HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    beyaz cennet ULUDAG

    Paylaş
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Perş. 07 Ağus. 2008, 7:53 am



































    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Perş. 07 Ağus. 2008, 8:19 am





















    ,







    avatar
    Herkonu Forum Sitesi
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 26/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1543
    Burç Sembolü : Burcunuzun Sembolü Lütfen
    Medeni Durumu : Evli
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Söylemediğin sözün hakimi,
    söylediğin sözün mahkumusun.
    ________________________

    Alim konuşuyorsa ; Bilirim susmasını ,
    Zalim konuşuyorsa ; Bilirim susmamasını !
    Cahil konuşuyorsa ; Bilirim susturmasını ,
    Bilmediğim konuda ; Bilirim konuşmamasını..
    _______________________

    Körden DeğiL!! Nankörden,
    YüzSüzden DeğiL!! 2 YüzLüden,
    Tipi Bozuk OLandan DeğiL!! Sütü Bozuk OLandan Kork...
    _______________________

    Ne kimseyi bir Hırs UğRuna Satarım..
    Ne de Kimseye yaLakaLık Yaparım..
    Ben Sadece,
    Bendeki doğruLarı Yaşarım..!.
    Site Puanı Site Puanı : 1337
    Rep Puanı Rep Puanı : 32

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından Herkonu Forum Sitesi Bir Perş. 07 Ağus. 2008, 8:51 am

    Cok güzel manzaralar.
    Ama uludag denince aklima birde, Uludag`da yaptigimiz kaza gelir hep. Ucuruma dogru yuvarlanmamizi bir agac gövdesi engellemisti. Allah bir daha göstermesin..Arabanin icinde 1-2 dakikalik takla atma ani, insana sanki yil gibi geliyor. Allah`tan kücük siyriklarla arabadan cikmistik. Arabanin kapilarini acmaya gelen birkac kisi bize dediler ki; öyle tozu dumana kata kata araba takla atmis ki,"- artik biz ölü cikacak bu arabadan diyerek endiseli endiseli geldik." dediler. Allah kimseye yasatmasin...
    avatar
    pamukşeker20
    Yasaklı
    Yasaklı

    Kayıt tarihi : 08/03/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 540
    Burç Sembolü : Balık / 20 Şubat -  20 Mart
    Yaş : 44
    Mesleği : oğlum
    Medeni Durumu : Bekar
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : üniversite
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Denizli
    Resim Resim :
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : KEŞKE BUGÜN BİLDİĞİMİ DÜN BİLSEYDİM!!!
    Site Puanı Site Puanı : 49
    Rep Puanı Rep Puanı : 30

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından pamukşeker20 Bir Perş. 07 Ağus. 2008, 10:53 pm

    bencede harikalar,bayıldım. :kadinca5: sizede büyük geçmiş olsun meltemciğim,ALLAH tekrarını yaşatmasın..
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Perş. 13 Kas. 2008, 7:23 pm

    meltem hanım gec oldu ama size büyük gecmis olsun gercekten verilmiş sadakanız varmış...ama bu uludaga küsmeniz olmasın tekrar bekleriz fırsatınız olursa...
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Çarş. 24 Ara. 2008, 8:57 pm



    Uludağ yolu şehir merkezinden Milli Parkın girişine kadar 22 km., Milli Park Oteller Bölgesi arası 12 km.dir. Özel araç ile gidiliyorsa Bursa'dan en uygun Çekirge yolundan çıkılabilir. Kış aylarında arabada da zincir, takoz ve çekme halatı bulundurulmalıdır. Yol üzerinde zincir alınacak ya da kiralanacak yerler bulunmaktadır.

    Özellikle kış aylarında günün her saatinde Bursa kent merkezinden (Tophane semti) minibüs bulunabilir. Kayak merkezine çıkmak ortalama 1.5 saat sürmektedir.

    Uludağ'a teleferikle çıkılabilir. Bursa Kadı Yayla (1235 m) arasında iki, Kadı Yayla Sarı Alan (1621 m.) arasında iki, toplam dört hat vardır. Her hatta 30 kişi taşıyan bir kabin çalışır. Ancak kayak takımlarını teleferikle taşımak yasaktır. Teleferik Bursa'nın Teleferik semtinden 20 dakikada bir kalkar. Teleferik önce Kadı Yaylaya çıkar. Orada kabin değiştirip, Sarı Alana çıkan kabine binilir. Yolculuk yaklaşık 25 dakika sürmektedir. Buradan Oteller Bölgesine ulaşmak için minibüs bulunmaktadır. Sarı Alanla Oteller Bölgesinin arası 7 km.dir. Yazın ayrıca Sarı Alandan Çoban Kayaya (1750 m) telesiyejle gidilebilir
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Çarş. 24 Ara. 2008, 9:06 pm


    uludag yolu



    uludag etekleri


    oteller ve kayak bölgesi



    uludag yolu (kışın)


    uludag yolu (kışın)
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Çarş. 24 Ara. 2008, 9:26 pm


    gece/ uludag





    uludag/oteller ve kayak yapanlar


    uludag/bursa'dan görüntüsü




    uludagda kahve keyfi
    avatar
    Nemo
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 13/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 615
    Burç Sembolü : Yengeç / 22 Haziran - 22 Temmuz
    Yaş : 50
    Mesleği : Teknisyen
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 2
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Yurtdışı
    Resim Resim : nemo
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Doğruluk sonsuzluğun güneşidir.
    Nasıl olsa doğar.

    Wendell Phillips

    Site Puanı Site Puanı : 203
    Rep Puanı Rep Puanı : 20

    yok Bizim Uludağ maceramız..

    Mesaj tarafından Nemo Bir Perş. 25 Ara. 2008, 6:26 am

    Meltem demiş ki:Cok güzel manzaralar.
    Ama uludag denince aklima birde, Uludag`da yaptigimiz kaza gelir hep. Ucuruma dogru yuvarlanmamizi bir agac gövdesi engellemisti. Allah bir daha göstermesin..Arabanin icinde 1-2 dakikalik takla atma ani, insana sanki yil gibi geliyor. Allah`tan kücük siyriklarla arabadan cikmistik. Arabanin kapilarini acmaya gelen birkac kisi bize dediler ki; öyle tozu dumana kata kata araba takla atmis ki,"- artik biz ölü cikacak bu arabadan diyerek endiseli endiseli geldik." dediler. Allah kimseye yasatmasin
    Bu yazıyı daha önce kaçırmışım. şimdi gördüm.

