HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    Çocuklar için Hikayeler

    Paylaş
    avatar
    Nemo
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 13/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 615
    Burç Sembolü : Yengeç / 22 Haziran - 22 Temmuz
    Yaş : 50
    Mesleği : Teknisyen
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 2
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Yurtdışı
    Resim Resim : nemo
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Doğruluk sonsuzluğun güneşidir.
    Nasıl olsa doğar.

    Wendell Phillips

    Site Puanı Site Puanı : 203
    Rep Puanı Rep Puanı : 20

    yok Çocuklar için Hikayeler

    Mesaj tarafından Nemo Bir Paz 20 Nis. 2008, 4:56 pm

    ÜÇ EVLAT


    Üç kadın çeşme başında toplanmış konuşuyorlardı.Az ötede ihtiyarın biri oturmuş, kadınların çocuklarını methetmelerini dinliyordu.

    Kadınlardan biri: -Benim oğlum öyle marifetlidir ki, hiç kimse bu konuda onunla boy ölçüşemez...Tam bir cambazdır o! İp üzerinde bir yürüse de görseniz.

    Diğer kadın heyecanla atılarak: -Benim oğlumun sesini bilseniz, dedi.Tıpkı bir bülbül gibi şakır.Yeryüzünde hiç kimsenin böyle bir sesi yoktur. vergisi bu...

    Üçüncü kadın susup duruyordu.Diğerleri sordular: -Sen çocuğunu niye övmüyorsun? Nesi var ki? -Çocuğumun çok üstün bir tarafı yok ki...Ne diye durup dururken öveyim onu.

    Kadınlar kovalarını doldurup yola koyuldular.İhtiyar adam da peşleri sıra yürümeye başladı.Kadınlar ağır kovaları taşımakta güçlük çektikleri için ara sıra duruyor ve dinleniyorlardı.Sırtları ağrı içindeydi. Bu sırada çocukları onları karşılamaya çıktı.

    Birinci çocuk hemen elleri üzerinde havaya kalkmış, çeşitli marifetler gösteriyordu.Kadınlar gözleri hayretten büyümüş haykırdılar:

    -Aman ne kabiliyetli çocuk!.. İkinci çocuk altın gibi bir sesle öyle güzel şarkılar söyledi ki, kadınlar gözleri yaşlarla dolu hayranlıkla dinlediler onu... Üçüncü çocuk koşarak geldi, annesinin elinden kovayı aldı ve eve kadar taşıdı.

    Kadınlar ihtiyara dönüp: -Bizim çocuklarımız hakkında ne diyorsun, dediler. İhtiyar şaşkınlıkla: -Çocuklarınız mı? Dedi. Onları bilmem. Yalnız biri vardı, annesinin elinden kovayı alıp eve taşıdı. Onu çok beğendim...
    avatar
    Nemo
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 13/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 615
    Burç Sembolü : Yengeç / 22 Haziran - 22 Temmuz
    Yaş : 50
    Mesleği : Teknisyen
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 2
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Yurtdışı
    Resim Resim : nemo
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Doğruluk sonsuzluğun güneşidir.
    Nasıl olsa doğar.

    Wendell Phillips

    Site Puanı Site Puanı : 203
    Rep Puanı Rep Puanı : 20

    yok Geri: Çocuklar için Hikayeler

    Mesaj tarafından Nemo Bir Paz 20 Nis. 2008, 4:58 pm

    ASLA YALAN SÖYLEME


    Eski zamanlarda, insanlar ilim öğrenmek için çok çalışırlar, her türlü güçlüklere katlanırlardı. Küçük yaşlarında köylerinden, ailelerinden ilim öğrenmek için ayrılırlar, yıllarca onlardan uzaklarda zor şartlar altında yaşarlardı.

    Seyyid Abdulkadir’in de küçük yaşta içine öğrenme arzusu düşmüş, bunun çarelerini aramaya başlamıştı. Sonunda dayanamadı, annesine gelerek;

    -Anneciğim, ilim öğrenmek için Bağdat’a gitmek istiyorum...dedi.

