HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    Taçsız Sultan Anne

    Paylaş
    avatar
    Herkonu Forum Sitesi
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 26/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1543
    Burç Sembolü : Burcunuzun Sembolü Lütfen
    Medeni Durumu : Evli
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Söylemediğin sözün hakimi,
    söylediğin sözün mahkumusun.
    ________________________

    Alim konuşuyorsa ; Bilirim susmasını ,
    Zalim konuşuyorsa ; Bilirim susmamasını !
    Cahil konuşuyorsa ; Bilirim susturmasını ,
    Bilmediğim konuda ; Bilirim konuşmamasını..
    _______________________

    Körden DeğiL!! Nankörden,
    YüzSüzden DeğiL!! 2 YüzLüden,
    Tipi Bozuk OLandan DeğiL!! Sütü Bozuk OLandan Kork...
    _______________________

    Ne kimseyi bir Hırs UğRuna Satarım..
    Ne de Kimseye yaLakaLık Yaparım..
    Ben Sadece,
    Bendeki doğruLarı Yaşarım..!.
    Site Puanı Site Puanı : 1337
    Rep Puanı Rep Puanı : 32

    herkonu12 Taçsız Sultan Anne

    Mesaj tarafından Herkonu Forum Sitesi Bir Paz 03 Ekim 2010, 1:21 pm



    Anne, çocuğun dış dünyaya açılan ilk penceresidir. Daha anne karnındayken anne-çocuk etkileşimi başlar. Bu dönemde anne adaylarının travmatik olaylar yaşamaması, sakin bir hamilelik dönemi geçirmesi, doğacak çocuğun ruhsal ve fiziksel sağlığı bakımdan son derece önemlidir. Bu dönemde anne karnındaki bebeğe karşı sevgisini karnına dokunarak, onunla konuşarak gösterebilir.

    Çocuk yeni doğduğunda anne kendini güçsüz ve çaresiz hissedebilir. Annenin çevresindeki insanlardan ev işlerinde yardım görmesi bebeğiyle daha rahat ilgilenebilmesi için büyük bir fırsattır. Çocuk ağladığı zaman ihtiyacını gidermek çocukta güven duygusunun artmasına neden olur. Ancak burada da ölçüyü kaçırmamak gerekir. Çocuğun en ufak bir nazlanmasında kucağımıza alırsak onu bu ilgiye alıştırmış oluruz. Böylece çocuk ihtiyacının dışında sadece ilgi amaçlı ağlamalarda bulunur, bunun sonucunda başka hiçbir şey yapamaz hale geliriz. Duyarlı olan her anne çocuğunun ağlama şeklinden ağlama sebebini zamanla anlayabilme becerisini de geliştirmiş olacaktır. Acıkınca, hasta olunca, altı kirlendiğinde farklı tepkiler gösteren çocuğun bu ihtiyaçlarının giderilmesi ise asla ertelenmemelidir. Demek ki, ölçü ne çok erken, ne çok geç müdahale etmek olmalıdır. Bebeklik sürecinde çocuğun bağlandığı bir kişi (genellikle anne) ve yakınındaki kişilerle ilişkilerinin şekli (sevgi, ihtiyaçlarının zamanında anlaşılıp uygun yollarla giderilmesi, sıcak dokunuşlar, ses tonu ya da yemek, dokunma gibi temel ihtiyaçlarının giderilmemesi, kaba davranışlar, fiziksel ya da duygusal istismar) hayat boyu sosyal ilişkileri şekillendirecek yeteneklerinin gelişmesinde etkili olur. Kişinin kendine güveni, diğer insanlara bağlanma, güvenebilme, ilişki kurabilme yetenekleri, başkalarıyla uyumlu olabilme kapasitesi bu etkileşimlerle şekillenerek gelişir.

    Annenin çocuğuna verebileceği en anlamlı hediye sevgisiyle yoğrulmuş anne sütüdür. Yüce kitabımızın gösterdiği hakikatleri yeni keşfetmiş olan Dünya Sağlık Örgütü, bugün annelere çocuklarını iki yaşına kadar emzirmelerini tavsiye ediyor. Bebekler 2 yaşına kadar ihtiyaç hissettikleri besinin % 30’unu anne sütünden alırlar. Emzirme süresi ne kadar uzarsa bağırsak hastalıkları, şeker hastalığı hatta şizofreniye yakalanma o kadar az oluyor. Anne sütü çok ciddi bir immün moderatör yani bağışıklık sistemini düzenleyici ve güçlendirici bir faktördür. Anne sütünün anneye de fayda sağladığı, kemik erimesi, rahim ve meme kanseri riskini azalttığı tıp otoritelerince ispatlanmıştır.

    Emzirmek, bebeğin ve annenin duygusal bir ihtiyacını karşılar: Bebekler dokunulmaktan ve kucaklanılmaktan hoşlanırlar. Çok sayıda araştırma, kucağa alınmayan ve bedensel temastan yoksun kalan prematüre bebeklerin ölme ihtimallerinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Emzirme eylemi esnasında annesiyle yakın bedensel temasta olmak, bebeğin bu önemli ihtiyacını karşılamak açısından çok önemlidir. Emzirme, annenin çocuğa yakından bağlanmasına vesile olur. Hatta emziren anneler çocuklarının acıktıklarını bile hissederler. Emzirmek için vakit gerektiğinden anne bu esnada bebeğini okşamak için fırsat yakalamış olur. Tabi bu sırada rahat ve stressiz olmak da önemlidir. Biberonla besleme yöntemini kullansanız bile bebeğinizle bedensel teması ihmal etmemelisiniz. Çocuğunuzun daha yüksek zekâlı, sosyal bir çocuk olmasını istiyorsanız emzirmelisiniz.