    Sene 1992, daha bir haftalık evliyiz ve balayımızda Uludağa gitmiştik. Dönüşte Uludağ'ın zirvesindeki Oteller Bölgesiden 20 kilometre aşağıda seyir halindeyiz. 80km süratle yokuş aşağıya muzik eşliğinde iniyoruz. Ve bir virajda frenlerin tutmadığını farkettim. Panik yaratmadım. Sakince Melteme "frenler tutmuyor" diyebildim ve direksiyona sıkıca sarılarak uçuruma yuvarlanmamaya çalıştım. Olay okadar çabuk cereyan etti ki el frenine bile uzanmaya fırsatım yoktu. Yuvarlanmaya başladık. Ölebileceğimizin farkındayım. Pencerelerin dördüde yarı açıktı. Toz ve dumandan başka bir şey görünmüyordu. Meltem 1-2 dakika sürdü yazmış. Bence 20-25 saniye sürdü fakat korku dolu anlar insana çok uzun gelir ve bu yüzden olmalı. Belki de daha az sürmüştür. Nihayet yuvarlanma bitti ve toz duman biraz azaldı. Melteme ilk sorum "bir şeyin varmı" demek oldu. Benim kafamdan çeneme kadar süzülen kanlar beyaz gömleğimin cebine akıyordu. Melteminde burun ve kulak kısmında sıyrıklar vardı. O durumdayken teypten halen gümbür gümbür muzik sesleri geliyordu. Teybi kapadım. Benim taraftaki kapı bir ağaca dayanmış ve açmak imkansızdı. Meltemin tarafındaki kapıyı açmaya çalıştık açılmadı. içeriden tekmeledim halen açılmıyor ...derken, dışarıdan bir kaç kişinin kapıyı açmaya çalıştığını gördüm. Benimde içeriden kapıyı tekmelelem ile kapı nihayet açıldı. Bizi hemen Bursaya bir hastaneye götürdüler. Röntgen çekildik pansuman yapıldık. Kırık çıkığınız yok. Önemli bir hasar yok dediler ve taburcu ettiler. Sonra ortada kaldık. Herşey arabada kalmıştı. Sadece cüzdanım cebimde ve başka birsey yok. Arabayı nasıl bulacağız. Nereye başvuracağız telaşına kapıldık. Böyle düşünürken bizi hastaneye götüren aile beklemiş ve bizi Karakola götürdüler orada durumu anlattık. Bize arabayı nereye çektirdiklerini söylediler. Tabii, nede olsa yol yordam bilmiyoruz. Ne yapsak ne etsek diye düşünmeye başladık. Ve Allahtan böyle durumlar için sigortam olduğu aklıma geldi ve arabayı istanbula çektirdik. Arabanın tamir olacak hali yoktu. Araştırdık ve İstanbul-Yeşilköy gümrüğüne teslim ettik.

    Canınız sıkılmayacaksa arabayı gümrüğe teslim olayını detaylı olarak anlatmaya devam ediyorum

    O kazadan sonra araba Almanya standartlarında hurdaydı. Ve bu yüzden Türkiyede gümrüğe teslim etmeyi (bağışlamayı) uygun buldum. Bakın bağışlamak istediğim arabayı bağışlamam bana nelere mâl oldu!


    Arabayı gümrüğe teslim edebilmem tam bir haftamı aldı.
    Gümrükten şöyle dediler: Uludağ Jandarma karakolundan kaza raporunun tastiği gerekiyor. Bize bir kaza tutanağı vermişlerdi onu gösterdim. Hayır tastiklenmesi gerekiyor dediler. Sonra yakınlarımla Uludağa gittik Karakolu bulduk, bize söyleneni anlattık ve bize bakın burada mühür ve imza var, yani tarafımızca tastiklemmiştir dediler. Tekrar İstanbul-Yeşilköy gümrüğüne gittik ve bize söyleneni dedik. Bu sefer ..hayır Kaymakamlıktan tastiklenmesi gerekiyor dediler. Ben sinirden titriyorum ve isyan ediyorum.. Sonra Bursa kaymakamlığına gittik ve olayı anlattık. Kaymakam bize Uludağda görevli Jandarma karakolu tutanağı zaten tastiklemiş dedi. Benim bununla bir alakam yok dedi. Olayı daha detaylı anlattık. İstanbul-Bursa-Uludağ arası gidip geliyoruz v.s. Sonra bize bir not kağıdına. Birkaç cümle yazdı ve imzasını attı. Bunu gösterin işinizi hallederler dedi. İnandık ve tekrar İstanbul-Yeşilköy gümrüğüne gittik. Kaymakamın yazmış olduğu not kağıdınıda gösterdik.

    ..Tahmin edin bize ne dediler

    Hayır Kaymakam tastiği gerekiyor diye israr ettiler. Benimde daha deli çağım; başladım bağırmaya. 26.000 Mark`lık arabamdan olmuşum zaten, size arabamı hediye ediyorum daha ne istiyorsunuz v.s.

    Daha motorunu izine gitmeden bir kaç hafta önce sürat merakımdan yakmıştım ve yeni motor takılmıştı (7000 mark`a)
    Biraz sürat delisiydim ozamanlar araba 250km sürat yapıyordu ve o motoru yaktım "sene1992"

    Delirmek üzereyim. Yanımdakiler tutmasa saldıracağım belki.

    Sonra eve döndük. Sonraki gün Meltemin abisi ile tekrar gümrüğe gittik. Aynı hikayeyi tekrarladılar. Beni artık kimse tutamaz. Saldırmak üzereyim. Resmen dalga geçmek bu diyorum. Meltemin abisi beni tuttu ve dışarıya çıkardı, sakinleştirdi. Benden 50 Mark aldı ve bekle burada dedi. 3-4 dakika sonra sırıtarak yanıma geldi ve tamam halloldu dedi.
    Ben daha da sinirlendim. Bağırarak; Yahu baştan söyleselerdi 50 Mark istiyoruz bu iş için diye... Ölümden döndük, strese girdik. O kadar yol katettik. Bir haftadan beri İstanbul-Bursa-Uludağ arası mekik dokuyoruz... Belki arabadan ölü çıktı bilemezler, bu ne insafsızlık v.s.

    Tamam, gümrüğe kabul edildi sevincindeyim

    AMA şimdi başka sıkıntıların başlayacağını nereden bilebilirdim..

    Arabayı muayeneye aldılar;
    Bu arabadaki radyo buna ait değil beyefendi orjinal radyoyu değiştirmişsiniz dedi. Gümrük işlemi yapmak zorundayım v.s. demeye başladı. Evet, pahalı bir radyo-teyp vardı ve onu bir tamirciden aldığım eski ve bozuk bir radyo ile değiştirmiştim. çünkü TR-Gümrüğünde kağıtlara vasıtada radyo var işlemi yapılıyor. Bende bu yüzden pahalı radyomu eski ile değiştirmiştim Wink

    Böyle arabada, böyle dandik radyo ile almanyadan geldiğinizi bana yutturamassınız beyefendi v.s. dedi...

    Sonra; (Gümrük muayenesini yapan bayandı) hanımefendi bakın kağıtta ne yazıyor "radyo! Markası filan yazmıyor" eee, siz ne görüyorsunuz "radyo!" ve böylece pahalı radyomu kurtarmış oldum. Dönüşte yanıma almıştım zaten.

