HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU

    AĞIZ KURULUĞU

    Paylaş

    Lale
    Yetişkin
    Yetişkin

    Kayıt tarihi: 27/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı: 245
    Burç Sembolü: Kova / 21 Ocak - 19 Şubat
    Yaş: 40
    Medeni Durumu: Evli
    Çocuk Sayısı: 1
    Yaşadığı Şehir / Ülke: istanbul
    Resim Resim:
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi: ---
    Site Puanı Site Puanı: 13
    Rep Puanı Rep Puanı: 7

    yok AĞIZ KURULUĞU

    Mesaj tarafından Lale Bir Çarş. 30 Ocak 2008, 2:10 pm

    AĞIZ KURULUĞU

    Dişhekimli inde bu hal için "xerostomia" terimi kullanılır.Tükürük bezlerinin tükrük salgılama fonksiyonlarının azalması sonucunda oluşur. Tükürük salgısındaki azalma ağızda oldukça ciddi sorunların oluşmasına yol açabilmektedir.

    Sebepleri:

    - Biyolojik yaşlılık: Bu etkili bir faktördür, tek başına etkili değildir.

    - Sistemik hastalıklar: Romatizmal hastalıklar(Sjogren s sendromu), Baıışıklık sistemi hasarı (AIDS), Hormonal bozukluklar (Şeker hatalııı), Nörolojik bozukluklar (Parkinson)

    - Çiıneme kabiliyetinin azalması: Eğer beslenme alışkanlıklarınızda sıvı ve yumuşak gıdalar ağırlıktaysa çiğneme fonksiyonu azalır.

    - Tükrük bezlerinin cerrahi olarak çıkarılması

    - Radyoterapi (Radyasyon tükrük bezlerinde kalıcı hasar yapar.

    - İlaçlar (400 ün üstünde ilaç türü ağız kuruluğu yapar: deconjestanlar, diüretikler, tansiyon ilaçları,antidepresanlar, antihistaminikler,...)

    - kafein ve alkol tüketimi

    Belirtileri:

    - dilde yanma hissi

    - özellikle kuru yiyecekler için yeme zorluğu

    - konuşma zorluğu

    - sık susama

    - protez kullanmada zorluk

    - dudaklarda çatlaklar ve kuruluk

    - tat bozukluğu

    - kötü ağız kokusu

    Ağız kuruluğu nelere yol açar?

    - tükrü ün az olması ciddi problemleri de beraberinde getirebilir.

    - bakteri plağı ve yiyecek artıkları kolayca birikir. bu, dişeti hastalıkları ve çürüğü hızlandırır. tükrüğün kendi başına yıkama-temizleme mekanizması diş yüzeylerini temiz tutmaya yardımcıdır.

    - tükrük çürükleri önler, diş yüzeyini temizler ve asitleri nötralize eder. böylece çürük önlenir.

    Ağız kuruluğu nasıl kontrol altına alınır? nasıl tedavi edilir?

    - sık sık yudum yudum su içilmeli. gece yatarken yanında sıvı içecek, su bulundurulmalı

    - şekersiz sakız çiğnenmeli

    - sigara, alkol, şekerli yiyeceklerden uzak durulmalı

    - yaşanılan mekanın nemi ayarlanmalı

    - gerekirse eczanelerden temin edilebilen yapay tükrük tabletleri kullanılmalı

    - bakteri plağı kontrol altına alınmalı

    - floridli diş macunu, jel, gargara kullanılmalı


    C vitamini kullanılmalı

    - bileşiminde alkol ve sodyum lauryl sülfat bulunan ağız ve diş bakım ürünlerini kullanmamalı



    AFT (AĞIZDA YARA)

    En sık rastlanan tekrarlayıcı ağız yaralarından birisi aft (aftöz ülser) dir. |Aft nedir?| Aft dilde, yumuşak damakta, dudak ve yanakların iç kısımlarında görülen küçük, yüzeysel ülserlerdir. çok ağrılıdırlar ve 5-10 gün sürerler. |Nedenleri| Neden olabilecek etkenler arasında stres, travma, asitli yiyecekler (domates, turunçgiller, vs.) gibi lokal tahriş edici maddelere sayılabilir.|Aft başkasına bulaşır mı?|Hayır. Bölgesel yayılımı veya bir başkasına bulaşması söz konusu degildir. |Tedavi| Tedavi direkt olarak az önce bahsedilen rahatsızlık verici durumların ortadan kaldırılması ve enfeksiyondan korunma ile olur. |Kenacort-A orabase gibi haricen kullanılan bir kortikosteroid veya pyralvex solusyon gibi ilaçlar tedavide kullanılmaktadir. Ayrıca aşırı ağrı duyuluyorsa aft ın üzerine kisa süre için (7-10 dakika) bir adet aspirin koymak (emmeyin veya yutmayin) faydalı olacaktır. Sık olarak meydana gelen veya uzun sureli devam eden aft durumunda bir hekime görünmeniz gerekir.
    (Lütfen Uçukla ilgili bilgileri de okuyun)



