HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    OTİZMDE ŞİMDİYE KADAR KULLANILAN EĞİTSEL TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Paylaş
    avatar
    Herkonu Forum Sitesi
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 26/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1543
    Burç Sembolü : Burcunuzun Sembolü Lütfen
    Medeni Durumu : Evli
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Söylemediğin sözün hakimi,
    söylediğin sözün mahkumusun.
    ________________________

    Alim konuşuyorsa ; Bilirim susmasını ,
    Zalim konuşuyorsa ; Bilirim susmamasını !
    Cahil konuşuyorsa ; Bilirim susturmasını ,
    Bilmediğim konuda ; Bilirim konuşmamasını..
    _______________________

    Körden DeğiL!! Nankörden,
    YüzSüzden DeğiL!! 2 YüzLüden,
    Tipi Bozuk OLandan DeğiL!! Sütü Bozuk OLandan Kork...
    _______________________

    Ne kimseyi bir Hırs UğRuna Satarım..
    Ne de Kimseye yaLakaLık Yaparım..
    Ben Sadece,
    Bendeki doğruLarı Yaşarım..!.
    Site Puanı Site Puanı : 1337
    Rep Puanı Rep Puanı : 32

    herkonu4 OTİZMDE ŞİMDİYE KADAR KULLANILAN EĞİTSEL TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Mesaj tarafından Herkonu Forum Sitesi Bir Ptsi 11 Mayıs 2009, 8:26 am

    Otizme bakış açımızı genişletebilmek ve eğitim yöntemlerine daha geniş bir açıdan bakabilmek için; bundan önce otizm hakkında neler yapılmış, eğitimleri için nasıl çözüm önerileri getirilmiş, bunları kısaca inceleyeceğiz.

    Szurek & Berlin
    Szurek & Berlin psikanaliz yoluyla tedavi yoluna gidilerek çocuğun alıcı duruma getirilip, sonra müzik ve beden hareketleriyle otizmin içinden çıkarılması üzerinde çalışmışlardır.

    Abbate & Dunaeff & Fenichel
    Öncelikle müzik, dans ve drama çalışmaları yapılmasını, çocuklarla yeterince kontak kurulunca okul çalışmalarına geçilmesini ve çocuk yeterince olgunluğa erişince de eğitimin onun ilgisine göre düzenlenmesi gereğini savunur. Schopler Çocuğun, duyu organlarının verilerinin düzenlenmesi ve bedeni hakkında bilgisini geliştirip bedeninin çevresinden ayırabilmesi üzerinde durdu. Bir süre sonra, Reichler ile otizmin organik temellere dayandığını kabul edip TEACCH programını oluşturdular. Teacch programı 20 yıldan fazla bir süredir kullanılıyor ve pek çok ülkede eğitimde gittikçe yaygın hale geliyor. Speers & Lansing Otizm tedavisinde grup tedavisi uyguladılar. Önce koşma, halka olma, büyük bir kağıdı hep beraber boyama, müzik aletleriyle oynama çalışmaları yapıldı. Grup birbirine uyum sağlayınca, alıştırmalar daha da karmaşıklaştırıldı. Başlangıçta pasif olan eğitimciler, aktifleşerek çocukların hayal güçlerini geliştirmeye, korku ve endişelerini gidermeye, davranışlarını düzeltmeye çalıştılar.

    Bettelheim Bettelheim, otizm tedavisinde, eğitimcinin; çocuğu gözleyip davranışlarının nedenine inmeye çalışması gerektiğini söyler. Eğitimci çocuğun davranışlarının anlamını ve çocuğu nelerin yönettiğini anlamaya çalışır. Bu, uzun süren bir gözlem süresi gerektirir. Böylece davranışların nasıl bir düzen ya da düzensizlik içinde olduğu görülüp genel bir görüşe varılır ve şu sorulara yanıt aranır. Eğitimcinin hangi davranışları çocukta belli davranışların oluşumunu sağlıyor? Çocuk kontak kurmak hangi davranışları gösteriyor? Çocukta kontak isteği uyandırabilmek için çocuğun o andaki seviyesinin (performans düzeyinden) hareket edilerek eğitimine başlandı. Çocuğa kontak fırsatları hazırlayıp, kontak kurmak için en doğru an hazırlandı.

    Wing Otizmin bireyselliği üzerinde durdu. Wing, otizmden etkilenmiş çocukların, geniş bir tablo içinde birbirinin tam zıddı olan davranış özellikleri gösterebileceğini belirtti. Wing’in eğitim için önerilerinden bazıları:

    1. Çocuğa anlamasa da bazı şeyleri öğretmek önemlidir. Küçük işleri yapmayı öğrenen çocuk, basit işlerden daha karmaşığa gider.