    Sonra arkadaki kolon boşluklarını göstererek. Beyefendi siz kolonları sökmüşsünüz. Buna gümrük keseceğiz dedi.. Ben delirmek üzereyim.. (hoparlöre kolon denildiğinide böylelikle ilk kez duymuştum)

    Bakın hanımefendi EVET SÖKTÜM ve giderken geri götüreceğim, size 500 mark`lık kolonlarımı hediye edecek değilim dedim. Bana, tamam ozaman pasaportunuza bunun işlemini yapacağız dedi. Ne yaparsanız yapın ben kolonlarımı almanyaya geri götürüyorum dedim. Nedense pasaporta işlem yapmaktan vazgeçti hanımefendi. Yani görevini yapmadı. Demek kendi cebini düşünüyordu devletin değil. Devlet kimin? Hepimizin. Herhalde benden para koparabileceğini ve cebine atabileceğini zannetti hanımefendı..

    Neyse, bütün işlemler bitti. Son kez gözüm gibi sevdiğim arabamın yanına giderek baktım ve vedalaştım. Arkamı döndüm ve gidiyorum ..carrrttt diye bir ses ve pantolonumda kocaman bir yırtık. Arabamın bana yapmış olduğu son bir hasar oldu bu.


    Bunu da yazmadan yapamadım: Kafamdaki yara Almanya`ya döndüğümde üzerinden 1,5 ay kadar zaman geçmişti. Fakat yaranın üzerine dokunduğumda halen çok acı veriyordu. Almanyada bir doktora gittim. Yaranın içinde yabancı bir cisim var dedi. Ve küçük bir ameliyat ile yaranın içinden cam parçası çıkardı. Pes yani dedim, bu ne biçim pansuman olmuş v.s.

    1992 Türkiyesi Allaha şükür çok gerilerde kaldı


    Jandarma Karakolundan bize; sizin kaza yaptığınız noktada her sene bir kaç kişi uçuruma yuvarlanıp ölüyor. Siz çok şanslısınız demeleri bizim için "verilmiş sadakamız varmış" diyerek avunmak olmuştu.

    Fakat, madem her sene o kısımda bir kaç kişi uçuruma yuvarlanıp ölüyor neden bir önlem almıyorsunuz diyorum şimdi! Yapın bir kaç tümsek süratli gidemesinler ve yuvarlanmasınlar uçuruma!!! Belki şimdi bir önlem almışlardır inşallah.


    Arabamız bir çekici üstünde feribot ile İstanbula giderken: Feribotta herkes bize arabadan kaç ölü çıktı diye sordu. Zaten beyaz gömleğim kan içinde. Savaştan dönmüş gazi gibiydim. Bagajı açamadık sıkışmış ve arabanın her yeri yamulmuş. Üzerimizi değiştiremeden kanlı şekilde yolculuk ettik. Ama feribotta Marmaranın suları üzerinde bütün günün stresinden sonra en güzel şey pernirli tost yemek sıkıntıları birazda olsa hafifletmisti. Canımız sağ olsun araba tekrar kazanılır diye avunduk. Fakat can asla geri kazanılmaz v.s.. Canımızı sıkan şey balayımızın kötü bitmesi olmuştu. Artık feribotta bize bakan gözler bizi rahatsız bile etmiyordu. Sanki hiçbir şey olmamış gibi feribotta seyahate gidiyor gibiydik

    İstanbula geldiğimizde arabanın içinden birkaç tane çam kozası çıktı. Bunları bir müddet hatıra olarak saklamıştık fakat zamanla kaybetmişiz. Yuvarlanırken açık pencerelerden arabaya girmişler.

    Mahallede arabayı gören herkes arabanın etrafına toplandı ve işin yoksa anlat dur


    Böyle gümrüğe verilen arabalar aradan bir ay geçince açık arttırma ile satılıyormuş ve arabamı 10.000 Marka alan olmuş diye öğrendim. Geliri TR-Cumhuriyetine. Helal olsun ülkeme ama bana eziyet edenlere ne desem bilmiyorum. Ülkeme 10.000 Mark bağışlamış oldum. Ama bağışlarker bana yapılan eziyete ne demeli.. 50 mark`ımı alana helal etmiyorum. Beni çileden çıkarmıştı, eziyet etmişti resmen.

    şimdi düşünüyorumda İstanbul - Uludağ birbirine çok fazla uzak sayılmaz. Ya Kars`lı olsaydım ve Kars`tan Bursaya gidip gelmek zorunda kalsaydım.. Fakat şimdiki tecrübemle kendime kızıyorum. Neden yazılı istemiyorsun senden istenileni diyorum kendime. Yazılı versinler isteklerini. Sonra görsünler vatandaşı kandırmak neymiş..

    Herkese tavsiyem: Sizden bir şey istenildiğinde muhakkak yazılı ve imzalı-mühürlü isteyin. Bu dünyanın her yerinde faydalıdır ve hakkınızı aramada yardımcı olur. Yazılı vermek istemezlerse müdürlerine çıkın v.s.. Olay yılı 1992 ve ben daha toy`um



    Şimdi benim bu olay ile anlattıklarımın içinde anlatmak istediğim o kadar çok şey var kiii
    anlayan anlamıştır fakat yalnış anlayan olmaması için bir açıklama yapak istiyorum:


    Sene 1992 Almanyanın en iyi yıllarının son seneleri ve Türkiyenin bu gün ile kıyaslanırsa kötü bir zamanları.

    Yani benim yaşadığım olayın benzerini muhakkat bir çok Almanyada yaşayan vatandaşımızda yaşamıştır. Şimdi bu vatandaş türkiyemizi kötülerse elbette yalnış olur. insan vatanını hiç bir zaman kötülememeli. Aynen bir ana veya babanın evladını veya bir evlat ana veya babasını kötü dahi olsa başkalarına hiç bir zaman kötülememesi gerektiği gibi..

    Tabii, her ana baba bir olmaz evladını kötüleyenlerde çıkar. Ana veya babasını kötüleyende..
    Vatanında kötü muamele gören bir vatandaştanda vatanını kötüleyen çıkar. Ben bunu doğru bulmuyorum ..yani hiç bir zaman kötülememeli. Zaten haddinden fazla kötüleniyoruz başka ırklar tarafınca. Biz Türkler olarak kendi ülkemizi asla kötülemeyelim. Ama Türk olarak hatalarımızı ve yalnışlarımızı nasıl düzeltebiliriz bunu paylaşırsak aramızda faydası olur vatana. Ben bu siteyi sadece biz Türk vatandaşları ziyaret ettiğimizi bilerek paylaşıyorum yalnış bulduklarımı ve fikirlerimi.

    Ben almanyada Türk vatandaşlarımızdan ülkemizi buna benzer olaylardan dolayı kötüleyenleri çok gördüm. Ben bu kişilere sadece cahil diyorum. insan belirli bir yaşa gelmişse bazı tecrübeler edinmeli. Bunu yaşayarak veya okuyarak öğrenmeli. insan aklını çalıştırırsa kimse kandıramaz. Elbette toy olursa zaten heryerde kandırabilirler. (En azında çoğunluk ülkemizi almanlara kötülemiyor, bu iyi)

    Ben türkiyemizin bugünki durumuna seviniyorum. Elbette türkiyede yaşayan daha iyi bilir. Herhalde yaşam savaşı zordur. Fakat bu durum 1992 veya daha öncesi dahamı iyidi?

    En azından eskisi gibi saçma sapan yollarla rüşvet isteme olayı bitti veya azaldı.

