HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    Duygusal Özellikleri

    Paylaş
    avatar
    Herkonu Forum Sitesi
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 26/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1543
    Burç Sembolü : Burcunuzun Sembolü Lütfen
    Medeni Durumu : Evli
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Söylemediğin sözün hakimi,
    söylediğin sözün mahkumusun.
    ________________________

    Alim konuşuyorsa ; Bilirim susmasını ,
    Zalim konuşuyorsa ; Bilirim susmamasını !
    Cahil konuşuyorsa ; Bilirim susturmasını ,
    Bilmediğim konuda ; Bilirim konuşmamasını..
    _______________________

    Körden DeğiL!! Nankörden,
    YüzSüzden DeğiL!! 2 YüzLüden,
    Tipi Bozuk OLandan DeğiL!! Sütü Bozuk OLandan Kork...
    _______________________

    Ne kimseyi bir Hırs UğRuna Satarım..
    Ne de Kimseye yaLakaLık Yaparım..
    Ben Sadece,
    Bendeki doğruLarı Yaşarım..!.
    Site Puanı Site Puanı : 1337
    Rep Puanı Rep Puanı : 32

    yok Duygusal Özellikleri

    Mesaj tarafından Herkonu Forum Sitesi Bir Perş. 30 Eyl. 2010, 6:57 am



    Nedensiz Ağlama ve Gülme

    Çocuk, ağlamasını gerektirecek bir sebep olmaksızın ağlayabilir. Kimi çocuk ise, durduk yerde tebessüm edebilir veya kahkahalarla gülebilir. Örneğin, Buse çoğu defa nedensiz olarak ağlamaya başlar ve ağlaması gözyaşları eşliğinde saatlerce sürer. Bazen birinin yüzüne bakarak gülümser. Nedensiz gülme ve ağlamaların, çocukların bulundukları durumu ve ortamı değerlendiremediklerinden kaynakladığı tahmin edilmektedir.

    Hafif olan otistik çocukların birçoğu, zaman kavramını değerlendiremediklerinden dolayı gülünmesi veya ağlanması gereken bir olayı çok sonradan hatırlayarak gülebilir veya ağlayabilir. Örneğin, Cem sınıf içinde nedensiz olarak ağlamaya başlar. “Niçin ağlıyorsun?” diye sorulduğunda şu yanıtı verir: “Annem çikolata almadı.” Caner ise, sık sık nedensiz güler, bazen o kadar çok güler ki, yerlere yatar. Niçin güldüğü sorulduğunda, önceden yaşadığı bir olayı anlatarak, gülme nedenini buna bağlar. Kimi çocuk ise, yere düştüğünde acı hissetmemiş gibi görünür; ama belli bir süre sonra ağlamaya başlar.

    Korkuları

    Asıl korkulması gereken tehlikelerden korkmazlar; ama korkulmaması gereken birçok durum veya nesneden korkarlar. Yükseklik, ateş ve trafik gibi gerçek tehlikelere karşı korku duymazlar. Örneğin, yüksek binaların pencere kenarlarında gezerler, pencereden vücutlarını sarkıtırlar, gelen arabalara aldırmadan yola girerler, yanan sobaya dokunurlar, ocak üzerindeki kaynar suyu alırlar vb.

    Kimi çocuk kuş, kedi, köpek ve diğer hayvanlardan korkar, kimi çocuk ise karanlıktan, odasında yalnız kalmaktan, merdivenden inmekten ve salıncaktan korkar. Birçok otistik çocukta da tutarsız korkular oluşur. Örneğin, Öznur büyük bir heyecanla izlediği reklamı, başka bir gün korkuyla izler; hatta izlememek için oradan uzaklaşır. Buse, her gün yürüdüğü yolda bazen yürümek istemez, zorlandığında ise, kormuş gibi tepkiler verir.

    Otistik çocukların korkuları yaş ilerlemesiyle birlikte değişiklik gösterir; bazı korkular yok olurken, bazı korkuların yerini de başka korkular alır. Tehlikelere karşı zamanla duyarlı olmaya başlarlar.

    İlgiye Karşı Tepkileri

    Otistik çocuklar ilgiye karşı genelde tepkisizdir. Kucağa alındığında veya başı okşandığında hiçbir şey olmamış gibi davranır. Kimi çocuk ilgiyi şiddetle reddederken, kimi de ilgiden hoşlanır. Kucağa alındığında veya dokunulduğunda şiddetle karşı çıkan çocuklar olduğu gibi, bu durumdan memnun olduğunu belirten çocuklar da vardır. Bazıları özellikle ilgi çekmek için çeşitli yollara başvurur. Bazı çocuklar belli bir yaşa kadar ilgiden kaçarken, daha sonra ilgiden hoşlanabilirler. Örneğin, Cem eğitime başladığı ilk üç ay içerisinde ilgiden nefret ederdi. Kimse ona dokunmaya cesaret edemezdi. Biri dokunduğunda iğne batmış gibi çığlık atar ve saldırgan davranışlarda bulunurdu; fakat sonradan eğitimcilerine sokulmaya başladı. Hatta eğitimcilerin yanına giderek başını göğüslerine yaslayıp, “Beni sev” diyordu.

    Aile Bireylerine Karşı İlgileri

    Genellikle anneye ve ailenin diğer üyelerine duygusal bir bağlılık görülmez. Çocuğun aile bireylerine olan yakınlığı bir çeşit alışkanlıktan ileri gelmektedir. Normal bir çocuk, annesine veya kardeşlerine dışardan gelen bir saldırıya karşı savunmaya geçer, otistik çocuklarda böyle bir durum görülmez. Normal çocuk, dış bireylere karşı bencil davranışlar gösterirken, aile içinde genellikle paylaşımcıdır. Otistik çocukta böyle bir paylaşımcılık görülmez. Kendisine ait bir şeyi aile bireylerinden birine vermek ile, bunu herhangi bir yabancıya vermek arasında fark yoktur.

    Hafif düzeyde olan otistik çocuklar evlerini ve aile bireylerini tanır; genellikle evinin yolunu bulur ve dış ortamlarda yanında bulunan aile bireyinden uzaklaşmaz. Ancak ağır düzeyde olan otistik çocuklar aile bireylerini tanımaz veya aile bireyi onlar için bir anlam ifade etmez. Dış ortamda serbest bırakıldığında başını alıp gidebilir, evin yolunu bilmez, daha doğrusu kendi evi onun için özel bir konuma sahip değildir. Bu düzeyde olan çocuklar, çoğu zaman kaybolurlar.

    KAYNAK: Çetin ÖZBEY, Otizm ve Otistik Çocukların Eğitimi

      Forum Saati Perş. 27 Tem. 2017, 2:40 am