    2. Fiziksel kontak sağlanmalıdır.

    3. Çocuğa konuşmayı öğretirken, çocuk istenilen kelimeyi söylerse ödüllendirilir. Eğer istenilen kelimeyi söylemezse ödül ve ya istediği şey verilmez.

    4. Çalışmanın ilerleyen dönemlerinde, önemli bir ilerleme kaydedildiğinde ödül verilmelidir.

    5. Tekrarlı hareketlerini azaltmak için belli bir günlük program ve planlanmış çalışmalar yapılmalıdır.

    6. Norm içi çocukların gelişim aşamalarından geçiş sırası bilinerek otizmli çocuklara hangi becerilerin öğretileceği planlanmalıdır.

    7. Diş fırçalama, saç tarama, giyinme, soyunma ve yıkanma gibi beceriler çocuk yönlendirilerek öğretilir. Örneğin: Diş fırçalama öğretilirken, çocuğun arkasında durulup, hareketleri yönlendirilerek aynı zamanda yapılan iş hakkında konuşulur. Çocuk beceriyi yapınca pekiştirilir.

    8. Otistik çocukların özel eğitimi yanısıra, otizmden etkilenmemiş öteki çocuklarla beraber olmaları için fırsatlar yaratılır.

    Mahler
    Mahler’e göre çocuk uzun zaman bireysel eğitim aldıktan sonra, grup eğitimine alınmalıdır.

    Chancy & Me Bride

    Davranış terapisi ile çocuğu yaşıtlarının ilgilendiği şeylere yöneltip onu sosyalleştirmeye, çocuğun istenmeyen davranışlarını yok edip, öteki davranışlarını kuvvetlendirmeye çalıştılar. Çevreye zarar verme, saldırganlık, sallanma gibi tekrarlı hareketler ve topluluk içinde masturbasyon üzerinde durdular. Hedef çocuğun normal davranışları mümkün olduğu kadar öğrenebilmesi ve çevrenin bu davranışları kontrol altında tutabilmesidir. İşe taklit etmeyi öğretmekle başlamışlardır.

    Stevens & Clark
    Müzik terapisi ile çocukların davranışlarını geliştirmeye çalıştılar. Müzik aletlerini oyuncak, şarkıları ise ses gelişimi ve kelime öğretmede kullandılar.

    Mandel

    Mandel, eğitimcinin önce çocukla fiziksel temas kurup, sonra da onun istenmeyen davranışlarının durdurulması üzerinde çalıştı.

    Rutter& Sussenuein
    Sosyal iletişim kurabilmek için, çocuğun hep aynı kişilerle yoğun ilişkide bulunması gerektiğini savunmuşlardır. Eğitim için oyunlardan yararlanılır:Çocuğun kendiliğinden yaptığı davranışlar ve hareketler gözlenip, taklit yoluyla konuşma dili geliştirilir.

    Frith
    Frith, otizmin tedavisi olmadığını ama iyi bir eğitimle şaşırtıcı sonuçlar alınabileceğini; mucize beklenmeden, kısa bir yol aranmadan, dünyada uygulanan bütün yöntemleri araştırıp, onlar üzerinde yoğunlaşmayı önerir.

    1. TEACCH PROGRAMI

    2. LOVAAS YÖNTEMİ

    3. HANEN PROGRAMI

    TEACCH PROGRAMI
    Teacch, otizmi farklı bir düşünce tarzı olarak yorumlamıştır. Teacch programına göre; insanlarda iki değişik kültür vardır. Yeni bir kültürle tanışan birisi, eski kültürüne göre düşünür ve değerlendirme yaparsa, yeni kültürü anlamaz ve bu kültürün dışında kalır, düşüncesi temeldir. Bu iki kültür arasında tercümanlığı yapacak kişiler, ana-babalar ve eğitmenlerdir. Bazı otizmliler, bazı şeyleri çok güzel yaparlar. Ama bazı şeyleri güzel yapıyorlar diye öteki şeyleri de iyi yapmaları beklenemez. Biz kendi kültürümüzde bir sürü şeyi düşünmeden, doğal olarak kolayca yaparız. Evde, komşumuzda, okulda, lokantada el yıkamak bizim için aynı olaydır. Ama otizmli kişinin kültüründe el yıkamak evde ayrı, komşuda ayrı, lokantada ayrı hatta başka lokantada ayrı bir olaydır. Bu farklılık bizim kültürümüze göre mantık dışı görünse de, onların kendi kültüründe mantıklıdırlar. Onların kültürlerinin farklı özellikleri vardır. Otizm kültürünün dışında, ayrıca kişinin bireysel bir kültürü de vardır. Teacch programı, otizmli kişilerin kültürüne yani düşünme ve yaşama tarzlarına saygı gösterip onlara bulundukları yerde eğitim sunar. Eğitimciler onlara uzanmalıdır. Nasıl ki görme ve işitme yetersizliklerinden etkilenenler için özel eğitim programı yapılıyorsa, aynı şekilde otizmli kişiler için de özel eğitim programına gerek vardır. Teacch programının amacı, mümkün olduğu kadar, çocuğun bağımsız olabilmesi için çalışmaktır.Eğitim teke tek başlar. Amaç; evde, okulda, yakın çevrede ve daha sonra boş zaman etkinliklerinde yardımsız, az yardımlı ve ya yardımlı bir gelecek hazırlamaktır.Teacch programında 3 alanda çalışılır.

