HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    ŞİZOFREN HASTALARININ AİLELERİNİN TUTUMU

    Paylaş

    kartanesi74
    Yetişkin
    Yetişkin

    Kayıt tarihi : 27/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 193
    Burç Sembolü : Balık / 20 Şubat -  20 Mart
    Yaş : 46
    Mesleği : Evhanımı
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 3
    Eğitim Durumu : Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke : istanbul
    Resim Resim :
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Site Puanı Site Puanı : 5
    Rep Puanı Rep Puanı : 4

    yok ŞİZOFREN HASTALARININ AİLELERİNİN TUTUMU

    Mesaj tarafından kartanesi74 Bir Paz 09 Mart 2008, 11:26 am

    ŞİZOFREN HASTALARININ AİLELERİNİN TUTUMU

    Ailelerin Psikotik Hastalığı Olan Yakınlarıyla İletişimde Dikkat Etmeleri Gereken Noktalar:

    Psikotik hastalık ; bir insanın hissetme, bağlantıya geçme, davranma yeteneklerine zarar vermesine rağmen genellikle hastanın temel doğasına zarar vermez. Önceden sevilen ya da sevilmeyen şeyler değişmez.
    Bir şizofreni hastasından ne beklenebilir?
    Hasta yakını olarak yanlış umutlardan kaçınmalıyız!
    Gerçekdışı beklentilerin hem bize hem hastamıza zararı olur.
    Hastaneden yeni çıkmış birine basit ev işleri dahi ağır gelebilir , fakat bu kendine ait işleri yapamayacağı anlamına gelmez.
    Yakınımız okula, işe gidebilir mi?
    Bu konuda üzerinde bir baskı hissetmezse gitmesi daha kolay olacaktır.
    İşlev düzeyinin artması zamana bağlıdır.
    Kendisi için ,kendi bakımı ve sahip oldukları şeyler için sorumluluk almaya cesaretlendirilebilir.
    Hasta olan yakınlarının üstüne duygusal olarak fazla düşen ailelerde hastalığın alevlenme olasılığı daha yüksek bulunmuştur.

    Aşırı duygusal ilginin biçimleri:
    Ses tonu;
    Sesin eleştirel bir ton taşıması
    Örneğin ; Sen hala yataktan kalkmadın mı? gibi
    Sesin şiddeti;
    Örneğin ; yukardaki cümlenin yüksek sesle söylenmesi,
    Eleştirel bir tarzda yapılan yorumlar;
    Örneğin ; Sen zaten ben söylemeden kalkmazsın ki ! gibi
    Kişisel eleştiriye yönelik saldırgan sözler;
    "Bıktım senden"
    "Bizi mahalleye rezil ediyorsun"
    "Senin yüzünden eve misafir çağıramıyorum"
    "Şimdi polis çağırıp seni Bakırköy'e tıktıracağım"
    Aşırı koruyucu tutumlar
    Önemsiz konularda çok fazla endişelenme;
    Örneğin; dışarıya çıktığında başına birşey geleceğini düşünme.
    Aşırı koruyucu bir tutum içine girmek. Örneğin , yalnız gidebileceği yerlere birlikte gitmeyi istemek,
    Aşırı müdahaleci olmak. Örneğin ; dışarı çıkarken montunu giy ya da mavi kazağını giy demek gibi.

    Genel Tutum
    Yakınınızın inatçı , ağzı sıkı olmadığını hatırlayın.Zor bir zaman geçirdiğini , kendisine neler olduğunu anlamaya çalıştığını , bu tür bir karışıklığı kelimelere dökmenin hiç de kolay olmadığını düşünmemiz , cevap vermemesine , zamanını kullanmasına izin vermemiz , söylediği şey mantık dışı da olsa , uzun zaman da alsa dinlemeye çalışmamız ve sabırlı olmamız önemlidir.

