” der. Kendisine sorulan soruda kullanılan zamiri, cevap verirken devam ettirir. Örneğin, “Ne istiyorsun?” diye sorulduğunda, “Top istiyorsun,” diye cevap verir.

    b. Birbiriyle ilişkili kavramları sık sık karıştırır. Örneğin, “Şekeri bardağa koy” diyeceğine, “Bardağı şekere koy” der.

    c. Birbirine yakın olan kavramları kullanırken yanlışlar yapar. Örneğin, çoraba “ayakkabı”, gömleğe “kazak”, çatala “kaşık” der.

    d. Sağ-sol, aşağı-yukarı, ön-arka vb karşıt kavramları anlamada zorluk çeker. Örneğin, “Bunu masanın üstüne koy” denildiğinde, o masanın altına koyar veya, “Önüne bak,” denildiğinde arkasına bakar.


    3. Gramer Bozuklukları

    Sağlıklı çocuklar, gramerin ana yapısını beş yaşına kadar kavrar ve bunu konuşmalarına yansıtır. Otistik çocuklar gramer kurallarını pek kullanmaz ve gramerin yapı taşları niteliğinde olan edat, bağlaç, zamir ve ekleri ya kullanmaz ya da yanlış yerlerde kullanırlar. Düzgün ve kurallı cümleler kuramazlar. İki ve üç kelimelik cümleler dışında uzun cümleler oluşturamazlar. Örneğin, acıktığında “yemek istiyorum” yerine “yemek ye” der, “parka gidelim” diyeceğine, “parka gitmek” der. Birçok nesne ve kavramın gerçek isimleri dışında isimlerle adlandırır. Örneğin, park yerine “atta”, meyve suyu yerine “süt” der.


    4. Telaffuz Bozuklukları

    Sağlıklı çocuklarda telaffuz bozuklukları genelde sekiz yaşından sonra görülmez. Otistik çocukların genelinde ciddi telaffuz bozuklukları görülür. Konuşmalarında vurgu ve tonlama görülmez. Kimi yüksek sesle konuşurken, kimi çok alçak sesle konuşur. Mekanik bir konuşma biçimleri vardır. Yeterince konuşmadıkları için ağız kasları gerekli gelişmeyi göstermez ve bu da telaffuz hataları yapmalarına yol açar. Konuşurken birçok sesi çıkaramaz, /ş/ yerine /s/, /s/ yerine /t/, /ç/ yerine /d/, /r/ yerine /ğ/ diyebilir. Birçok kelimede hece ve sesleri yutar, bazen seslerin yerini değiştirir. Bu sebeple bazen ne dedikleri anlaşılmaz. Bir kısmı çok düzgün söylediği kelimeyi daha sonra yanlış söyleyebilir. Örneğin, Caner kapıya bazen “kapı”, bazen de “papı” diyebilir; Oğuzhan birçok kelimede “r” sesini doğru söylerken, bazı kelimelerde ya yutar ya da “ğ” olarak söyler.


    5. Konuşmaları Anlamama

    Konuşmaları anlamada zorluk çekerler. Normal bir çocuk, 10-12 aylıkken birkaç kelimenin içerdiği manayı bilir. Örneğin, “hayır” denildiğinde yapmaması gereken bir şey olduğunu anlar. Bir kısım otistik çocuk, yaşam boyu sadece birkaç kelimenin anlamını öğrenir. Bir kısmında ise, yaşla beraber kelimeleri anlamada artış olabilir; ancak istenilen düzeye ulaşmaz. Uzun ve dolaylı cümleleri anlayamazlar. Ancak gel otur, bunu iç, al ye gibi bir iki eylemden oluşan emirleri anlarlar.


    6. Soyut Kavramları Anlamama

    Normal çocuklar, 4-6 yaşından önce genellikle her şeyi somut olarak görürler. Soyut düşünceleri algılama, yavaş yavaş gelişerek 6-8 yaşa doğru tamamlanır. Birçok çocuk, bu döneme kadar soyut ve somut kavramları karıştırır. İlk önce soğuk-sıcak gibi hissedilebilen kavramları öğrenirler, daha sonra diğer soyut kavramları anlama gelişir. Çocuğun okula başlamasıyla başlayan matematiksel işlemler, önce parmakla sayma gibi somutlaştırma teknikleri kullanılarak yaptırılır; çocuğun soyutlama becerisindeki gelişmesine paralel olarak işlemler zihinde yaptırılır.

    Otistik çocuklarda soyut kavramları anlama ya hiç gelişmez ya da çok az gelişir. Onlar, her şeyi somut olarak algılar. Her kelimenin, her olayın sadece somut olan kısmını anlarlar. Kelimelerin mecaz anlamlarını ve deyimleri anlamada ciddi zorluklar yaşarlar. Sadece hissedebildikleri soyut kavramları anlarlar; bu da yalnızca zihinsel kapasitesi yüksek olanlar için geçerlidir. Ayrıca zamanı kavrayamamakta, şaka ve esprileri anlamamaktadırlar. Bu nedenle şaka yapmazlar ve başkalarını güldürmek amacıyla komik davranışlar sergilemezler.

    Çok iyi durumda olan otistik çocuklar bile soyut anlam içerikli ifadeleri anlamazlar. Örneğin, elinde bardak olan çocuğa, “Elindeki bardağı bırak,” denildiğinde çocuk, bardağı bırakır ve bardak yere düşerek parçalanır. Oysa, “bardağı bırak” ifadesinde anlatılmak istenen şey, bardağı uygun bir yere koymasıdır.

    Zihinsel kapasitesi oldukça yüksek olan otizmli Gunilla Gerland’in kız kardeşi Kerstin ve arkadaşı kendisine bir oyun oynarlar. Kardeşi ve arkadaşı bodrum katına inip üstlerini değiştirerek Gunilla’nın yanına gelirler ve kendisinin koruyucu melekleri olduklarını söylerler. Gunilla, onlara inandığını ve olayı bir oyun olarak anlamadığını, meleklerden birinin kardeşine benzediğini, ama kardeşi olamayacağını düşündüğünü söyler.

    KAYNAK: Çetin ÖZBEY, Otizm ve Otistik Çocukların Eğitimi, İnkılap Kitapevi, İstanbul, 2005.

      Forum Saati Ptsi 24 Tem. 2017, 10:34 am