    AĞIZ BOŞLUĞU

    Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), çıkış kapısı ise yutağa açılan, tepesinde küçük dil sallanan darlıktır. Ağız boşluğunun yüzeyi sümüksel bir gömlekle kaplanmıştır.
    Dişlerin görevi yiyecek maddelerini kesmek, parçalamak, ezmek ve öğütmektir. Dişlerin konuşmada da büyük rolleri vardır. Bir diş kök, kron ve boyuncuk olmak üzere üç bölümden oluşmuştur. Diş kronunun üzeri diş minesi adı verilen çok sert bir maddeyle kaplıdır. Diş boyuncuğu ile kökü de mineye göre daha sarımsı renkli ve kemiğe benzer bir dokuyla kaplıdır. Bu örtü seman tabakası adını alır. Mine ve seman tabakalarının altında dişin esas yapısını oluşturan fildişi tabakası (dentin), dişin kron (taç) bölümünde içinde damar ve sinirlerin bulunduğu ve diş özü adı verilen bir yapının yer aldığı diş boşluğu, diş köklerinin ortasında çok ince bir diş kökü kanalı vardır. Kan damarları ve sinirler, kök uçlarında bulunan diş ucu deliğinden girerek diş boşluğuna ulaşırlar. Dişler köpekdişleri, azıdişleri ve kesiciler olmak üzere üç türdür. Azıdişleri de büyük ve küçük azıdişleri olarak iki tiptir. İnsanın ağzında alt ve üstçenede 16 şar olmak üzere 32 adet diş vardır. Üst ve altçenelerdeki dişler de sağlı sollu 8 er adettir. Çocuk doğduktan 6-7 ay sonra dişleri çıkmaya başlar ve iki yaşına kadar dişlenme tamamlanır. Sütdişi adı verilen bu dişler geçicidir ve 20 tanedir. Çocuklar bu dişleri çoğunlukla yedi yaşına kadar taşırlar ve yedi yaşından itibaren bu dişler dip taraflarında bulunan asıl diş taslaklarının oluşmasıyla itilir ve atılır. Sütdişlerinin dökülmesi genellikle 11 yaşına doğru tamamlanır. Dökülme sırasında dökülen dişlerin yerine hem 20 diş, hem de bunlara ek olarak her çenede 4 er tane fazla diş çıkar. Böylece 11-18 yaşlarındaki bir çocuğun dişlerinin sayısı 28 i bulur. Genel olarak 20 ya da daha sonraki yaşlarda alt ve üstçenenin en sonlarındaki akıldişi adı verilen 4 azıdişi daha çıkar ve böylece insan ağzındaki dişlerinin sayısı 32 yi bulur.

    Dil, üzeri epitel dokuyla kaplı, kastan yapılmış ve ağız boşlu unda ön bölümü serbest olan tat alma organıdır. Dilin ucu, kenarları ve arka bölümleri tada karşı en duyarlı olan bölgelerdir. Dilin üst yüzeyi ipliksi memecikler adı verilen birçok kabarcıklarla örtülmüştür. İpliksi memecikler arasında şapkalı mantar görünümünde olan mantarsı tat memecikleri, dilin dip tarafında ise 8-12 daha büyükçe çanaksı tat memecikleri bulunmaktadır. İpliksi memecikler dokunum, mantarsı memecikler tat duyusu görevini yaparlar. Çanaksı tat memecikleri ise, en önemli tat alma yapıları olan çok küçük ve yuvarlak tat keseciklerini taşırlar. Tat keseciklerinin uçlarında tat duyusu hücreleriyle destek hücreleri yer almıştır. Tat hücreleri sinirlerle beyine bağlantılıdır. Tat hücrelerinde olan uyartı sinirlerle beyine ulaşır ve orada tat duyusu halinde algılanır.

    Tükürük, yapısındaki pityalin enzimi aracılığıyla nişastayı şeker ve suya yıkarak maltoza (arpa şekeri) dönüştüren bir salgıdır. Tükürük, kulak, çene ve dilaltı tükürük bezleri tarafından salgılanır. Tükürük salgısı bu bezlerin kanalları ile ağız boşluğuna verilir. Tükürük bezlerinin en büyüğü olan parotis (kulak altı tükürük bezi) salgısını, son ikinci azıdişin karşısına açılan küçük bir kanalla ağız boşluğuna verir. Çene ve dilaltı tükürük bezlerinin salgıları ise küçük kanallarla dil altına dökülür. Tükürük salgısı, ağız içi ve yemek borusunun iç yüzeylerini kayganlaştırıp yutmayı kolaylaştırır.

    Yutma, yutkunma hareketiyle oluşan bir işlemdir. Yutma sırasında soluk alışverişi durur, genzin yutağa açılan bölümü yumuşak damak tarafından kapanır. Gırtlak yutma sırasında yukarı kalkar ve gırtlak üzerinde bulunan gırtlak kapağı dilin köküne dayanır. Kapağın bu şekilde ileri itilmesi sonucu soluk borusuna giden gırtlak yolu kapanmış olur.

      Forum Saati Cuma 24 Ekim 2014, 9:01 am