HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    Asetinlerde Kadına Saygı(kafkasya)

    Paylaş
    avatar
    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi : 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1666
    Burç Sembolü : Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş : 47
    Mesleği : Otomativ
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 1
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Bursa
    Resim Resim : ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler :
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı : 583
    Rep Puanı Rep Puanı : 81

    yok Asetinlerde Kadına Saygı(kafkasya)

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Paz 30 Ağus. 2009, 8:35 pm

    Asetinlerde Kadına Saygı





    Asetinlerde kadına büyük saygı duyulurdu ve değer verilirdi. Kadına hakaret etmek, onu aşağılamak erkek için çok büyük bir ayıp ve kusur sayılırdı. Hele hele kadını dövmek Asetin toplumunda fevkalade nadir görülen bir olaydı ve kadını döven erkek toplumda en rezil, en aşağılık erkek olarak görülür, toplumdaki değeri sıfıra inerdi. Bir Asetin atasözünde" iyi köpek bile kadına havlamaz " deniliyordu Kadının ailenin ekonomik yaşamındaki önemli yeri ve omuzundaki ağır sorumlulukları, toplum içindeki sıkışık konumu, zayıf fiziki yapısı ve hepsinden önemlisi, doğurganlığı ve insan türünün ancak onun sayesinde varlığım sürdürebildiği gerçeği, ona özel bir konum ve dokunulmazlık kazandırıyordu. Kadına yardımcı olmak, onun her türlü isteğini yerine getirmek, onu korumak her erkeğin onur borcu sayılıyordu. Bu kurala uymayan erkekler toplum nazarında mahkum edilirlerdi.
    Asetinler arasında kan davalarının en katı ve en acımasız şekilde takip edildiği eski çağlarda dahi kadınlar öldürülmezdi, kan davaları kadınları kapsamazdı, en ağır suçları işleyen ve düşmanlarınca takip edilen erkeklerin dahi eşleri, anneleri, kızkardeşleri ve kızlarının dokunulmazlıkları vardı, kimse onlara en ufak bir zarar veremezdi.
    Asetin erkeği her konuda kadınları korumak ve onlara yardımcı olmak zorunda idi. Eğer bir kadın evinin önünde odun kesiyorsa, oradan geçen herhangibir erkek ona yardım teklif etmek, kadın müsaade ederse odunları kesmek zorundaydı. Kadının yardım talebini hiçbir erkek geri çeviremezdi.
    Aile yaşamında, erkek birinci sırada idi, kadınlar erkeğe saygı gösterir. ona tabi olurlardı. Fakat özünde aile içi yönetim kadınlarda idi.
    Ailenin en yaşlı kadını olan Efsin'in ailenin hem erkek. hem de kadın üyeleri arasında büyük saygınlığı ve otoritesi vardı. Afsin bir topluluğun yanına geldiğinde orada bulunan bütün erkekler ayağa kalkarlardı. Ailenin düğün, cenaze. anma yemeği gibi törenlerinde ev sahibi ve ev sahibesi (Efsin) birlikte bulunurlardı. Efsinin (Hister Us) aile içindeki söz ve kararları herkes için bir kanun niteliğinde idi.
    Genç Asetinler yürürken kadınların yolunu kesmez, yanlarına kadın geldiğinde ayağa kalkar ve onun yanında oturmazlardı. Kadınların yanında kaba ve açık saçık ifadeler kullanılmazdı.
    Asetinlerin büyük titizlikle uydukları kurallardan biri idi kadınlara saygı. Aileye yeni katılan genç gelinler, evin tüm erkeklerinden büyük anlayış ve saygı görürlerdi.
    Erkeğin hakim olduğu ataerkil aile yapısı içinde ve ağır yaşam, doğa ve iklim şartları içinde, kadının da sorumlulukları ağırdı. Ancak erkekler onun bu durumunun bilincinde olarak. gelinin çevresinde görünmemeye. onu utandırmamaya. ona karşı kendileri ondan yaşlı olsun, genç olsun nazik ve saygılı davranmaya azami derecede dikkat ederlerdi.
    Her türlü aşırılığa ve ağız kavgasına gelinin yanında son verilirdi. Gelinin yanında yaşlılar, başkaları hakkında saygısız ve kaba ifadeler kullanmazlardı. Ge lin odaya girdiğinde odadaki ailenin yaşlı erkekleri ayağa kalkarlardı. Gelin hiç bir şey söylemeden başını hafifçe aşağı eyerek bakışlarını yere çevirir ve Öylece dururdu, bu hareket onların oturmalarını rica etmek anlamına gelirdi ve ayaktaki yaşlılar bu. sözsüz ricayı anlar ve otururlardı.
    Asetin kadınının aile içinde büyük manevi ağırlığı ve otoritesi vardı. Kadınların ağır yaşam şartlarına rağmen, Asetin erkeklerinin kadınlara karşı kaba davranışlarda bulunmaları ve şiddet kullanmaları çok nadir rastlanan olaylardı. Kadını dövmek erkek için son derece yüz kızartıcı ve utanç verici bir davranış sayılırdı. Eğer karı koca arasındaki geçimsizlik had safhaya çıkarsa, kadın babasının evine giderdi ve sonra da koca barışmak için uğraşmaya başlardı.