    Annesi ise;

    -Senden ayrılmaya gönlüm razı olmuyor. Ancak seni de Allah yolundan alıkoymak istemem.

    Annesi Abdulkadir için yol hazırlıkları yaptı. En sonunda da oğluna lazım olur diyerek, 40 altını kaybetmemesi için bir kese içinde yeleğinin koltuk altına dikti. Sonra oğlunun gözlerinin içine bakarak şöyle dedi;

    -Sana son olarak nasihatim şudur ki, eğer beni ve Allah’ı memnun etmek istiyorsan asla yalan söyleme, doğruluktan ayrılma. Allah her zaman ve her yerde doğruların yardımcısıdır.

    Seyyid Abdulkadir annesine söz verdi ve ağlayarak elini öptü. Bağdat’a giden bir kervana katılarak yola çıktı.

    Hemedan yakınlarında dar bir geçide girdiklerinde kervanda bir bağrışma koptu. Eşkıyalar kervana saldırmışlardı. Bir anda bütün sandıklar yere yıkıldı, eşyalar yağma edilmeye başlandı. Haydutlar kervandakilerin neyi var neyi yoksa hepsini alıyorlardı. Eşkıyalardan biri de Abdulkadir’in yanına geldi. Onun fakir haline bakarak şaka olsun diye;

    -Söyle bakalım senin neyin var fakir çocuk?

    Abdulkadir;

    -Yalnız 40 altınım var, diye cevap verdi. Haydut önce şaşırdı sonra gülmeye başladı. İnanamadı ve tekrar sordu;

    -Doğru mu söylüyorsun?

    Abdulkadir:

    -Evet, doğru söylüyorum, 40 altınım var.

    Eşkıya meraklandı. Abdulkadir’i elinden tutup reislerine götürdü.

    Durumu reislerine anlattı. Haydutların başı;

    -Senin 40 altının varmış, doğru mu bu?

    Abdulkadir;

    -Evet doğru.

    Reis;

    -Söyle bakalım. Onu nereye sakladın?

    Abdulkadir;

    -Hırkamın içinde koltuğumun altında saklı.

    Bunun üzerine haydutlar hırkasının içinde, koltuğunun altında saklı bulunan 40 altını bularak reislerine verdiler. Herkes çok şaşırmıştı.

    Reis hayretle sordu;

    -Peki evladım, sen niçin üzerinde altın olduğunu söyledin? Eğer bize söylemeseydin onları bulamazdık.

    Abdulkadir;

    -Ben annemden ayrılırken, asla yalan söylemeyeceğime dair söz vermiştim. Arkadaşınız senin bir şeyin var mı diye sorunca, altınlarım olduğunu söyledim. 40 altın için verdiğim sözden döneceğimi mi zannediyorsunuz?

    Bu sözleri duyan haydutların reisi çok şaşırdı ve derin bir düşünceye daldı. Sonra etrafındakilere dönerek;

    -Yazıklar olsun bizlere. Bu çocuk kadar olamadık. Bu çocuk annesine verdiği sözünden dönmemek için her şeyini veriyor. Bizler ise Allah’a söz verdiğimiz halde, hiçbir zaman verdiğimiz sözlerde durmadık. O’nun yapma dediklerini yaptık yarın Allah’ın huzuruna çıktığımızda halimiz nice olacak?

    Sonra şöyle devam etti:

    -Sizler şahit olun. Şuanda bu çocuk benim kötü yoldan dönmeme sebep oldu.Şimdiye kadar yaptığım bütün günahlarım için pişman olup tövbe ediyorum. Bundan sonra iyi bir insan olup, Rabbim’in sevmediği işleri yapmayacağım.

    Reislerine çok bağlı olan haydutlar hep bir ağızdan;

    -Reisimiz, biz senden ayrılmayız.Sen hangi yolda yürürsen biz de o yolda yürürüz diyerek hepsi birden pişman olup tövbe ettiler.

