HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    KARDEŞLERİN DURUMU

    Paylaş
    avatar
    Herkonu Forum Sitesi
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 26/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1543
    Burç Sembolü : Burcunuzun Sembolü Lütfen
    Medeni Durumu : Evli
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Söylemediğin sözün hakimi,
    söylediğin sözün mahkumusun.
    ________________________

    Alim konuşuyorsa ; Bilirim susmasını ,
    Zalim konuşuyorsa ; Bilirim susmamasını !
    Cahil konuşuyorsa ; Bilirim susturmasını ,
    Bilmediğim konuda ; Bilirim konuşmamasını..
    _______________________

    Körden DeğiL!! Nankörden,
    YüzSüzden DeğiL!! 2 YüzLüden,
    Tipi Bozuk OLandan DeğiL!! Sütü Bozuk OLandan Kork...
    _______________________

    Ne kimseyi bir Hırs UğRuna Satarım..
    Ne de Kimseye yaLakaLık Yaparım..
    Ben Sadece,
    Bendeki doğruLarı Yaşarım..!.
    Site Puanı Site Puanı : 1337
    Rep Puanı Rep Puanı : 32

    yok KARDEŞLERİN DURUMU

    Mesaj tarafından Herkonu Forum Sitesi Bir C.tesi 29 Mart 2008, 11:12 pm

    KARDEŞLERİN DURUMU

    Ailede başka bir çocuk daha varsa durum biraz daha karışabilmektedir. Çünkü tek başına problemli bir çocuk büyütmek bile yeterince zor bir tecrübe iken diğer çocuğunuzun ihtiyaçlarını da değerlendirip giderebilmek özel bir çaba gerektirecektir. Diğer çocuk, probleminden ötürü kardeşine gösterilen ilgiden, ona ulaşamamanın yarattığı sıkıntıdan ve sürekli problem yaratan bu kardeşin aileye getirdiği yükten ve yaşanan krizlerden dolayı etkilenebilecektir. Bu nedenle ailedeki bireylerin en azından kendi aralarında duygularını açıkca paylaşabilmeleri çok önemlidir. Problemli bir çocuk ile başa çıkmak tüm aile bireyleri için bir uyum süreci gerektirecektir. Bu süreçte duygu ve düşüncelerin açıkça söylenebilmesi ailedeki diğer çocuğun yükünü hafifletebilecektir. Anne babanın diğer kardeşe problemi olabildiğince basitleştirerek anlatmaları ve kendilerinin bu durumla ilgili olarak neler yaşadıklarını da paylaşmaları faydalı olacaktır.

    Diğer çocuğunuzla da özel zaman geçirmeye ve onunla başbaşa kalıp birşeyler yapmaya çaba sarf edin. Hatta bunu fırsat bulunca yapacağınız birşey gibi düşünmeyin ve sabit zamanlar koyun, çünkü beklediğiniz fırsatın haftalar boyunca çıkamadığını görebilirsiniz. Çocuğunuzla başbaşa kalınca belki de sizi diğer kardeşinden kıskandığını ama bunu hissetmeye hakkı olmadığını duyabileceksiniz. Bu nedenle diğer kardeş ile vakit geçirmek ve onun yanlış inançlarını düzeltmeniz çok önemli olacaktır.

    Laughing and Loving With Autism adlı, anne babaların çocukları ile ilgili hikayelerini anlattıkları bir kitapta kardeş kıskançlığı ile ilgili şöyle bir olay anlatılır. Kardeşini problemin getirdiği ayrıcalıklardan dolayı kıskanan bir çocuk, annesinin ortada olmadığı bir zaman kollayıp onu banyoya sokar ve bir güzel yıkar. Tam bu olayın üstüne anne gelince „ben yapmadım, o girmek istedi diye kendini savunur“ anne de „ama biliyorsun onun otizmi var deyince cocuk da bende de yıkamatizm var“ diye cevap verir.

    Tüm bu olumsuzluklara rağmen araştırmalar otistik kardeşi olan çocukların, duruma bir şekilde adapte olup, çok büyük bir ruhsal problem geliştirmedikleri ortaya koymaktadır. (McHale, Sloan, & Simeonsson, 1986) Bunun yanında tam olarak sebebi anlaşılamamakla birlikte farklı yaş ve cinsiyetteki kardeşlerin etkilenme şekillerininde farklı oldugu ileri sürülmektedir. (seligman & Darling, 1989) Ancak bu ilişkiler çok karışık olup çok iyi anlaşılamamakta ve her zaman da ortaya çıkmayabilmektedir.


