HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

    Paylaş

    Lale
    Yetişkin
    Yetişkin

    Kayıt tarihi : 27/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 245
    Burç Sembolü : Kova / 21 Ocak - 19 Şubat
    Yaş : 42
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Yaşadığı Şehir / Ülke : istanbul
    Resim Resim :
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Site Puanı Site Puanı : 13
    Rep Puanı Rep Puanı : 7

    yok OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

    Mesaj tarafından Lale Bir Salı 29 Ocak 2008, 11:46 am

    Takıntılara takılma hastalığı
    Hey Girl haberi
    Filiz ŞEREF, Hasan AKÖZ


    Korku ve kaygı... Tıpkı kıskançlık, acıma, mutluluk, hüzün, nefret, kin, öfke, neşe gibi, bizi biz yapan, insan yapan iki duygumuz. Korku ve gerilim filmini hiçbir şey yokmuş gibi seyretmeyi ya da yolculuğa çıkan aileni merak etmemeyi düşünebilir misin hiç? Elbette hayır. Önemli olan, korku ve kaygıyı abartmadan, olması gerektiği kadar yaşayabilmek, bunun bir hastalığa dönüşmesini engellemek

    NEDENLERİ

    Obsesif-kompiilsif bozukluğun nedenleri hala araştırılmakta. Bazı uzmanlar, hastalığın, beyinde duygu ve bilinç kontrolünde rol oynadığı varsayılan ve kimyasal bir madde olan seratoninin (mutluluk hormonu) dengesizliğinden kaynaklandığını düşünüyor. Ama genel bir görüşe göre bu kişilik yapısının ana nedeni, çocuğun ailesinden yeteri kadar sevgi, güven ve desteği bulamamış olmasından ve çok baskılı bir ortamda yetişmesinden kaynaklanıyor. Obsesif kompulsif bozukluk, psikolojik bir kalıtım olarak da aileden çocuklara geçebiliyor.

    BELİRTİLERİ

    Obsesif-kompülsif hastalığın belirtileri, hafif ya da şiddetli olabiliyor, Bazı hastalarda sadece takıntılar görülüyor ve bu kişiler takıntılı davranışlarını kontrol altında alıp gizleyebiliyor, Ama, obsesif kompulsif bozukluğun şiddeti arttıkça, kişilerin yaşamlarını daha fazla işgal etmeye ve günlük yaşantıyı etkilemeye başlıyor. Bazen depresyon, yeme bozuklukları, kişilik bozukluğu, dikkat eksikliği ya da başka bir anksiyete (kaygı) bozukluğuyla birlikte görülebiliyor. Tüm bunlar hastalık tanısının konmasını zorlaştıran etmenler. Dolayısıyla obsesif kompulsif bozukluğu olan kişiler, genellikle belirtilerin başlamasından ancak yıllar sonra tedavi olanağı bulabiliyorlar.



    EN SIK GÖRÜLEN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

    -Aşırı düzen, titizlik, kusursuzluk, kuralcılık ve bütün bunlarda aşın katı tutum.
    -Başkalarından bu kurallara uymasını bekleme, uymayınca hoşgörüsüzlük.
    -Aşırı kararsızlık, erteleme eğilimi, olayların olumlu-olumsuz yönlerini sürekli tartma ve bu nedenle karar verememe
    -ince ele/ip sık dokuma
    -iş sorumluluklarına aşırı düşkünlük ve hırslı olma
    -Aşın sorumluluk duygusu, ahlaki ve estetik değerlerde katılık ve tutuculuk.
    -Cimrilik, eskimiş eşyaları atamamak.
    -Konuşmalarında ve ilişkilerinde aşın kuralcılık, ayrıntıcılık, mantıkçılık, duygusallıktan uzaklık.
    -Kolayca evhamlı ve kuruntulu olma eğilimi.


    HASTALARDA EN SIK GÖRÜLEN DÜŞÜNCELER

    Obsesif- kompulsif kişilerin düşünceleri, genellikle akılcı ve işlevsel özelliklerden yoksundur. Bu da uyumsuz duygulara, davranışlara ve fizyolojik tepkilere yol açar. Obsesif kompulsif leri n bazı otomatik düşünceleri şu şekilde sıralanabilir.

    -"Bu iş mükemmel olmalı."
    -"Bunu kendi başıma yapmalıyım yoksa tam ve doğru olmayabilir."
    -"Boş zamanlarımda roman okumak yerine daha üretken isler yapmalıyım."
    -"Ne yapacağıma karar vermeden iyi düşünmeliyim, yoksa hata yapabilirim."
    -"Bir kişi yanlış davrandıysa cezalandırılmalıdır."
    -"Bu eski lambayı saklamalıyım.çünkü bir gün ihtiyacım olabilir."
    -"Bir işi, doğru olduğundan emin olmak için tekrar tekrar gözden geçirmeliyim."



    OLMAZSA OLMAZLARI

    Obsesif kompulsif kişilerin otomatik düşünceleri, kendileri ve dünya hakkında sahip oldukları belirli inançlara dayanır. Bu inançlardan bazdan şöyle sıralanabilir:


    -"Tüm davranış, karar ve duygularya doğrudur ya da yanlış. Arası asla olamaz."
    -"Takdir edilebilmem için yanlış yapmamalıyım".
    -"Yanlış yapmak başarısızlıktır ve başarısızlık asla affedilemez".
    - "Yanlışlık yapmak eleştirilmeyi hak etmektir."
    -"Kendimi kontrol ettiğim gibi çevremi de kontrol etmeliyim."
    -"Kontrol kaybı tehlikelidir ve affedilemez."
    -"Eğer bir şey tehlikeliyse ya da tehlikeli olma ihtimali varsa, benim gibi insanların da bundan rahatsız olması gerekir."
    -"Eğer yaptığım iste her zamanki düzenimi tozarsam, büyük bir felakete yol açabilirim."
    -"Eğer bir şeyin mükemmel olacağı kesin değilse, hiçbir şey yapmamak daha iyidir."
    -"Kurallarım ve tekrarlayıcı davranışlarım olmadan ben bir hiçim."


    TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Zor ve zaman alıcı bir yöntem olan psikoterapi

    Erken dönemde tanı konduğunda, psikoterapi (özellikle davranıp tedavisi) uygulanabilir. Bu tedavide kişi, "felaket" olarak nitelendirdiği olayla yüzleştirilip sonuçlarının hiç de d üşündüğü gibi olmayacağı kendisine gösterilir.

    ilaç tedavisi

    Son zamanlarda yapılan çalışmalar, serotonin üzerinde etkisi olan ilaçların Bazı durumlarda anti-depresan ilaçlar da kullanılıyor. Bir kişide "obsessif kompulsif bozukluk var" demek için oluşması gereken şartlar Obsesyonlar ya da kompulsiyonlar kişinin hayatında belirgin olarak vardır. Bunlar kimi zaman istenmeden gelen, uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin sıkıntıya neden olan yineleyici ve sürekli düşünceler, dürtüler ya da düşlemeler seklinde olur. Bunlar, sıradan olayların getirdiği üzüntü ve sıkıntılar değillerdir. Bu nedenle kişi bunlara önem vermemeye ya da bunları baskılamaya çalışır. Ya da başka bir düşünce veya eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır. Ancak kişi, obsesyonel düşüncelerini ve dürtülerini kendi zihninin bir ürünü olarak görür; bu nedenle de sıkıntıları fazladır.


