HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU

Similar topics


      Depresyonda Siz ve Eşiniz

      Paylaş

      gamze
      Yetişkin
      Yetişkin

      Kayıt tarihi : 28/01/08
      Kadın
      Mesaj Sayısı : 121
      Burç Sembolü : Koç / 21 Mart - 20 Nisan
      Yaş : 40
      Mesleği : