HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    Gıda İntoleransı Nedir?

    Paylaş

    Herkonu Forum Sitesi
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 26/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1543
    Burç Sembolü : Burcunuzun Sembolü Lütfen
    Medeni Durumu : Evli
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Söylemediğin sözün hakimi,
    söylediğin sözün mahkumusun.
    ________________________

    Alim konuşuyorsa ; Bilirim susmasını ,
    Zalim konuşuyorsa ; Bilirim susmamasını !
    Cahil konuşuyorsa ; Bilirim susturmasını ,
    Bilmediğim konuda ; Bilirim konuşmamasını..
    _______________________

    Körden DeğiL!! Nankörden,
    YüzSüzden DeğiL!! 2 YüzLüden,
    Tipi Bozuk OLandan DeğiL!! Sütü Bozuk OLandan Kork...
    _______________________

    Ne kimseyi bir Hırs UğRuna Satarım..
    Ne de Kimseye yaLakaLık Yaparım..
    Ben Sadece,
    Bendeki doğruLarı Yaşarım..!.
    Site Puanı Site Puanı : 1337
    Rep Puanı Rep Puanı : 32

    herkonu7 Gıda İntoleransı Nedir?

    Mesaj tarafından Herkonu Forum Sitesi Bir Ptsi 12 Tem. 2010, 8:59 am


    Gıda İntoleransı Nedir?

    Yediğimiz ve sağlıklı olduğunu düşündüğümüz birçok besin, vücudumuzda olumsuz etkiler yaratıyor olabilir. Örneğin çok sağlıklı olduğunu düşündüğümüz bir yumurta eğer vücudumuz tarafından sindirilemiyor ise, vücudumuz bu yumurtanın içindeki proteinlere karşı tepki vermeye başlar. Bu olumsuz etki "Gıda İntoleransı" olarak adlandırılır ve vücutta kilo almadan, birçok kronik rahatsızlığa kadar olumsuz etkilere yol açar.


    Gıda intoleransı nasıl oluşur?

    Besinlerin yenmesi ve vücudumuzdan atılmaları arasındaki süreçte besinler sürekli bir parçalanmadan geçerler.

    İlk olarak ağızda parçalanmaya başlayan besinler, daha sonra mide asitleri ve hareketleri ile belli bir kıvama gelir ve bağırsağa geçerler.

    Bağırsaktaki çeşitli enzimlerin etkisiyle bu besinler en küçük parçalara kadar ayrıştırılırlar.

    Besinlerdeki proteinler, bu ayrışma esnasında daha küçük parçalara, yani amino asitlere bölünür ve kana karışarak vücutta gerekli yerlerde kullanılmak üzere yolculuklarına devam ederler.


    Bazı proteinler amino aside parçalanamazsa ne olur?

    Vücudumuzda çeşitli enzimlerin olmayışı, bağırsak florasında bozukluklar veya geçici bağırsak sendromu gibi hastalıklar, besinlerin bagırsakta düzgün aminoasitleri oluşturacak şekilde parçalanmasını engeller ve gıdalar kana parçalanamadan geçerler. Savunma sistemi bunlara yabancı bir madde gibi muamele yapar ve aynı bir bakteriye veya virüse saldırdığı gibi savunma sistemini harekete geçirir.

    Bu saldırının neticesinde vücutta enflamasyonlar oluşur ve yan etkiler belirmeye başlar. Yükselen CRP değerleri en başta halsizlik, metabolizma yavaşlaması, bağırsak problemleri gibi semptomlara yol açar. Hastanın aynı gıdayı, farkında olmadan düzenli tüketmesi durumunda daha birçok kronik hastalık gelişmeye başlar.


    Gıda İntoleransı Gıda Alerjisinden Farklıdır

    Gıda İntoleransı gıda alerjisi ile karıştırılmamalıdır. Gıda alerjisi az kişide görülür ve kısa bir vakitte öldürücü etkilere kadar varan sonuçlar doğurabilir. Örneğin fındığa veya deniz mahsullerine Gıda Alerjileri olan kişiler 1 saatten az zamanda anaflaktik şoka girerek nefes bile alamaz hale gelebilirler.

    Gıda İntoleransında ise yediğimiz yiyeceklerin olumsuz etkisi 3-24 saat arasında çıkmaya başlar. Normal beslenen bir insan, 24 saat içinde birçok yiyecek yediği için, yaşadığı sorunun gıdadan olduğunu bilse bile hangi gıdadan olduğunu tespit etmesi çok zordur.