    En son tarafından C.tesi 02 Şub. 2008, 6:40 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

    Lale
    Yetişkin
    Yetişkin

    Kayıt tarihi : 27/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 245
    Burç Sembolü : Kova / 21 Ocak - 19 Şubat
    Yaş : 42
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Yaşadığı Şehir / Ülke : istanbul
    Resim Resim :
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Site Puanı Site Puanı : 13
    Rep Puanı Rep Puanı : 7

    yok UZMAN GÖRÜŞÜ

    Mesaj tarafından Lale Bir Salı 29 Ocak 2008, 11:49 am

    Obsesif kompulsif bozukluk nasıl oluşuyor?
    Bunların sebeplen, analitik olarak düşünürsek, çocukluktaki birtakım takılmalardır. Biliyorsunuz, çocuklukta ruhsal bakımdan gelişimler geçiriyoruz, Özellikle, anneye bağlı "statik anal devre" dediğimiz dönemde, bilinçaltında bir takılma ergin hayatta ortaya çıkıyor. Örneğin, çocuğun normal gelişiminde, önce bir meme olayı vardır. Çocuk, annenin beslemesine takılır. Daha sonra çocuk bilinçlenip büyük abdestine takılıp "bu benden nasıl çıkıyor" diye düşünür ve aklı oraya takılır. Sonuçta organlarıyla ilgili bu tip takıntıları atlatamadığı zaman, yaşı ilerledikçe her şeye takılmaya baslar. Örneğin, çocuklarda takıntılı olarak hep aynı şeyleri sorma, oyuncaklarını belirli şekilde üst üste koyma, aynı şekilde sıralama gibi takıntılar görülebilir. Çocuk büyüdükçe bu takıntılar, eşyalara, cisimlere, olaylara takılma şeklinde değişir. Çocuk gelişir, hayat devam eder, fakat o, belirli şeylere takıntısını devam ettirir. Mesela, okula giderken ayıcığını illa yanına alır ya da sokağa çıkarken ellerini çırpar. Bu tip davranı şlar kendini korumak için bir muska seklini alır. "Ben onu alırsam zarar görmem". "Ben bunu bu şekilde yaparsam kendimi korumuş olurum" şeklindeki takıntı, büyüdükçe devam eder. Ve bunlar dıştan gelen baskılarla artar. Annenin ya da babanın, "Bunu böyle yapmazsan dö verim", "Bunu şöyle yapmazsan çok kötü olursun" seklinde baskı veya kısıtlamalarıyla. o kişinin takıntıları beslenir ve beslendikçe de onlardan daha zor kurtulur. Yani korkusunu, sıkıntısını bu saplantıyla örtbas etmeye çalışır. Ve bu takıntı üstünde kalır, zorunlu fikir şeklini alır. Daha ileriki safhada, "Ben bunu yapmazsam böyle olur" şeklinde obsesyon dediğimiz fikre sapar.

    Pek çok kişi takıntılı olduğunu düşünüyor, her "ben takıntılıyım" diyen, takıntılı mıdır?
    Eğer yapılan davranışlar kişiyi günlük hayatından alıkoyuyorsa, bu takıntı demektir. Mesela takıntılı insan 50 defa aynı soruyu sorar, onaylatmak için karsı tarafa 80 defa telefon açar. Bazı ev hanımları vardır, evdekilerin daha eve girer girmez gömleğini makineye atar. Her gün beş kere makine çalıştırır. Burada önemli olan, sınırı aşmamaktır.

    Hastalarınızda en çok hangi tip takıntılara rastlıyorsunuz?
    En sık görülen, temizlik takıntısı. Ayrıca, başkaları tarafından eleştirilme tarafından cezalandırılabilirim" gibi takıntılara da sıkça rastlıyorum. Aslında şeytanı ne görüyor ne de duyuyor. Ama onun kafasında böyle bir dürtü oluşuyor. Yaptığı her hareketi Allah'a bir küfür olarak görüyor ve affedilmek için gidip günde beş defa dua ediyor, dine sarılıyor.