    Kervandaki insanlardan ne aldılarsa hepsini geri verdiler ve bir daha haydutluk yapmayacaklarına söz verdiler.

    Seyyid Abdulkadir ise yoluna devam ederek Bağdat’a ulaştı. Orada ilim tahsiliyle meşgul oldu. Kısa bir zaman içinde çok ünlü bir alim oldu. Binlerce insanın

    Kötülüklerden vazgeçip iyi birer insan olmalarına vesile oldu
    avatar
    Nemo
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 13/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 615
    Burç Sembolü : Yengeç / 22 Haziran - 22 Temmuz
    Yaş : 50
    Mesleği : Teknisyen
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 2
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Yurtdışı
    Resim Resim : nemo
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Doğruluk sonsuzluğun güneşidir.
    Nasıl olsa doğar.

    Wendell Phillips

    Site Puanı Site Puanı : 203
    Rep Puanı Rep Puanı : 20

    yok Geri: Çocuklar için Hikayeler

    Mesaj tarafından Nemo Bir Paz 20 Nis. 2008, 4:59 pm

    Bugünün İşini Yarına Bırakma


    Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde bir karınca varmış. Çok çalışıyormuş. O sırada Ağustos Böceği kışa hazırlık için hiçbir şey yapmıyormuş. Hergün boş boş vakit geçiriyormuş.

    Karınca, Ağustos Böceğin'e bakmış. "Kışa neden hazırlanmıyorsun? Hazırlanmazsan kışın sen donarsın ve en kötüsüde ölürsün." demiş.

    Ağustos Böceğ'i, karıncaya hiç aldırış etmemiş ve boş zaman geçire geçire kış gelmiş.

    Karınca o kadar çalışmış ki evinde sıcacık oturuyormuş. Ama Ağustos Böceği çalışmayarak kışın dersini almış.

    Karıncanın kapısını çalmış. Karınca kapıyı açmış. Karınca kapıyı açar açmaz evden leziz yemek kokuları geliyormuş. Ağustos Böceği, "karıncaya lütfen beni içeri al sana yalvarıyorum!" demiş.

    Karınca "Senin bana yarvarman işime yaramaz. Ama bir daha kış gelirse kendin çalışıp ve hak ettiğini alırsın.Zaten ATALARIMIZ ne demiş "BÜGÜNÜN İŞİNE YARINA BIRAKMA!"diyerek Ağustos Böceği'ne iyice bir ders vermiş.
    avatar
    Nemo
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 13/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 615
    Burç Sembolü : Yengeç / 22 Haziran - 22 Temmuz
    Yaş : 50
    Mesleği : Teknisyen
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 2
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Yurtdışı
    Resim Resim : nemo
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Doğruluk sonsuzluğun güneşidir.
    Nasıl olsa doğar.

    Wendell Phillips

    Site Puanı Site Puanı : 203
    Rep Puanı Rep Puanı : 20

    yok Ender ile Sevimli Devekuşu

    Mesaj tarafından Nemo Bir Paz 20 Nis. 2008, 5:39 pm

    Ender, ortaokul son sınıfta okuyan zeki ve çalışkan bir öğrencidir. Aynı zamanda çok sevimli bir kişiliği de olan Ender'i tanıyan abileri onu çok sevmekte ve kendisine okuması için bol bol kitap vermektedirler. Bir gün abileri Ender'i yanlarına alarak hayvanat bahçesine götürdüler. Ender burada gezinip hayvanları tanımaya çalışırken birden büyükçe bir kuş gördü hemen yanına giderek onunla konuşmaya başladı.

    Ender: Merhaba ben Ender, sanırım siz bir kuşsunuz değil mi?

    Devekuşu: Evet ben kuşum. Büyüklüğüm ve boynumun şekli dolayısıyla insanlar beni deveye benzeterek adımı devekuşu koymuşlar. Biz devekuşları dünyadaki en büyük kuşlarız. Boyumuz yaklaşık 2,5 metre uzunluğundadır ve ortalama 120 kilo ağırlığındayız.