    Normal gelişim gösteren kardeşin kafasında büyüme süreci içinde farklı kaygılar gelişmektedir. Daha küçük yaşlarda olan bir çocuk tüm ilgi ve dikkati kardeşi çektigi için rahatsız olup bunu davranışları ile ifade ederken büyüdükçe anne babasını üzmemek için aşırı çaba sarfeder bir hale gelebilmektedir. Ergenlik ile beraber de çocugun kaygıları daha çok ileriye yönelik olarak gelişmektedir. Kendisinin de otistik bir çocuk sahibi olma ihtimali, kardeşinin sorumluluğunu nasıl taşıyacağı kaygıları yoğunluk kazanmaktadır.

    Bu süreç göz önünde bulundurularak çocuğun ihtiyaçlarına göre açıklamalar yapmak ve tutumlar geliştirmek anne babanın çok hassas olması gereken bir konudur. Çocuğa kardeşinin probleminin anlatılması çok önemlidir. Bazı aileler „zaten doğduğundan beri otizm lafını duyuyor biz sürekli onun önünde konuşuyoruz“ diyebilirler. Ancak gerçektende bu kelimeyi çok rahat kullanan bir çocuğun 8 yaşına geldiğinde birgün durup dururken „anne şu otizm nedir gerçekten?“ diye sorduğunu duyabilirsiniz.

    Çocuğun yaşına göre açıklamalar basitleştirilerek yapılmalıdır. Dört beş yaşında bir çocuk kardeşinin neden her duyduğunu tekrar ettiğini sorarsa ona verilecek cevap “henüz konuşulanları tam anlamıyor ne cevap vereceğini bilmiyor, onun için tekrar ediyor” olabilir. Bu açıklamalar zaman içinde tekrar edilerek çocuğun tamamen anlaması sağlanmalıdır. Beş yaşında bir çocuk ile 15 yaşında bir çocugun otizmden anladıkların farklı olduğu unutulmamalıdır. Çocuk daha ileri yaşlarda bu problemin tam olarak ne olduğunu anlamazsa kendi kendisine bir takım açıklamalar üretme yoluna gidip yanlış sonuçlara varabilir. Örneğin, bir çocuk etraftan kardeşinin hasta olduğunu duyup bunu grip gibi birşeye benzeterek kendisinin de bu hastalığa yakalanabileceğinden korkabilir. Bu yaşanmış örnekler çocuğunuz ile problemi ve sizin duygularınızı çok açık bir şekilde konuşmanız gereğini ortaya koymaktadır. Çünkü siz duygularınızı konuşmazsanız o da bunların üzücü şeyler olduğunu ve konuşulmaması gerektiği sonucunu çıkarıp size kendi kaygılarını anlatamayacaktır.

    Bu eşler arasında da karşılaşabilecek bir durumdur. Genelde anneler çocuk için son derece kaygılı ve sürekli bir çaba içinde iken babaların daha rahat ve olayı ciddiye almaz tavrı eşler arasında sorun yaratmaktadır. Ancak babalar ile konuşulduğunda sıklıkla karşılaşılan durum, onlarında olaya çok duygusal baktıkları ancak eşlerini daha fazla üzmemek için bu konunun üstünde çok fazla durmak istemedikleri şeklindedir.

    Çocuğunuzla bu açık iletişimi sağladıktan sonra, ona farklı durumlarla nasıl başa çıkacağını da öğretmek gerekmektedir. Örneğin, kardeşi onun oyuncaklarını kırarsa ya da herhangi bir sebeple öfke nöbeti geçirirse ne yapacağını bilmek çocugu rahatlatacaktır. Sadece küçük yaştaki değil, büyük çocukların bile otistik kardeşe ceza verme hakkı olmamalıdır. Çünkü bu hakkı nasıl kullandıklarını kontrol etmek çok zor olabilir. Başa çıkılması zor durumlarda hemen sizi çağırmasını söyleyebilirsiniz. Eğer otistik çocuk diğer çocuğun eşyalarına zarar verdi ise, öncelikle onun duygularını tanımlamasına yardım etmek gerekir. Onu sadece teselli etmek yeterli değildir. Çocuk, ona değer verdiğinizi, haksızlığa uğradığını görmenizi ister. Ve bunu sağlamak için kendisini anlatmaya ihtiyacı vardır. Bu nedenle onu dinlemelisiniz. Daha sonra bozulan oyuncağı yapmak için beraber çaba sarfetmek ya da ona yenisini temin etmek en azından uğradığı haksızlığı telafi etmesine yarayacaktır. Böyle durumlarda otistik çocuk için çok fazla bir faydası olmayacağını düşünseniz bile, odasına yollamak gibi küçük bir ceza vermek diğer kardeş için kendisininde korunduğu hissini vereceği için faydalı olabilir.