    Toplum içinde kadınlar erkeklerden daha çok saygı görürdü. Yaşlı bir kadın göründüğünde, tüm erkekler ona karşı olağanüstü bir saygı ve itina göstemıek zorunda idiler. Bu zorunluluk o kadından daha yaşlı olan ak sakallı ve ak saçlı erkekler için de geçerli idi. Tek başlarına yola çıkan kadınlar soyulmaktan, aşağılanmaktan korkmazlardı, onlara hiç kimse el kaldıraınazdı, aksi takdirde onları inciten kişi kendini rezil etmiş ve tüm toplumun nefret ve tepkisini kazanmış olurdu. Ayrıca ve daha önemlisi kadınlara karşı işlenen en ufak suçlar dahi suçluya karşı kadının yakını erkeklerin kan davası gütmelerine neden olurdu.
    Yalnız yola çıkan kadınlar, erkekler tarafından rahatsız edilmek bir yana, Asetin muaşeret adabına göre erkeklerin dikkat, karuma ve savunması altına alınırlardı. Bir Asetin atlısı, yaya bir kadınla karşılaştığında, onu görür görmez atındaın inmek ve o yanından geçip uzaklaşıncaya kadar beklemek, sonra tekrar atına binip yoluna devam etmek zorunda idi. Eğer atlı bu kadına yerleşim yerinden uzak bir noktada rastlamış ise, kendi yolundan dönüp, kadına onun gideceği yere kadar refakat etmek zorunda idi.
    Genç kızlar başka bir köye misafirliğe veya davet edildikleri düğüne giderlerken onlara bir grup genç atlı refakat ederdi, genç kızlar ise bir araba içinde olurlardı. Grup yolda oturan yaşlı erkeklerle karşılaştığında yaşlılar ayağa kalkarlardı, genç kızlar ise arabaları yaşlılara yaklaştığında oturdukları yerden hafifçe doğrulurlardı saygı ifadesi olarak ve yaşlılar genç kızlara teşekkür edip, iyi yolculuklar dilerler ve kafile önlerinden geçtikten sonra yerlerine otururlardı.
    Kadının Asetin toplumu içindeki saygınlık derecesi erkekten daha fazlaydı Bir kadın ve bir erkek birlikte yürürlerken kadın sağda, erkek solda olurdu. Sağ taraf,daha saygın ve onursal değeri daha fazla sayılırdı. İki erkek bir kadın yolda birlikte yürüyorsa,kadın ortada yer alırdı..Erkeklerin otoritesi, ortaya çıkan anlaşmazlıkları çözmeye yetmiyorsa, son çare olarak kadınlar yardıma koşarlardı.
    Kanlı bir çatışmada veya bir kavgada tarafları durduracak tek güç bir kadın olurdu. Kadın kanlı bir kavgaya çığlık atarak ve dağınık saçlarıyla müdahele ettiğinde ve başörtüsünü aralarına attığında, kavga edenler kılıç ve kamalarını kınlarına sokup dağılırlardı. Kavga edenler ne kadar kızgın, öfkeli, azgın, sarhoş, kendinden geçmiş olursa olsunlar, kadının ortaya çıkmasıyla kendilerine hakim olurlar ve kavgaya son verirlerdi.
    Asetin ailesinde en yaşlı kadın Efsin, aile reisi erkek Hitsau ile eşit bir pozisyona sahipti. Afsin ile danışmak, öğüdünü almak için ailenin istisnasız bütün üyeleri koşardı ve onun öğütlelini dinlerlerdi. Asetin köylerinde, ak saçlı, aksakallı erkeklerin dahi danışmak ve öğüt almak için başvurdukları bilge ve engin hayat tecrübesine sahip kadınlar az değildi. Bu nitelikteki kadınların sözleri, düşünceleri ve öğütleri toplum tarafından dikkate alınmamazlık edilemezdi, önemli toplumsal sorunların çözümüne
    çalışılırken.
    Her Asetin soyunun içinde, yaşlı, saygın, bilge, otoriter bir veya birkaç kadın olurdu. Soyun mensupları, özellikle kadınlar ve gençler her sosyalmeselelerini ona danışırlar, onun tavsiyeleli doğrultusunda hareket ederlerdi. Düğünlerde, davetlerde, geçmişleri aruna törenlerinde yemek hazırlıkları onların nezaretinde yapılırdı. Bu otoliter, saygın, bilge kadınlar, soy içinde ve soylar arası pek çok anlaşmazlığın, kan davaları dahil, çözülmesinde, tatlıya bağlanmasında söz sahibi idiler ve çoğunlukla son sözü söylerlerdi. Oğlu öldürülmüş olan anne, oğlunun katilinin üzerine baş örtüsünü örttüğünde kan davası sona erer ve katili öldürmek için takip eden maktülün yakınları, yani o kadının eşi ve oğulları takiplerini sona erdirirlerdi. Bu hareketi ile maktülün annesi katili affetıniş olurdu.
    Köylerde öylesine saygın ve bilge yaşlı kadınlar vardı ki, toplumsal ziyafetler ve büyük bayramlar ve ailevi törenler sırasında (bazen sadece erkeklerin katıldığı) özellikle davet edilirlerdi, ilk tostu söylemeleri, öğütler vermeleri ve güzel dileklerde bulunmaları için. Bu kadınlar davet edildikleri yere geldiklerinde, ondan yaşlı erkekler de dahil herkes ayağa kalkardı ve söyledikleri can kulağı ile dinlenirdi. Köy kadınları bu bilge kadınlar tarafından kınanmaktan ve ayıplanmaktan şiddetle çekinir ve davranışlarında çok dikkatli olurlardı. Bu bilge kadınların görüldüğü yerden, köyün dedikoducu kadınları hemen uzaklaşırdı.