    Ender: Sen ve akrabaların burada bizim misafirimizsiniz, sizin kendi eviniz nerede, nerede yaşıyorsunuz siz?

    Devekuşu: Biz Orta Afrika'da gruplar halinde yaşarız ve uçmayız. Ama Allah bize düşmanlarımızdan kaçmak için başka bir özellik vermiştir. Uzun bacaklarımızla çok hızlı koşarız, o kadar hızlıyızdır ki, hiçbir insan koşarak bize yetişemez. Biz devekuşları hayvanlar alemindeki en hızlı koşan iki bacaklı hayvanlarız ve 1 saatte yaklaşık olarak 70 kilometrelik bir hıza ulaşabiliriz. Ve şimdi sana çok ilginç bir şey söyleyeyim: Devekuşunun her bir ayağında sadece iki parmağı vardır, görüyor musun? Üstelik bu parmaklarımızın biri diğerinden çok daha büyüktür. Ve biz yalnızca bu büyük parmakların üzerinde koşarız.

    Ender: Ne kadar da ilginç. Allah sizi çok farklı yaratmış ama ihtiyacınız olan herşeyi de size vermiş. Peki ayaklarınızı başka birşey için de kullanıyor musunuz?

    Devekuşu: Evet biz aynı zamanda usta bir dövüşçüyüz. Ayaklarımızla tekme atar ve pençelerimizle düşmanlarımıza karşı rahatça kendimizi savunuruz.

    Ender: Peki sizin yavrularınız nasıl dünyaya geliyorlar?

    Devekuşu: En büyük kuş biz olduğumuz için, tabii ki yumurtamız da en büyük olanı. Dev yumurtalarımız için kumda geniş bir çukur kazarız ve buraya tüm yumurtaları yerleştiririz. Bir seferde 10-12 tane yumurtlarız ve çukurun büyüklüğünü de ona göre ayarlarız. Yumurtalarımızı da Allah'ın bize ilham ettiği üzere kuma gömeriz.

    Ender: Allah diğer canlılar gibi, sizi de özelliklerinize en uygun şekilde yaratmış.

    Devekuşu: Çok doğru söyledin... Devekuşları hakkında sana bir ilginç bilgi daha vereyim istersen. Dişi devekuşları kendi yumurtalarını kabukların üzerindeki hava delikleri sayesinde ayırt ederler.

    Devekuşu: Gerçekten de ilginç. Birçok yumurtanın içinde dişi devekuşunun bunu farketmesi ancak Allah'ın size öğretmesi sayesinde oluyor. Bu anlattıklarınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Bunlar Allah'ın yaratılış delilleri olduğu için insanın imanını arttırıyor. Tekrar teşekkür ederim.

    alıntı
    avatar
    Nemo
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 13/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 615
    Burç Sembolü : Yengeç / 22 Haziran - 22 Temmuz
    Yaş : 50
    Mesleği : Teknisyen
    Medeni Durumu : Evli
    Çocuk Sayısı : 2
    Yaşadığı Şehir / Ülke : Yurtdışı
    Resim Resim : nemo
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Doğruluk sonsuzluğun güneşidir.
    Nasıl olsa doğar.

    Wendell Phillips

    Site Puanı Site Puanı : 203
    Rep Puanı Rep Puanı : 20

    yok Papatya ile Lale

    Mesaj tarafından Nemo Bir Paz 20 Nis. 2008, 7:44 pm

    Anaokulu çocukları için hikaye * Papatya ile Lale * powerpoint sunumu


    buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz


    Çocukların çok sevdiği bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim.” Papataya ile Lale” isimli hikayenin powerpoint sunumudur.

    alıntı

    Sponsored content

    yok Geri: Çocuklar için Hikayeler

    Mesaj tarafından Sponsored content


      Forum Saati Paz 24 Eyl. 2017, 6:36 am