    Ben almanyada bugüne kadar rüşvet olayını ne duydum nede yaşamadım. Almanyada rüşvet olayları çok büyük olaylarda ve rakamlarda olduğunu bazen medyadan duyuyoruz.
    Neden biliyormusunuz bir insan rüşvet isteyebilmesi için sorumluluk taşıyan biri olması, söz sahibi olması gerekiyor. Böyle kişiler almanyada yüksek maaş alıyor ve bu yüzden sıradan vatandaşın rüşvetine ihtiyacı yok. Olay bu! Bunu bizim Politikacılar anlayamadı veya anlamak istemiyorlar. Umarım yakın bir zamanda avrupanın bu güzel yöntemini kullanırlar da gariban vatandaşımız işi hallolsun diye rüşvet (çorba parası) vermek zorunda kalmaz.
    Ne demek yahu bir polisin veya diğer bir devlet memurunun çorba parasına ihtiyacı olması!

    Aslında ne Türkiyede nede herhangi bir ülkede kimse rüşvet vermek zorunda değil. Fakat cahil insanlar herzaman var ve olacaktır. Yol yordam bilmeyen çaresiz kalıyor ve rüşvet vermek zorunda bırakılıyor.

    Almanyada bir polis fabrika işçisiden iki misli fazla maaş alıyor. Polisleri üflesen yıkılacak tipler değil. (büroda çalışanları hariç) her biri rambo gibi adamları seçiyorlar. (abartmış olabilirim) Ama böylede olması gerekiyor değilmi Wink Yoksa o polis gücü yetmedimi silahını çeker ve karşısındakini vurur öldürür. Eeee medyadan az duymuyoruz böyle olayları. Polis dediğin silahını sadece karşısındakinin ona silah çektiğinde silahını kullanması gerekli olmalı

    Burada sıradan bir devlet memuru fabrika işçisinden az maaş almıyor. Bu devlet memurunun sorumluluğu ne kadar büyük ise maaşıda o kadar büyük. Hele o memura şef deniyorsa. Ona şefim diyenlerden iki misli fazla maaş alır ve kimseden (çorba parası) rüşvet alma gereği duymaz. Durumu iyidir Wink Ana dili ise ana-haber spikeri gibidir.

    Ben 2005 senesinde Türkiyede SSK da bir şef-memurun türkçesinin bile doğru dürüst olmadığının farkına vardım. Ve aldığı maaşın bir fabrika işçisinden daha az olduğunu öğrendim. Bu nasıl şef-memur oluyor yahu. Diğer memurlar kendisine şefim diye hitap ediyorlardı. Aramızda bir münakaşa çıktı. Bana tazminat davası açmak istedi. Hakaret etmişim diye. Neyse övünmek gibi olmasın. Kendisine sayemde aynı gün çıkış geldi. İşte Türkiyenin diğer kötü yanı. Gelsin bir almancı ve şef-memuru işinden attırsın. Ne doğru dürüst bir tükçesi var nede aldığı maaşla geçinemez. Bunu nasıl memur yapıyorlar anlamıyorum. Hemde şef diyorlar. Karşısında diğer memurlar iki büklüm. Eeee bu şef-memur rüşvette alır para için adamda vurur. NOT: İşinden atılmamasını sağladım. Eşinden ayrılmış bir çocuk sahibi garibandı!

    Bir laf vardı şimdi aklıma gelmiyor. çıplak kralmı derlerdi?

    Çünkü çalıştığı ortamda kral muamelesi görüyordu. Demek kral muamelesi almak krallığının yıkılmamasına yetmiyormuş. Umarım bu olay ona bir ders olmuştur. Bende denediği, memurlarına yaptığı gibi başka vatandaşlarada krallık etmeye kalkmaz artık. Onun ve onun gibilerin görevi bizler gibi vatandaşlara krallık taslamak değil hizmet etmektir. Bana üst yetkililerden böyle söylendi Wink

    Başbakanımızın bile görevi bizlere (halka) hizmet etmek biliyorsunuz değilmi?
    Allaha şükür Başbakanımız görevini iyi yapıyor. Ben memnunum. Elbette Türkiyede yaşayan vatandaşlarımın memnun olması çok daha önemli çünkü sizlere etkisi bana olanından 100 misli daha fazla.

    Bir ip ucu vereyim: Olay mahali istanbul fakat dava Ankaradan idare edildi. Herşey birkaç satte bitti sapkacikar

    Almanyada böyle bir lüks yok. Almanyada babanız başbakan dahi olsa böyle birşey yapamassınız. Türkiyede bu lüks bitince gariban kalmayacak!

    Anlayan anladı bunu. Anlamayan tekrar okusun lütfen soru sormasın

    saygılar

    iste böyle olaylar yaşadık


    Arkadaşlar kusura bakmayın ben bazen böyle anıları hatırladıkça uzun uzun yazmayı seviyorum. istesem sayfalar dolusu yazarım fakat sabahlamışım yine

    Ben sadece yaşadıklarımı sizlerle paylaştım. Niyetim kimseye akıl vermek değil sadece düşüncelerimi aktardım. Allah herkese akıl vermiş değerlendirmesini bilsin yeter. Konuyu uzatıp biraz farklı yönlere götürdüğüm için özür dilerim

    ...Ama Uludağ çok güzel
    Meltem korkusunu yenebilse tekrar gitmeyi isterim
    Bu sefer kaplumbağa sürati ile tabii...
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Salı 30 Ara. 2008, 11:02 am

    nemo bey yazınızı cok dikkatli okudum cok kötü olaylarla karsılasmıssınız...bu yazı icinde hem sevinelecek,üzülenecek,heyacanlanacak,kızılacak olaylar var gercekten bir roman gibi glsme

    yani kitabını yazsanız ilgi cekecek bir durum ama siz yinede uludaga kızmayın bu yasananları yanmek adına ailenizle tekrar gelin uludaga...beyaz cennete küsmeyeceginizi umarak saygılar...
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Salı 30 Ara. 2008, 11:04 am

    Uludağ'da kar kalınlığı 95 santimetre

    Bursa Uludağ'da, kar kalınlığı 95 santimetreyi bulurken, tatilciler yılbaşına karla girecek.



    Uludağ Meteoroloji İstasyonu yetkililerinden alınan bilgiye göre, şu an kapalı ve sisli bir havanın hakim olduğu Uludağ'da, görüş mesafesi 50 metrenin altına düştü. Hafif bir kar yağışının devam ettiği, son 24 saat içinde metrekareye 14 kilogram yağış düştüğü, yüksek yerlerde kar kalınlığının bir metreyi aştığı belirtildi.

    Hava sıcaklığının rüzgarın da etkisi ile gece ve gündüz değişmeden sıfırın altında eksi 9 -10 derece civarında seyrettiği Uludağ'da kuvvetli buzlanma ve don olayı da yaşanmakta. Çarşamba akşamına kadar kar yağışının devam edeceği Uludağ'da Perşembe ve Cuma açık geçecek, hafta sonundan itibaren ise yeni bir yağışlı hava hakim olacak.