    Örneğin sabah çikolata yemiş ve sonra geceye kadar 2 öğün yemek yemiş biri, gece yatmadan ortaya çıkacak bir bağırsak sorununun sabah yemiş olduğu çikolatanın içindeki süte bağlayamaz. Gıda intoleransınızın olması, belirli gıda bileşenlerine karşı vucudunuzda ters bir reaksiyon olusacağı anlamına gelir. Bu durum, bağışıklık sistemi ile ilintili değildir. Bu bağlamda gıda alerjisinden çok farklıdır.


    Gıda İntoleransı Tahmin Edilenden Daha yaygın bir hastalıktır.

    Dünya Sağlık Örgütüne göre dünya nüfusunun yarısında Gıda İntoleransı bulunuyor. 1 milyar kişide tanısı konmuş Gıda İntoleransı vardır ve WHO, bu rakamın 2015'te 2,5 milyara ulaşacağını öngörmektedir. (WHO, JUNE 2006)

    Gıda İntoleransı, Şişmanlık, Kilo verememe, Migren, Akne, Nedeni bilinmeyen ödem, Gaz, Şişkinlik, Kronik yorgunluk, Kabızlık, Cilt problemleri (örn. sivilceler, kaşıntı nörodermatit, kronik egzama vs.), Romatizmal hastalıklar, Astım, İshal , Mide krampları, Depresyon, Uyku bozuklukları, Baş ağrısı, Solunum yolu hastalıkları, Kronik Farenjit, Sürekli nezle olma, Ağızda yaralar, Epigastrik Ağrılar, Crohn hastalığı, İrritabl Bağırsak Sendromu, Sık gribe yakalanma, Kronik burun akıntısı, OSB (Otistik Spektrum Bozukluğu), Sedef hastalığı, Nörodermatit, Ürtiker... gibi birçok hastalığa yol açabilir.

    21. yüzyılda yapılan bilimsel araştırmalar göstermiştir ki eskiden sebebi bilinmeyen ve tedavisi olmayan birçok hastalığın temelinde Gıda İntoleransı yatmaktadır.

    İngiltere’de 2009’un sonunda dünyanın alerji araştırmaları konusunun iki lideri,York Üniversitesi ve Yorktest tarafından yayınlanan araştırma, yediğimiz gıdalar ile kronik rahatsızlıklar arasındaki bağlantıyı açıkça ortaya koymaktadır. Yeni bulgular; nüfusun %45’lik bölümünü oluşturan , irritabl bağırsak sendromu, romatizma, sedef gibi teşhisi konmuş hastalıklar için bir umut oluşturmuştur.


    İyileşme oranları

    York Üniversitesi tarafından yapılan bu heyecan verici araştırma 5000 hastanın katılımıyla gerçekleşti. Araştırmaya katılan hastalara ilk olarak "York Testi" uygulandı. Hastalar, York Testi sonucunda IgG antikorları üzerinden tespit edilen problemli gıdaları hastalar beslenmelerinden çıkardılar. Bu hastalardan %75’i 3 hafta içinde ciddi oranda iyileşme gösterdiler.

    İyileşme gösteren hastalıkların bazılarının oranı şu şekilde oldu:
    Gaz ve şişkinlik şikayetleri (91%)
    Mide Sorunları (90%)
    Genel ağrılar (88%)
    Kolit (88%)
    Kronik Yorgunluk (87%)
    Ürtiker, Kaşıntı (84%)
    Romatizma (74%)
    Bu istatistikler şu gerçeği açıkça ortaya koymuştur ki, yediğimiz ve masum zannettiğimiz bir gıda, yıllarca bize büyük rahatsızlıklar yaşatmış olabilir.

    Gıda intoleransını daha iyi anlamak için Susan’ın gerçek hikayesine bir göz atalım:

    SUSAN'IN HİKAYESİ

    Susan sağlıklı bir çocukluk geçirmişti. Çocukluğunda nezle, grip gibi hastalıklara bile pek yakalanmamıştı. 21 yaşında seyahatleri esnasında barsak problemleri yaşamaya başladı. Uzun bir süre diare sorunları yaşadı. Bu sorun bir süre sonra azalsa da barsak problemleri hiçbir zaman tam anlamı ile bitmedi. Bağırsaklarındaki bu sorun onu en olmadık zamanlarda zor durumda bırakmaya başladı. Yıllar geçtikçe bu problemler de büyüdü. Zamanla barsak alt kısmındaki ağrı giderek arttı. Doktoru ile en son konuştuğunda kendisine İrritabl barsak Sendromu teşhisi kondu ve psikolojik olarak gergin olmaması tavsiyesinde bulundu.