    Asetin kadınının geçmişte toplumdaki yeri iki yönlü (iki nitelikli) idi. Bir yandan hukuki haklardan yoksunluk, diğer yandan yüksek otorite, büyük manevi ağırlık ve saygınlık. Ailede ve toplumda çelişkili gibi görünen bu iki niteliklilik tarihi faktörlere bağlanıyor ve şöyle izah ediliyor; Asetinlerde eski çağlarda uzun dönem Anaerkil Aile Düzeni hakim olmuş ve ailede ve toplumda kadınlar en yüksek kademede bulunmuşlardı. Ancak o çağ geride kalmış ve Ataerkil Aile ve Soy Düzeni hakimiyetini kabul ettirmiştir. Ancak, Anaerkil Aile Düzeninin uygulama ve kurallarının bir kısmı bölük pörçük parçacıklar halinde günümüze kadar Asetin toplumunda yaşama imkanı bulmuştur. Ayrıca kadının toplum saygısını kazanmasında ve üst düzeyde tutulmasındaki bir neden de. dağlı ailsinin ekonomik faaliyetlerindeki yeri ve önemi idi. Asetin ekonomik faaliyetlerinin yapısı kadını da içine alıyordu ve onun bu faaliyetlerdeki rolü ve emeğinin önemi, ona otorite, saygınlık, ağırlık ve nüfuz kazandırıyordu.
    İki nitelikli konumun ikinci yönü olan hukuki haklardan yoksunluğun nedeninin ise, Ataerkil Aile, Soy ve Toplum Düzenindeki erkeğin hakimiyeti gerçeği olduğu ortadaydı. Bu durum Sovyet İktidarı döneminde ortadan kaldırıldı ve hukuken kadın erkek eşitliği sağlandı.
    Tarih öncesi çağlarda, toplumlarda kadın ile erkek arasında bir denge vardı, mutlak erkek hakimiyeti yoktu. Zamanla durum erkek lehine, kadın aleyhine değişti ve erkek egemenliği öne çıktı. Eski çağlarda kadının manevi gücü, doğurganlığı ve bedeninde başka bir canlıya, yavrusuna hayat verebilme niteliği kutsal sayılıyordu ve bu nitelikler ona toplumda özel bir saygınlık ve yer kazandırıyordu. O çağlarda kadının toplumdaki yeri erkekten daha öndeydi. Ama, zamanla erkek egemenliği Dünyaya hakim oldu ve kadın ikinci planda kaldı.,


    kaynak:abhazya ve asetinler

      Forum Saati Salı 21 Kas. 2017, 3:53 pm