    Turistlerin rahat ulaşımı için Karayolları ekipleri aralıksız çalışmalarını sürdürürken, yaşanan don olaylarına karşı sürücülerin dikkatli olması istendi.


    (CİHAN)


    29 Aralık 2008, Pazartesi
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Salı 30 Ara. 2008, 11:07 am



    Geyikler Geri Döndü
    Uludağ’da doğaya salınan geyikler, kar yağınca yiyecek bulabilmek için yuvalarına geri döndü.

    Kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ’da doğal ortama salınan geyiklerden 4 tanesi, kar yağışı nedeniyle doğal ortamda yem bulamadıkları için geri döndü.Yaz ayında Yeşiltarla Üreme İstasyonu’nun çitleri açılarak doğal ortama bırakılan geyiklerin bir kısmı güney bölgesine gitti, bir kısmı da Kirazlıyayla beldesi civarında kaldı.
    Sinan Kazcı isimli vatandaş, Uludağ’daki iş yerine giderken yanında götürdüğü yemeğini aç kalan geyiklerle paylaştı. Zaman zaman yuvaya geri dönen geyiklere şahit olduğunu anlatan Kazcı, hayvanları sevdiğini belirterek, "Burada kendimize getirdiğimiz erzakları soğukta aç kalan geyik ve köpek yavruları ile paylaşıyoruz" dedi.
    Çevre Orman İl Müdürlüğü ekipleri de belirli periyotlarla yemlerin bulunduğu çuvalları barınak civarına bırakıyor.



    Eklenme Tarihi : 2008-12-29 10:17:34 |
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Salı 30 Ara. 2008, 11:10 am

    İsmet ACAR / BURSA-CNA

    Kurban Bayramı öncesi yağış olmaması nedeniyle bayramı “Misafirsiz” geçiren Uludağ, yılbaşına hazırlanıyor. Yaklaşık beş gün önce başlayan yağışla birlikte kar kalınlığı 1metreye yaklaşırken, kar ve kayak keyfini yaşamak isteyenler için yılbaşı rezervasyonları da devam ediyor.

    Yaklaşık 5 bin yatak kapasiteli zirvede otellerde rezervasyon oranı yüzde 60’a ulaşırken, fiyatlar da otellerin hazırladığı paket programlara göre farklılık gösteriyor. Ancak fiyat aralığı bu yıl gecelik 350-450 YTL arasında değişiyor. Oteller konuklarına unutulmaz bir tatil yaşatacak sanatçılarla da anlaşmalarını tamamlıyor. Gülben Ergen, Işın Karaca ve Deniz Seki’nin yılbaşı gecesi Uludağ’da sahne alacak sanatçılar arasında yer alacağı belirtiliyor..
    Kar kalınlığının 1 metreye ulaştığı Uludağ’da, yılbaşı gecesi ünlü şarkıcı Gülben Ergen sevenleriyle buluşacak.

    Yılbaşı sonrası otellerin belirli oranda boşalacağı, bazı otellerin özellikle Rus turistleri ağırlayacağı ve sömestr tatiliyle birlikte zirvenin yeniden canlanacağı belirtiliyor.

    Meteoroloji’den gelen haberler de, Uludağ’a gelecek tatilcileri sevindirecek. Zirvede kar yağışı aralıklarla sürecek. Hava sıcaklığı ise eksi 2 ile 2 derece arasında değişiyor.




    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok ULUDAĞ'DA EKSİ 10 DERECEDE NEFES KESEN KURTARMA OPERASYONU

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Cuma 02 Ocak 2009, 9:46 pm



    Yılbaşı tatili için geldiği Uludağ'da kayak yaparken düşerek bacağını kıran genç bayan, mahsur kaldığı ormanlık alanda jandarmanın nefes kesen operasyonuyla kurtarıldı.

    Eksi 10 derece soğukta yoğun sis ve tipiye rağmen donmak üzereyken bulunan ve kar motorunun arkasına bağlanan şişme sedyeyle taşınan yaralı bayan, süratle 112 Acil Yardım İstasyonu'na kaldırıldı.
    Edinilen bilgiye göre, yılbaşı tatili için geldiği Uludağ'da öğle saatlerinde kayak yapmaya çıkan Hatice Adak (28) ormanlık alanda kayarken düşerek sağ bacağını kırdı. Arkadaşlarının jandarmayı araması üzerine Uludağ Jandarma Dağ Arama Kurtarma ekipleri, harekete geçti. Yoğun tipi ve sise rağmen kar motorlarıyla ormanlık alana giden ekipler, mahsur kalan Adak'ı donmak üzereyken buldu. Hava sıcaklığının eksi 10 dereceyi bulduğu zirvedeki ilk müdahalesi karlar üstünde yapılan yaralı bayan, şişme sedyeyle
    kar motorunun arkasına bağlandı. Dondurucu soğuğa aldırış etmeyen jandarma, nefes kesen bir operasyonla yaralı bayanı kar motoruyla 112 Acil Yardım İstasyonu'na getirdi. Adak'ın durumunun iyi olduğu bildirilirken, 8 kişilik jandarma dağ arama kurtarma timi, her türlü arama kurtarma vakası için tetikte bekliyor.
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Salı 03 Mart 2009, 5:58 pm

    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Uludag

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Salı 03 Mart 2009, 6:02 pm

    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Çarş. 25 Mart 2009, 10:44 am

    Uludağ'da kar rekoru 23 Mart 2009


    BURSA, (DHA)



    TÜRKİYE'nin en modern kayak tesislerine sahip Uludağ'da kar kalınlığı 3 metre 20 santimetreye ulaştı. Meteoroloji yetkilileri, Uludağ'da son iki yıldır kar kalınlığının ilk kez 3 metreyi aştığını açıkladı.


    Uludağ kara doydu. Kayakseverlerin ‘beyaz cennet’ olarak tanımladıkları Uludağ'da haftasonu boyunca aralıklarla yağan kar, 3 metre 20 santime ulaştı. Uludağ Meteoroloji İstasyonu yetkilileri, kar yağışının yarın beklenmediğini ancak çarşamba gününden itibaren etkili olacağını açıkladı. Hava sıcaklığının sıfırın altında 6 derece olarak ölçüldüğü Uludağ'da kar kalınlığının son iki yıldır ilk kez 3 metre 20 santimetreye ulaştığı bildirildi. Yetkililer, yağan kar nedeniyle Bursa'nın bu yaz kesinlikle su sıkıntısı çekmeyeceğini bildirdi.


    Uludağ'da kar kalınlığı geçen yıl en fazla 1 metre 80 santimetre olarak ölçülmüştü.




    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Çarş. 25 Mart 2009, 11:01 am

    Eski bir yanardağ olan Uludağ, 2.543 metre yüksekliği ile kuzeybatı Anadolu’nun en yüksek zirvesini oluşturur. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Uludağ’ın uzunluğu 40 km’yi bulur. Genişliği ise 15-20 km’dir. Toplu ve heybetli bir görünüşe sahip olan bu dağın Bursa’ya bakan yamaçları kademeli, güneye Orhaneli’ne bakan tarafları ise düz ve daha diktir. Dağın kuzey tarafında Sarıalan, Kirazlı, Kadı, Sobra yaylaları vardır. Ormanlara, flora ve fauna zenginliklerine sahiptir. 1961 yılında Milli Park ilan edilmiştir.