    1.ÇOCUK-Çocuğu anlamak.-Bireysel öğrenme programı ortaya çıkarmak.-Bireysel eğitim planını somut olarak kurmak.

    2.AİLE-Aileye bilgi vermek.-Aileyle duygusal dayanışmada bulunmak.-Aileye tavsiyeler ve somut yardım önerilerinde bulunmak.

    3.OKUL -Okula bilgi vermek. -Okula tavsiyelerde bulunmak. Programa göre, yapılan testlerle önce çocukların zayıf ve kuvvetli tarafları ve ilgi alanları bulunur. Çocuğun şimdiki ve gelecekteki gereksinimleri belirlenir. Çocuğun ailesinden, öğretmeninden bilgi alınır, gözlem yapılır ve tepkileri ölçülür. Yapılan gözlemlerde şunlara bakılır. Çocuk; -Neyi yapıyor? -Neyi yapamıyor? -Neyi yapmaya meyilli? -Bedensel yardıma gerek duyuyor mu? -Jestlerle mi yardım istiyor? -Göstererek mi yardım istiyor? -Sözle mi yardım istiyor? -Hiç yardımsız mı yapıyor? -İlgi alanları neler? -Davranışları nasıl?Bunlarda hareketle çocuğun Bireysel Eğitim Programı oluşturulur. Amaç çocuğu bağımlılıktan kurtarmak, mümkün olabildiğince bağımsız bir yetişkin olarak yetiştirebilmektir.Eğitim planı aile ile ortak çalışılarak her dönem başımda hazırlanır.Uzun ve kısa dönemli amaçlar belirlenir. Amaçlar, iletişim, günlük yaşam becerileri, çalışma becerileri ve sosyal beceriler arasından seçilir. Ayrıca çocuğun gereksinimlerine göre özel amaçlara da yer verilir.Çocuğun gereksinim önceliklerine göre amaçlar sıraya konur.Bundan sonra; gözlemlere dayanarak zaman ve mekan belirlenir.-Mekan belirlenir yani oda organize edilir.Bireysel çalışma, oyun yeri ayrılır. Masa camdan dışarıyı görmeyecek bir yere konur. Duvarlar boşaltılır. Bir köşeye yumuşak bir halı konabilir, boş zamanları geçirme yeri yapılabilir. Musluğun önüne renkli bandajla bir sınır çizilmesi çocukların ayaklarını nereye basacaklarını bilmelerine yardımcı olur. Her öğrencinin gereksinimi bireysel olduğundan, bağımsız çalışmayı öğrendikçe bunlar azaltılır ya da kaldırılır. -Günlük şema yapılır.Bu şema ne yapılacak, ne zaman yapılacak sorularına cevap verir. Önce tüm sınıf için, bir günü gösteren bir şema yapılır. Her çocuk için ortak bir şema yapmanın da önemi büyüktür. Bireysel şemalar öğrencinin hoşlandığı, az hoşlandığı ve yapmaya meyilli olduğu becerilerle dengelenir. Şema hazırlanırken, çocuğun performansına göre davranılır.-Çalışma düzeni kurulur.Bu düzen neyin ne kadar sürede yapılacağını, ne zaman biteceğini içerir.-Gözle verilecek talimat kararlaştırılır.Öğrenci, aileyle beraber belirlenen uzun, kısa ve öğretimsel amaçlara uygun kurulan bireysel eğitim programı ve çalışma düzeniyle planlı eğitime girer.Öğrenciye önündeki masada oturma, beklemeyi öğrenme, başlama, bitirme becerileri kazandırılır.