    Nasıl davranalım?
    Ailenin daha sakin ve telaşsız davranabildiği durumlarda hasta kendini daha rahat hisseder
    - Hastanızın rakibi değil dostu olduğunuzu unutmayın
    - Eksik gördüğünüz şeyleri doğrudan eleştirmeyin
    - Hastalığı ile ilgili endişelerini anlayışla karşılayın
    - Yapmak istemediği şeyler konusunda zorlamayın
    Ancak ilgi gösterdiği aktivitelere teşvik edilebilir.Örneğin; markete gitmek hoşuna giderdi, şu anda da gidebileceğine inanıyorum gibi.
    Bazen de benim için süt alırsan ben de sigaralarını alabilirim denilebilir.
    Bazen de hastaya basitçe hareketlerinin sonuçlarını hatırlatmak önemli olabilir. Örneğin ; senin kararını anlayabiliyorum fakat anlaşmamız senin markete gidip alışveriş yapabileceğin şeklindeydi denilebilir.
    - Sorgulayıcı olmayın!
    "Ne düşünüyorsun"
    "Niye böyle yapıyorsun" gibi sorular sormayın
    - Günlük yaşamadaki olaylardan söz etmeyi deneyin
    - Neler yapmak istediğini konuşun
    - Öncelikle temizlik, giyim ve düzenli yemek konusunda teşvik edin
    İyi dengelenmiş , yüksek protein ve vitamin içeren yiyecekler hazırlayabilirsiniz ya da bunlar için teşvik edebilirsiniz. Yüksek miktarda karbonhidrattan kaçınmak ( patates kızartması,çikolata ve kahve v.b ) fakat tartışmaya da girmemek önemlidir.
    - Düzenli bir şekilde uyumak ; belli saatlerde yatıp belli saatlerde kalkmakla ilgili de teşvikler olabilir.
    - Ev işlerinde sorumluluk verin
    - Sosyal ortamlara katılmaya teşvik edin, ancak zorlamayın, eve bir arkadaşını yemeğe çağırmak uygun olabilirken düğüne gitmesi sıkıntı verebilir.
    Şehir dışında piknik, yürüyüş, araba gezintisi yapmak için öneride bulunulabilir.
    Sizinle sohbet etmek yakınınıza zor gelebilir
    Ancak birlikte bir şeyler yapmaktan hoşlanabilir
    Örneğin; birlikte TV izlemek, müzik dinlemek, iskambil oynamak, sizin bir şeyler okumanız gibi
    - Tanıdığı ya da tanımadığı kişilerin yanında sıkıntısı olursa bununla nasıl başa çıkabileceği konusunda tavsiyelerde bulunun
    O ortamdan uzaklaşıp , dikkatini başka şeye verebileceği,
    Konuyu değiştirip , istediği hoşuna gidecek bir konuyu açabileceği v.b
    - Kronik hastalığı olan birisiyle yaşamak sorumluluk isteyen bir durumdur. Bunu ızdırap ve onunla sonsuza kadar yaşayacakmış gibi düşünmeyin.
    - Onun dışarda diğer insanlarla iletişim içinde olmasına izin verin.
    - Kendinizi de ilginç aktivitelere dahil etmeye çalışın ki bütün hayatınız hastadan ibaret olmasın.Örneğin tatillere çıkabilir , ilgi alanlarınızla uğraşabilirsiniz.
    - Birçok aile üyesi ; sinirlenme , utanma , suçluluk , panik , üzüntü , gücenme yaşayabilir.Bunlar doğal tepkilerdir , bunları hissettiğiniz için kendinizi suçlamayın.

    Hastalığın alevlenme dönemi yatıştıktan sonra;( hastaneden çıkış sonrası)
    - Sakin ve yavaş sesle konuşun
    - Basit cümleler kurun
    - Günlük faaliyetleri hep aynı saatte yapın, hastanız ne zaman eve geldiğinizi, yemeğin kaçta yeneceğini vb. bilsin
    - Bir şey söyleyip sonradan vazgeçmeyin
    - Neyi niçin yaptığınızı açıklayın
    - Hastanızı fazla kontrol etmeyin, rahat bırakın. İlk günlerde istemezse yemeği tek başına yemesi daha uygun olabilir
    - Takdir ettiğinizi gösterin
    - İlaçlarını düzenli almasını ve randevularına gitmesini hatırlatın, ancak zor kullanmayın

    İlaç tedavisinde yaşanan sorunlar,
    İlaç almayı reddetme nedenleri

    1. Hasta olduğunu kabul etmemek
    2. İlaca bağlı istenmeyen etkiler
    3. İlaç almanın hasta olduğunu hatırlatması
    4. Kendisini iyi hissettiğinden ilaç almayı unutmak ya da ihtiyacı olmadığını düşünme

    Neler yapılabilir?

    1. Yakınızın ilaçla ilgili yakınmalarını dinleyin, anlayışlı olmaya gayret edin
    2. Tehdit etmeden ilaçlarını düzenli kullanmazsa hastaneye yatabileceğini anlatın
    3. İlaçları yemeğine karıştırmayın
    4 . Evde başka ilaç kullananlar varsa herkes aynı saatte ilacını alabilir
    5. Yakınınız ilaç almayı kesinlikle reddediyorsa 2-3 haftada bir injeksiyon şeklinde kullanılan ilaçlara geçilebilir

    Kendiniz için neler yapabilirsiniz?
    Kendi sağlığınıza dikkat edin !
    Beslenmenize dikkat edin
    Yeterince uyuyun
    Mümkün olduğunca yürüyüş yapın
    Her gün kendiniz için belirli bir süre ayırın
    Bir kursa devam edebilirsiniz
    Belirli aralarla dost ve yakınlarınıza gece gezmesine gidebilirsiniz
    İmkanlarınız uygunsa tatile çıkın
    Kendinizi suçlamaktan veya eleştirmekten kaçının
    Üzüntü ve sorunlarınızı yakınlarınızla paylaşın
    Aile içinde işbölümü yapın
    Ailenizin diğer üyelerini ihmal etmeyin
    Her şeye karşın hayatın devam ettiğini unutmayın. Bu hastanız için de iyi olacaktır.

      Forum Saati Paz 04 Ara. 2016, 8:09 am