    Susan barsak problemleri yanında yıllarca baş ağrısı şikayetleri ile de mücadele etti. Baş ağrısı şikayetleri başladığı ilk dönemlerde aspirin gibi ağrı kesicilerle bu ağrıları kesebiliyordu. Fakat 28. doğum gününden sonra, başının sol tarafında ilginç bir ağrı başladı, kullandığı ilaçlar ağrı üzerinde etkili olmadığı gibi ağrısı giderek arttı ve mide bulantısı da yapmaya başladı. Susan artık zamanının çoğunu yatakta geçirmeye başlamıştı, güneş ışığı bile gözlerine dokunuyordu. Bu ataklar düzenli aralıklarla olmaya başlayınca Susan doktoruna tekrar gitti. Bu kez doktoru kendisine Migren teşhisi koydu. Bunun sebebinin belli olmadığını, psikolojik olduğunu söyledi. Tabii ki bu arada barsak problemleri de devam ediyordu.

    Sonraki yıllarda Susan, alkol, çikolata gibi migren ataklarını arttırdığı bilinen birçok gıdayı tüketmedi. Buna rağmen migren ataklarının sıklığı çok artmıştı. Artık kendisini özellikle sabahları son derece yorgun hissediyordu. Kırılganlaşmış ve hassaslaşmış, eskisine göre daha asabi olmuştu. Bu problemlerin üzerine bir de dizlerinde ağrılar başladı. Bu ağrılar giderek arttı. Yaşı 34’e geldiğinde artık merdiven çıkarken dizlerindeki ağrılar rahatsızlık veriyordu. Sağlık için yaptığı yürüyüşü yapamıyor ve bisiklete binemiyordu. Bu ağrılar diğer eklemlerine de sıçradı. Artık hayatının büyük bir kısmında kendini yorgun hissediyordu.

    Susan eskiden doktoru bu sorunları psikolojik sebeplere bağladığı zaman, doktoruna güvenmişti, ancak zamanla bu teşhisi de sorgulamaya başladı. Şu an evliydi. Güzel ve sevdiği bir işi vardı. Hayatının birçok döneminden daha rahat ve mutlu bir hayatı vardı. Bir psikolojik sorunu olmadığına göre bu sağlık problemleri neden giderek artıyordu? Doktoru kendisine yeniden bir check-up yaptı. Görünürde hiçbir problem yoktu. Söylediği her zamanki gibi sinirsel olduğuydu.

    Susan, birkaç ay sonra gazetede "Gıda İntoleransları" ile ilgili bir yazı okudu. Bu yazıda kendi problemlerine benzeyen sorunlardan bahsediyordu. Doktoruna bu konuyu danıştığında, doktorunun bu kavrama son derece ilgisiz olduğunu gördü ve doktoru besinlerden dolayı böyle sorunlar olmayacağını söyledi. Gelecek yıl problemleri daha da arttı.

    Susan’ın eski doktoru emekli olmuştu. Yerine genç bir doktor geldi. Susan bu doktor’la yaptığı görüşmede sorunlarını anlattı. Doktoru konu ile çok ilgilenmişti. Bu sorunların, Susan’ın aldığı gıdalar ile ilişkili olan "Gıda İntoleransının" sebep olma ihtimalinin son derece yüksek olduğunu söyledi. Yeni doktoru, Susan’a eski yediği gıdaları başka gıdalarla değiştirmesini tavsiye etti. Susan pazartesi hemen yeni diyetine başladı. Ancak Salı günü kendini çok hasta hissetmeye başladı. Yorgunluğu çok artmıştı ve migren ağrıları çok şiddetliydi.

    Ancak 2-3 gün sonra giderek kendini daha iyi hissetmeye başladı. Cumartesi alarm bile çalmadan yataktan kalktı. Normalde çok yorgun ve uyanamayan biri için bu çok önemliydi. Yataktan kalkarken dizlerinde eskisi kadar ağrı olmadığını hissetti. Merdivenlerden eskisi gibi koşarak inebiliyordu.

    Sonraki günlerde kendini her gün daha iyi hissetmeye başladı. Artık yorgun hissetmiyordu. Zihni çok açıktı. Migren ve baş ağrısı tamamen geçmişti. Sonraki birkaç gün içinde ise tamamen iyileştiğini farketti. Susan doktoruna tekrar gittiği zaman nasıl iyi hissettiğini anlatamıyordu. Öyle ki sadece ağrıları değil; eskiden gösterdiği alınganlık gibi birçok özelliği bile değişmişti.
    SUSAN'IN HAYATINDAKİ TÜM PROBLEMLERİN SEBEBİ İSE ŞUYDU: İNEK SÜTÜ

      Forum Saati Paz 04 Ara. 2016, 8:08 am