    Çocuk yetiştirirken ona birçok şeyi şartlı olarak verebilirsiniz lâkin sevginizi kayıtsız şartsız vermelisiniz. Çocuğunuzun size en çok ihtiyaç duyduğu dönem sizin onun sevgiyi hak etmediğini düşündüğünüz anlardır. Bu yüzden sabırlı olup, onunla söz dalaşına girmeyin. Kurallar her evde olmalıdır. Ancak kuralların açıklanış şekli zorbalıktan uzak demokratik yaklaşımlar şeklinde olmalıdır. Anne çocuğunu eleştirmemelidir, eleştirirse aradaki sevgi bağlarına da zarar vermiş olacaktır. Anneler çocuklarını yetiştirirken gelişim evrelerini iyi bilmeli, çocukta normal ve anormal davranış nerede başlar bunu öğrenmelidirler. Bir annenin çocuğunun hangi yaşta neler yapabileceğini bilmesi büyük önem taşır. Çocuktaki herhangi bir gelişim geriliği veya başka bir durumda anne, erken teşhise yardımcı olur. Anne çocuğunun özelliklerini de iyi tanımalı, çocuğunu yeteneği olduğu alanda geliştirmeli yeteneği olmadığı alanlarda da desteklemelidir. Asla çocuklarını kardeşleriyle ya da çevredeki diğer çocuklarla kıyaslamamalı, herkesin yeteneklerinin farklı olduğunu hatırdan çıkarmamalıdır.

    Olumlu davranışları yerleştirmenin temel şartı çocuğa iyi örnek olmaktır. Yalan söylemesini istemediğimiz çocuk hiçbir şekilde bizim yalan söylediğimize şahit olmamalıdır. Aksi halde nasihatlerimiz asla tesir etmez. Çocuğumuzla etkileşimimizde herkesin artık çok iyi bildiğini düşündüğüm iletişim engellerine takılmadan ben dilini kullanarak iletişim kurmamız en sağlıklı yoldur. Çocuklarımıza psikolojik baskı, duygu sömürüsü yapmayalım. Onların sağlıklı insanlar olmasını istiyorsak bu altın kaidelere uyalım. Çünkü çocuğun ilk öğretmeni annesidir. Çocuk anne sayesinde dış dünya hakkında fikir edinir. Bu yüzden annenin doğru yaklaşım şekillerini bilmesi önem arz eder. Yanlış olan yaklaşımların yerine yapmamız gereken ilk şey çocuğumuz kaç yaşında olursa olsun ona zaman ayırıp dertlerini dinlemek olmalıdır. Bazen sadece dinlemek bile çocuğun rahatlamasına ve çözümü kendisinin bulmasına neden olabilir. Dinleme yorumsuz ve tüm dikkatimizi çocuğumuza vererek olmalıdır. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ne derse desin aşırı tepkilerden şiddetle uzak durmamızdır.

    Bir diğer sağlıklı yaklaşım tarzı “ben” iletileri göndermektir. Diyelim ki dışarı çıkıyor ve montunu giymiyor. Bu durumda ”Montunu giymediğin için üşütüp hasta olacağından dolayı endişeleniyorum” şeklinde bir yaklaşımımız ben iletisi içerdiğinden ötürü sağlıklı bir yaklaşımdır. İletişim engellerini kullanmak kolay yoldur sen iletisi kullanmamız ya da onu dinlememiz davranış değişikliğine neden olmayabilir. Ama çocuğumuza değer verdiğimizi onun anlamasını sağlar. Eve geç kaldığı zaman azarlamak yerine “Senin için çok endişelendim ya da seni çok merak ettim” dersek daha doğru bir yaklaşım sergilemiş oluruz. Anne-çocuk arası çatışma olmamasını beklemek hayaldir. Zaten tartışmasız ev sağlıklı bir ev demek değildir. Önemli olan tartışmayı uzlaşmayla sonuçlanır şekilde sürdürmektir.

    Anne-babaların dikkat etmesi gereken diğer önemli bir konu da, eşler arasındaki iletişim, uyum ve problem çözme yöntemlerinin çocukları etkilediğidir. Bu nedenle sadece çocuklarla değil, eşler de kendi aralarında etkili iletişim yollarını kullanmalıdırlar. Böylelikle hem kendi aralarında uyum, hem de aile ortamında uyum ve rahatı sağlayacaklardır. Unutulmamalıdır ki, çocukların sağlıklı ve mutlu olmaları aile ortamına bağlıdır. Aileler bu konuda yazılmış kitapları okumalı, özümseyerek kendi çocuğuna aktarmalıdırlar. Özümsemek gereklidir, çünkü her çocuk özeldir. Kurallar her çocuğa göre ufak tefek değiştirmelerle uygulanabilir. Bu yüzden annelik özel bir beceri ister. Etkili iletişim becerileri hakkında daha fazla bilgi almak ve bu becerileri geliştirmek isteyen anne-babalar, bu konuda yazılmış olan kitaplardan faydalanabilirler. Ayrıca, bu konuda açılan anne eğitimi kurslarına, okullarda bulunan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servislerine, Rehberlik Araştırma Merkezlerine, üniversitelerin çocuk ve ergen psikiyatri kliniklerine, özel merkezlere veya Sivil Toplum Örgütlerine (Türk Psikologlar Derneği gibi) başvurabilirler.

    Betül Artış / Psikolog

      Forum Saati Cuma 22 Eyl. 2017, 11:31 am