    12.762 hektar alanı ile “Uludağ Milli Parkı”, kayak sporları merkezi olmanın yanı sıra, zirvede bulunan buzul devri izlerinden olan sirk gölleri vardır. Bizans öncesinde Olimpos olarak anılan dağ, Bizans döneminde manastırlarla dolu olduğu için Keşiş Dağı olarak da bilinir.





    1933’de Uludağ’a bir otel, bir de muntazam şose yol yapılmış, böylece bu tarihten itibaren Uludağ, kış sporları için bir merkez haline gelmiştir. Günümüzde Uludağ Türkiye’nin en büyük kayak merkezidir. Uludağ Milli Parkı’nda 2’si kamplı olmak üzere 4 adet kullanım alanı mevcuttur. Bunlar; Sarıalan, Çobankaya, Kirazlıyayla ve Karabelen kamp ve günlük kullanım alanlarıdır. Uludağ’da 15′i özel, 12’si kamu kurumlarına ait 3000 yatak kapasiteli toplam 27 turistik tesis bulunur. Bunlara ait telesiyej ve teleski hatları mevcuttur.

    Uludağ’ın milli park olmasından dolayı her çeşit avlanmanın yasak olduğunu, milli park bölgesine hiç bir şekilde ateşli ve ateşsiz av silahı sokulamayacağını belirtelim.

    Karayolu ile Uludağ’a
    Bursa’dan 36 km olan karayolu ile kendi arabanızla Uludağ’a çıkmayı düşünüyorsanız, kentin batısındaki Çekirge yolu 3. km’deki İnkaya Köyü’nde, 600 yıllık tarihi İnkaya Çınar Ağacı’nın gölgesinde, köylülerin en güzel ürünlerinin servis edildiği nefis bir kahvaltı yapabilirsiniz.

    Uludağ’dan dönüşte ise çapı 3, yüksekliği ise 35 metre olan bu anıt ağacın gölgesinde yorgunluk çayı içebilirsiniz. Yola devam ettiğinizde yolun hemen kenarında özellikle kış aylarında geyiklerin toplanarak koruma altına alındığı “Geyik Çiftliği” dikkatinizi çekecektir. Geyik Çiftliği’nden sonra Uludağ Milli Park sınırlarına da girmiş oluyorsunuz.

    Kirazlıyayla’ya ulaşıncaya kadar sağlı sollu birçok et ve mangal restoranı göreceksiniz. Kirazlıyayla mevkiinde yol ikiye ayrılır. Birinci yol sizi Sarıalan’a götürürken, ikinci yol da sizi Soğukpınar köyüne götürür. Köyün yakınında Aras Şelalesi’ne de uğrayabilirsiniz. Bu köyden Keles’e, Keles’ten de yörük şenliklerinin yapıldığı Kocayayla’ya ya da İnegöl’e kadar gidebilirsiniz. Tabii ki altınızda iyi bir cip olmalı. Şüphesiz yol boyunca bol bol fotoğraf malzemesi toplayacaksınız.

    Bir başka alternatif yoldan da bahsetmekte fayda var. Dönüş yolculuğunu Soğukpınar‘a dönmeyip Doğancı Barajı üzerinden yapabilirsiniz. Barajdan sonra tarihi Misi Köyü’nü ziyaret edebilirsiniz.



    Teleferik ile Uludağ’a
    Uludağ teleferiği, Türkiye’nin en uzun teleferiğidir. Yıldırım’daki Teleferik semti ile Uludağ’daki Sarıalanyaylası arasında, 1963 ‘te kurulmuştur. Kadıyayla istasyonundaki aktarma ile toplam 4766 metre uzunluğundadır. 374 metrelik rakımdan başlayan yolculuk, yaklaşık 20 dakika sonra 1634 metrelik rakımda sona erer.
    Hava açıksa, teleferik yolculuğu oldukça keyifli olur. Şehriyle, ovasıyla bütün Bursa’yı aynı anda görebilir, fotoğraflayabilirsiniz. Kimi zaman çam ve kestane ağaçlarının, kimi zaman da “Kaynana Çukuru” gibi derin uçurumların üzerinden geçerek Uludağ’a ulaşabilirsiniz. Bu arada her direk geçişinde teleferiğin biraz sallandığını hatırlatalım ki bu sizi korkutmasın.

    Hatları yenilenen ve modern hale getirilen teleferiğin ilk durağı Kadıyayla’dır. Burası 1.200 metre yükseklikte bir yayla… Piknik için ya da ata binmek veya çeşitli şifalı otlar toplamak için arzu ederseniz burada mola verebilirsiniz. Bu yaylaya ancak teleferikle ya da tırmanarak ulaşabilirsiniz; karayolu yok.
    Daha çok doğa yürüyüşçülerinin parkur olarak tercih ettikleri Kadıyayla’dan sonra ikinci ve son durak ise 1.634 metre yüksekliğindeki Sarıalan’dır


    Değişiklik olsun isterseniz eğer; Sarıalan’dan iki kişilik telesiyejlere binerek biraz daha ilerideki Çobankaya
    Yaylası’na ulaşabilirsiniz. Çobankaya’ya ulaştığınızda, bütün ovanın ayaklarınızın altına serildiği Bakacak mevkiinde yorgunluk çayı içmeyi sakın unutmayın. Hava açıksa Marmara Denizi’ni hatta İstanbul’un siluetini dahi bu tepeden görebilirsiniz.

    Uludağ’a sabahları taksi-dolmuşlara binerek karayolu ile çıkabilirsiniz. Dönüşünüzü teleferik ile yapabilirsiniz. Ya da teleferik ile Uludağ’a çıkıp, taksi dolmuşlarla karayolundan dönüş yapabilirsiniz.

    Otelinizde dinlendikten sonra yapacağınız bir hamam sefası bütün yorgunluğunuzu üzerinizden atacaktır.


    Doğa Yürüyüşleri

    Bursa, kış ve doğa sporları ile avcılık açısından oldukça uygun bir kenttir. Doğayı seviyorsanız, aşağıdaki güzergâhlardan birini seçerek doğa yürüyüşü yapabilir, bol bol fotoğraf çekebilir, gezerken avcılık hobinizi değerlendirebilirsiniz. Yabani av hayvanları bakımından zengin bir bölgede yer alan Bursa’da bilhassa Uludağ bölgesi yaz ve kış döneminde doğa yürüyüşüne elverişli olup, tercih edilen altı parkur belirlenmiştir.

    Cennet Kaya Bölgesi Parkuru
    Başlangıç noktası rakımı 1865 metre olan 2 km.lik parkur üzerinde kuzey yamaçtan Gemlik Körfezi’nin, güney yamaçtan ise tüm dağ köylerinin manzarası eşliğinde, doğa yürüyüşü yapabilirsiniz.