    LOVAAS YÖNTEMİ

    Otistik çocukların çoğu taklit edebilirler. Değişik sesleri, melodileri çıkartabilirler, taklit edebilirler. Otizmli çocuğun problemleri bizim taklit etmesini istediğimiz şeyleri, verilen komutla taklit etmemesidir. Oysa konuştuğumuz dil, günlük ihtiyaçlar, oyunlar, sosyal ilişkiler taklit ederek öğrenilir. Bu nedenle Lovaas yöntemi çocuğa taklit etmeyi öğretmekle başlar. Çocuğa verilecek ödülle, çocuk eğitimcinin davranış ve sözlerini taklide davet edilir.Çocuğun zayıf ve kuvvetli tarafları araştırılmadan ceza ile istenilmeyen davranışların yok edilmesine ve taklitle öğrenmesine çalışılır. Cezanın bu şekilde kullanılıyor olması, yöntemin en olumsuz yanıdır. Bu yöntem Teacch programı ile burada ayrılır. Otizmden etkilenmiş çocukların taklit yoluyla öğrenebilmesi için, önce taklit etmeyi öğrenmesi gerekir.Normal denilen çocuklar; öğrendiği bir davranışı, başka çevrelere ve başka kişilere genelleyebilirler ama otizmli çocukların genelleme yapabilmeleri için de bir eğitimden geçmeleri gerekir.Her insanın öğrenmede güdüye ihtiyacı vardır. Güdü öğrenmede çok önemlidir. Çocuk neden- sonuç ilişkisini kuramadığından, öğrenmeyle güdülenme arasında bir ilişki kuramayacağından, bu ilişkiyi bizim ona dışardan vermemiz gerekir. Bu güdü de; bir aferin, sarılmak, sevilen bir yiyecek ya ad sevilen bir şeye sahip olmaktır. Kendimizi düşünelim, çevreden aldığımız olumlu tepkiler, yaptığımız şeylerde büyük rol oynar.Bu yöntemde:-Önce çocuğun neleri sevdiği tespit edilir.-Doğru cevap ya da doğru davranış anında ödüllendirilir.-Çocuğun ödüllendirildiği; ses tonu, mimik ve jestlerle de belirtilir. Abartılı vurgulama ve tonlamalarla bravo, aferin vs... denir. Böylece çocuk güdülenmeyi öğrenir. -Ödüller eğitimin başında bir yiyecek olabilirse, bu ödül çok sık verilir. İstenen davranış kazanılınca, somut ödül, soyut ödüle dönüştürülür.-Çocuğun öğrendiği şeyler için ödül kaldırılır.-Hayır derken sert bir ses tonu, aferin derken yumuşak bir ses tonu kullanılmalıdır.-Alıştırmalar günde 1-2 saat yapılmalıdır.-Eski öğretilenler devamlı tekrarlanmalıdır.-Verilen yiyecek ödülleri küçük parçalara bölünmelidir. Büyük parçalar olursa çocuk doyar ve öğrenmeye ilgisi azalır.-Çalışmalar arasındaki kısa aralıklarda çocuğa sevdiği şeyler yaptırılır.-Eskiler devamlı tekrarlanır.

    HANEN PROGRAMI
    Hanen programı uygulanırken izleyen aşamalara yer verilir.1.Çocuğun iletişim düzeyi belirlenir.2.Çocuğun neleri sevdiği belirlenir.3.Çocuğun neleri sevmediği belirlenir.4.Çocuğun öğrenme biçimi belirlenir. (Ezbere, görsel, dokunarak, duysal)5. Çocuk hakkında bilgiler kullanılarak amaçlar belirlenir. Amaçlar izlenerek öğretime başlanır. Bir amaç gerçekleştirildiğinde, diğer amaca geçilir.Program uygulanırken;*Amaçlara ulaşabilmek için çocuğun öğrenme tarzında yararlanılır.*Amaçlar, çocuğun iletişim tarzı üzerine temellendirilir.*Çocuğun liderliği takip edilir.*Çocuğun ilgileri, yönelimleri göz önünde bulundurulur.* Çocuğun yaptıkları, söyledikleri yorumlanır.*Çocuğun oyunlarına katılmak için fırsatlar yaratılır.Hanen programının 3 temel kuralı vardır.

    1.KURAL: Çocuğun iletişiminde lider olmasına izin verilir. Çocuk, gözlenir, beklenir, dinlenir. Çocukla yüz yüze olunur. Çocuğun ilgileri takip edilir ve ilgisini çekebilecek durumlar yaratılır. İletişim kurulurken; sıra almaya dikkat edilir, iletişimin karşılıklı olmasına dikkat edilir. Etkinliklerde çocuğun sevdiği oyuncaklar kullanılır. Günlük herhangi bir durum, sevilen bir aktiviteye dönüştürülür. Çocuğun İhtiyaçlarının önceden tahmin edilmemesi gerekir. Sosyal rutinler kullanılır.

    2.KURAL: Kullanılan dil ve davranışlar çocuğa göre düzenlenir. Ortak dikkat kurulmaya çalışılır. Çocuğun iletişimde sıra alması sağlanır. Dil, çocuğun anlayacağı şekilde uyarlanır.

    3.KURAL: İletişime dil ve deneyimler katılır.Nesneler betimlenir, isimlendirilir, mimik ve hareketler kullanılır, yavaş olunur, anahtar kelimeler abartılır. Konuşmaların konu ve içeriği çeşitlendirilir. Çocuğun oyunları zenginleştirilir.

      Forum Saati C.tesi 18 Kas. 2017, 11:29 pm