    Çocuklar arasındaki kıskançlığı azaltmak ve dayanışmayı arttırmak için deneyebileceğiniz bir başka yol da otistik çocuğunuzun başarılarına diğer çocuğunuzu ortak etmektir. Onun attığı adımları çocuğunuza anlatmak ya da örneğin, okulda otistik çocuğunuza okumayı söktüğü zaman okuma bayramı yapılınca, buna beraber katılmak gibi yollar deneyebilirsiniz. Kardeşin neler yaptığını anlatmak ve bunda onun da payı olduğunu hissettirmek çocuğunuza iyi gelebilecektir.

    Ancak kardeşi ile ilgili sorumlulukları ona sadece istediği kadar vermek en doğru karar olacaktır. Sürekli kardeşinin yükünü taşıyor gibi hissetmek çocuk için zararlıdır. Çocuğunuzun kardeşinin olmadığı ortamlarda sizinle olabilmesi için fırsatlar yaratmaya çalışın. Çünkü otistik çocuğun peşinde koşulmadan, onun yarattığı kasırganın etkisi ile kendisinin köşede kaldığını hissetmeden, sizinle ve diğer insanlarla birşeyler paylaşmak onun da ihtiyacıdır. Dolayısı ile zaman zaman sadece normal gelişim gösteren çocuğunuzu alıp akraba ve arkadaş evlerine gidebilirsiniz. Böylece çocuğunuz orada oluşan ilgi ve dikkati kardeşi ile bölüşmeden kendi üstünde tutabilir, ortamın yıldızı olma hissini yaşayabilir.

    Bu konularda özellikle normal gelişim gösteren çocuğunuz ergenlik dönemine girince daha çok hassasiyet göstermek gerekebilir. Çünkü bu kritik yaşlarda tüm gençler yaşıtları arasında bir yer edinme çabasındadırlar. Bunun en iyi yolu da onlar gibi olmaya çalışmaktır. Bu nedenle o yaşlarda tüm gençler aynı markaları giyerler, aynı müzikleri dinlerler vs. Çünkü farklı olmak dışlanmayı getirir. Tüm bu kaygıların içinde boğulurken otistik kardeşe sahip olmak gibi arkadaşlarından çok farklı bir konumda gözükmek ergen için katlanması çok zor bir durumdur. Bu nedenle onu, ailece sosyal aktiviteler yapmak konusunda zorlamak uygundur. Hep beraber alışveriş yapmak, yaş günü partilerine katılmak, ailece piknik yapmak, doğa yürüyüşü yapamak vs. Ergenlik dönemindeki çocuğunuz için daha uygun bir seçim olacaktır.

    Bu yaşlarda genç kendi geleceğini de planlamaya başladığı için kardeşinin probleminden daha farklı şekillerde etkilenebilir. Kariyer planları yaparken, okuyacağı şehri seçmekten, ne okuyacağına kadar, bu gerçeğin etkisinde kalabilir. Örneğin bazı gençler kardeşlerinin sorumluluğunu fazlasıyla yüklendikleri için farklı şehirde okuma ihtimalini düşünmeyebilirler. Ya da çocukluğundan beri kardeşinin bu sıkıntıdan kurtulmasını dilediği için doktor veya özel eğitim uzmanı olma yolunu seçebilirler.

    Gencin tercihi ne olursa olsun saygı duyulmalıdır. Ancak tercihin altında yatan motivasyonunun ne olduğunun iyice anlaşılması ve gencin de bunu gerçekten anlaması gereklidir.

    Kardeşinin probleminden dolayı kendi çocuk sahibi olması ile ilgili kaygıları da bu dönemde yoğunlaşabilecektir. Bu konuda yapılan pek çok araştırma vardır. Ancak otizmde genetiğin önemli bir rol oynadığı bilinmekle beraber, bu konuda kesin cevaplar vermek çok zordur. Araştırmalar otistik çocugu olan ailelerin diğer bireylerinde öğrenme güçlüğü, konuşma problemi ve obsesyonların “normal” popülasyona göre daha sık ortaya çıktığı sonucunu göstermektedir. (Folstein, S.E.,Rutter, M.L;1987)

    Ergenlik dönemindeki çocuğunuzun kaygıları bu konuda yoğunluk kazanırsa, otizm konusunda bilgili olan bir genetik danışmandan yardım almak çok uygun olacaktır.


    Kaynak: SOS Otizm kitabı

      Forum Saati Ptsi 24 Tem. 2017, 4:35 am