    Genç kızlarda en çok ne tip takıntılar oluyor?
    Kızlarda çok sık gördüğüm şey, saç takıntısı. Saçıma bakarsın, "güzel olmuş" dersin, ama onu inandıramazsın. Sürekli saçıyla uğraşır, bu uğurda günlük yapması gerekenleri aksatır, her gördüğüne saçını sorar. Bunun yanında, yemek takıntısı, şişmanlık takıntısı olanlar da çok fazla. Bazılarında bir erkekle dışarıya çıkmama, sokak korkusu ya da tam aksine ille de dışarı kaçma şeklinde takıntılar da oluyor. Ama hastalık daha çok erkeklerde oluşuyor. Gerçi bunun sebebi, kızların doktora gelmemeleri ya da bu tip davranışları önemsememeleri de olabilir.

    Peki, erkeklerde ne tür takıntılar oluyor?
    Erkeklerde, özellikle cinsel takıntıları çok sık görüyoruz. Mesela, temizlik takıntısı olduğu için cinsel ilişkiye girmeye çekinenler olabiliyor. Bazı erkeklerde de, karşı cins bir takıntı halini alabiliyor ve "ille ben bu işi yapacağım, ben filancanın peşine düşeceğim" deyip o kişiyi rahatsız edebilecek boyutta davranışlarda bulunabiliyorlar, iş te, bu yüzden bazı erkekler, takıntılı bir şekilde bir kadının peşinden koşuyorlar.


    Kaynak:

    Misafir
    Misafir

    yok Geri: OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

    Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. 06 Şub. 2008, 5:30 pm

    Tekrarlayıcı, kişiyi zorlayan düşünce ve davranışlarla karakterize bir hastalıktır. Kişi düşüncelerinin anlamsız, saçma, yersiz ve kendisine ters olduğunu bilse de bu düşüncelerini ve davranışlarını durduramamaktadır. Hastanın yaşam kalitesini oldukça düşüren ve yeti yitimi yaratan ciddi bir hastalıktır. Kişi günün büyük bir kısmını, düzen-tertip, veya kilitleri kontrol etme obsesyon ve kompulsiyonları ile geçirebilir. Bu hastalığa sıklıka depresyon eşlik eder. Obsesif kompulsif bozukluğa sahip olan bir hasta %67 oranında depresyon, veya %25 olasılıkla sosyal fobi geliştirme olasılığına sahiptir.


    Klasik psikoanalitik görüşe göre bu hastalık anal döneme regresyondur. Sıklıkla suçluluk duyguları eşlik eder. İzolasyon, yapıp-bozma, reaksiyon formasyon gibi savunma mekanizmaları kullanılır. Öğrenme teorisyenlerine göre nötral sitmulusa eşlik eden hoş


    olmayan uyaranlarla obsesyonlar oluşur. Obsesyonun oluşturduğu anksiyeteyi de bazı kompulsiyonların azalttığını kişi öğrenir. Bu hastalıkta anlamlı bir genetik geçiş ve yatkınlık söz konusudur. OKB li hastanın birince derece yakınlarında %35 oranında OKB li hasta bulunmaktadır. Beyin görüntüleme ve metabolizma çalışmalarında bazı hastaları bazı beyin bölgelerinde anormallikler bulunmuştur. Seretonin metabolitlerinin belirli beyin bölgelerinde arttığı ve azaldığı bildirilmiştir.


    Hastaların yarısından fazlasında semptomlar aniden başlar. Bu başlangıç genelikle stresli bir yaşam olayını takiben olur. Hastaların %30' u tedavi ile iyileşirken, %40-50 si orta derecede iyileşir, %20-30' u tedaviden çok az fayda görür. SSRİ grubu ilaçlar ve davranışçı tedaviler genellikle ilk seçeneklerdir. İç görü yönelimli psikoterapiler de tedaviye katılabilir.




    Psikiyatr H.Alp Karaosmanoğlu

    PsikoNET

    Sponsored content

    yok Geri: OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

    Mesaj tarafından Sponsored content Bugün 8:10 am


      Forum Saati Paz 04 Ara. 2016, 8:10 am