    Sarıalan – Çobankaya Parkuru
    Başlangıç ve Bitiş noktası rakımları 1850 metre ve 1750 metre yükseklikte son bulan 5200 metre mesafedeki bu parkurda, yol boyunca pırıl pırıl akan dereler ve yemyeşil ağaçlar eşliğinde keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz


    Softaboğan Şelalesi Parkuru
    Mesafesi 6000 metre, başlangıç noktası rakımı ise 1800 metre olan bu orman parkurunda Uludağ’ın dere, gölet ve taraçalar halinde aşağıya inen şelalesi bulunur. Su sesleri ve eşsiz manzaraların rehberliğinde Bursa Ovası’nın muhteşem panoraması ile doğa yürüyüşünü sonuçlandırabilirsiniz.

    Bağlı Köyü Parkuru
    7500 metre mesafeye sahip olan ve 1865 metre yükseklikten başlayan iniş parkurunda zirveden aşağıya doğru inerken asırlardır geleneklerin devam ettirildiği dağ köylerinde Türkmen ve Yörüklerin konukseverliğine ve zengin kültürüne hayranlıkla tanık olabilirsiniz.

    Zirve Tepesi Parkuru
    Bir yanda denizin, öte yanda Apollont Gölü’nün doyumsuz panoraması eşliğinde Uludağ ve yöresinde doğa ve bitki örtüsünün olağanüstü görüntülerini görmek istiyorsanız, 7615 metre mesafeye sahip Oteller Bölgesi ile Zirve Tepesi arasındaki parkuru tavsiye ederiz. Tırmanacağınız zirvenin yüksekliği 2487 metredir.

    Wolfram-Madenler Bölgesi - Göller Yöresi Parkuru
    2300 metrelik rakımda dağ manzaralarının eşliğinde sadece Uludağ’a has kelebek cinslerini, dağ çiçeklerini gözlemlemenin ayrıcalığını yaşamak ve Kara Göl, Aynalı Göl, Kilimli Göl, Buzlu Göl gibi buzul göllerinin muhteşem atmosferini hissetmek istiyorsanız ve bünyeniz sağlamsa 9800 metre uzunluğundaki Madenler Bölgesi ile Göller Yöresi arasındaki parkurda yürüyüş yapabilirsiniz




    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir C.tesi 18 Tem. 2009, 10:00 pm

    bilge seyyahlardan edinilmiş bilgilerin ışığında;uludağ'ın eski adı cebel-i rahip dağıdır.dervişler ve rahiplerin inşa edilmiş manastırlarda yaşamlarını sürdürdükleri var sayılmış.

    karının, buzlarının istanbul'a kadar götürüldüğü, nefis alabalıklara sahip dereleri, hiç erimeyen karının içinde yaşayan kurtlardan bahsedilir.kurtların adının zülal olduğundan, başları kopartılan kurtların vücutlarında şifa niyetine barındırdıkları suyu içenin deva bulacağından söz edilir.

    yine uludağ'da bulunan softaboğan ismi verilen mevki de yavuz sultan selim'in kardeşlerini ve çocuklarını tahta ortak çıkmasınlar diye "kardeş katli vaciptir" uyarınca boğdurduğu yer olarak tarihte geçer.çok sağlam delillerle olmasa da, bursa halkının iyi eğitim aldığı ve insanlıklarının duru olduğuna inandıkları bu şehzadelerin öldürülüşünü unutmadıkları ve dilden dile bu yerin adının efsanesiyle beraber softaboğan olarak geçtiği nakledilir..




    Sarı Kız, Sarı Kız!

    Bir tarihte, Uludağ’ın ya şu, ya da bu yamacında yeşilliklere gömülmüş bir kulübecik, içinde de bir ihtiyar ana, anacağızın da sarı bir kızı varmış. Sarı kızının da sarı bir ineği.. Bu ineğin bir memesinden süt, bir memesinden bal akarmış. Altın saçlı, ayva tenli, yakut dudaklı Sarı Kız, bir gün, aşağıya, sarı ineğin yanına inmiş, yine sütünü içip, balını emecekmiş. Bu sırada derinden derine, inler gibi, dokunaklı donuk bir ses duymuş:

    - Sarı Kız, Sarı Kız! Ha geldim ha geliyorum. Ağlayarak mı geleyim, çağlayarak mı?

    Sarı Kız, ürpermiş, titremiş, soğuk soğuk terler dökmüş, koşmuş anasına, atılmış kucağına. Hüngür hüngür ağlamış. Başından geçenleri bir bir anlatmış. Anası:

    - Bu ses boşuna değil. Var bir hikmeti. Bir daha duyarsan cevap ver. Bakalım ne olur?

    Sarı Kız akşama değin, korka korka ineğinin yanına inmiş. Çevresine bakınmış, kimsecikler yok.. Derken bir uğultu, bir gürültü. Aynı ses:

    - Sarı Kız, Sarı Kız! Ha geldim ha geliyorum. Ağlayarak mı geleyim, çağlayarak mı?

    Toplamış Sarı Kız kendini:

    - Çağlayarak gel, deyivermiş..

    Sen misin bunu diyen? Kayalar çatlamış, taşlar yarılmış. Bir su, bir su çağlamış ki köpük köpük, önünde durulmaz. Sarı kız köpüklere belenmiş, büklüm büklüm sarı saçları çözülmüş, tel tel yayılmış.. Alev alev yüreciği sularda erimiş.
    Sular, onun saçından sarı, onun yüreğiyle sıcakmış.

    İşte Bursa kaplıcalarının efsanesi böyle.. İçerisindeki erimiş kükürt ve kimyasal maddeler yüzünden sarı ve sıcak, bu sular, Yeşil Bursa’nın kehribar güzeli.. Bursa, yüzyıllardır bu güzele hayrandır.
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir C.tesi 18 Tem. 2009, 10:15 pm

    Uludağ Olimpos Dağı

    Uludağ Olimpos Dağı olarak da bilinir. Bursa ili sınırları içinde 2.543 m yüksekliği ile Türkiye'nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan dağ.

    Antik çağın ilk tarihçilerinden Heredot (İ.Ö 490-420) yazdığı Heredot Tarihi isimli kitabında Uludağ Olympos olarak geçer ve Olympos'ta Lydia kralı Kroisos'un oğlu Atys'in yaşadığı trajediyi anlatır. Heredot'tan 400 yıl sonra Amasya doğumlu coğrafyacı Strabon (İ.Ö 64-İ.S 21) yazdığı 17 kitaptan oluşan Coğrafya isimli kitabında Uludağ Olympos ve Mysia Olympos'u olarak geçer. Strabon; Mysia isminin aslının Lydia'lılarda gürgen Ağacı anlamına gelmektedir. Roma İmparatorluğu'nda resmi din hıristiyanlık olduktan sonra Uludağ'da 3. yüzyıldan sonra keşişlerin yaşadığı ilk manastırlar kurulmaya başlanmış ve manastırlar 8. yüzyılda sayıca en üst seviyeye çıkmıştır. Uludağ'da Nilüfer nehri ile Deliçay arasındaki vadi ve tepelerde 28 manastır kurulmuştur.

    Orhangazi Bursa'yı uzun bir kuşatmadan sonra teslim almış ve dağdaki keşişlerin yaşadığı manastırların bir kısmı terk edilirken bazılarının yerlerine Doğlu Baba Geyikli Baba Abdal Murat gibi müslüman dervişlerin inziva yerleri olmuştur. Orhangazi Bursa'yı teslim aldıktan sonra Türkler dağa Keşiş Dağı ismini vermişlerdir. 16. yüzyılda Bursa'ya gelen Alman seyyah Reinhold Lubenau Uludağ'ın Türklerin eline geçtikten sonra keşişlerin sadece gündüzleri ibadet için dağa çıktıkları ve manastırların harç kullanılmadan taş duvarlarla yapıldığını belirtir.

    Marmara Bölgesinin en yüksek dağı. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Uludağ'ın uzunluğu 40 km'yi bulur. Genişliği ise 15-20 km'dir. Toplu ve heybetli bir görünüşe sahip olan bu dağın Bursa'ya bakan yamaçları kademeli güneye Orhaneli'ne bakan tarafları ise düz ve daha diktir. En yüksek noktası Uludağ Tepe'de 2.543 m'dir. Dağın kuzey tarafında Sarıalan Kirazlı Kadı Sobra yaylaları vardır.

    Uludağ'ın yüksek yerlerinde eski buzullara ait izlere raslanmaktadır. Karatepe'nin kuzeyindeki Aynalıgöl Karagöl ve Kilimligöl buzul Gölleri bu izlerin en önemlileridir. Bu Göllerin mavi berrak suları hemen aşağısında başlayan yemyeşil çam ormanları yükseklerdeki beyaz Kar yığınları buraların güzelliğine güzellik katmaktadır.

    Etrafındaki çöküntü sahalarının cevresinde yükselen Uludağ'da tabakalar arasında yer yer maden ve maden damar yataklarına rastlanmaktadır. Türkiye'nin önemli volfram yatakları buradadır. İklimi yüksek dağ özelliğindedir. Yükseklere çıkıldıkça kar yağışı ve miktarı fazlalaşır. Yüksekliğe bağlı olarak da ısı azalır. Dağın doruk noktasındaki karlar yaz kış erimez. Bazı yerlerde kar kalınlığı iki metrenin üzerine çıkmaktadır. Uludağ'dan kaynaklanan derin vadiler içindeki pekçok dere Nilüfer Çayı ile Göksu'ya ulaşırlar.

    Uludağ modern dağ tesisleri teleferiği Bursa'nın hemen yanında olması ile dağ ve kış turizminin merkezi olmuştur.Türkiyenin en büyük kayak merkezidir.Yol durumunun uygunluğu her mevsim kar bulunması eşsiz manzaraları buraya turist çekmektedir. Dağın doruk noktasından açık Havada İstanbul Marmara ve civar yakın yerlerin görünmesi buraya ayrı bir özellik vermektedir. Doğu kuzey eteklerinin Bursa Ovasına yakın yerlerinde Sıcak Su kaynaklarının bulunmasından burada kaplıcalar meydana gelmiştir. Bursa'nın Çekirge semtindeki bu kaplıcalar pekçok hastalığa şifa olmaktadır.

    Bitki örtüsü Bitkisel zenginlik bakımından ender yerlerden biridir. Mart ayında alt kademelerde başlayan uyanma yaz boyunca zirvede devam etmektedir. Özellikle orman kuşağının üzerinde yer alan ve pek çok kişi tarafından kıraç olarak bilinen dağda çok zengin ve bu bölgeye özgü nadir Bitki türleri yayılış göstermektedir.

    350 m den itibaren
    defne Zeytin katran ardıcı fındık laden funda kızılçam maki ve çalılık alanlar

    350-700 m arası
    kestane akçakesme erguvan koca yemiş dağ çileği zeytin katırtırnağı Girit ladeni mazı meşesi gürgen kızılcık Alıç geyikdikeni sırımbağı yabani defne karaağaç kayın titrek kavak karaçam

    700-1000 m arası
    kestane kayın sapsız meşe titrek kavak karaçam yabani kızılcık alıç geyikdikeni muşmula

    1000-1050 metreden itibaren
    kayın ormanları 1500 metreye kadar ulaşır.

    1500-2100 m arası
    Uludağ göknarı bodur Ardıç yaban mersini ayı üzümü yabani gül geyik dikeni çoban üzümü söğüt karaçam kayın gürgen titrek kavak sırımbağı yoğurtotu kekik bitotu misk soğanı hindiba bahar yıldızı çok çiçekli gelincik yabani elma.
    Karaçam ormanları arasında sarıçam 2100 m den sonra bodur ardıçlar 2300 m kadar otsu türler ile temsil edilen Alpin Bitkiler hakimdir. Dağın etek bölümlerinde meşe kestane çınar ceviz ağaçlarına 300-400 m kadar olan kısımda Akdeniz bitkilerine daha yukarlarda nemli orman bitkilerine rastlanır.

    İklim Dağın iklimi alt kademelerden zirveye doğru kademeli değişimler göstermektedir. Alt kademelerdeki Akdeniz iklim tipi zirveye doğru nemli mikro termik iklim tipine dönüşürken kışları yüksek rakımlarda buzlu iklim görülür. Doğu Akdeniz iklim grubunun birinci familyasında yer almaktadır. Kar yağışlı Günler yıllık 667 Gün kar ile örtülü günler yıllık 1792 gündür.



    Mysia Olympos'u
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Geri: beyaz cennet ULUDAG

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Paz 01 Kas. 2009, 6:54 pm

    01 Kasım 2009 Pazar 17:47


    Kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ'da kar kalınlığı 28 santimetre olarak ölçüldü.
    Uludağ Meteoroloji İstasyonu yetkililerinden alınan bilgiye göre, Uludağ'ın oteller bölgesinde gece geç saatlerde başlayan kar yağışı, sabaha kadar aralıklarla devam etti. Yağışın gün boyu devam etmesinin beklendiği bildirildi.

    Hava sıcaklığının eksi 1-2 derece arasında değiştiği Uludağ'a çıkmak isteyen bazı kişilerin, araçlarında zincir bulunmadığı için zorlandıkları ve geri dönmek zorunda kaldıkları belirtildi....




    Google'da en çok aranan turizm merkezi: ULUDAĞ


    Google, 2009 yılı ilk çeyrek arama verilerine göre derlediği tatil trendlerini açıkladı.

    Google Türkiye'den yapılan yazılı açıklamaya göre, derlenen tatil trendleri, tatilcilerin tatil merkezleri hakkında bilgi edinmek ve biletlerini satın almak için interneti kullandığını gösteriyor. Google'ın seyahat ve tatil kategorisinde Türkiye arama sonuçlarına göre derlediği Google Tatil Zeitgeist'ında ekonomik kriz nedeniyle genel 'tatil' aramalarında önemli bir düşüş olmadığı gözlendi. Google arama sonuçlarına göre Uludağ, 2009 yılı kış sezonunda en popüler kayak merkezi oldu. Türkiye'nin doğusunda yer alan kayak merkezi Erciyes ise Uludağ'ın ardından en çok aranan tercihler arasında yer aldı.

      Forum Saati Çarş. 25 Nis. 2018, 8:45 am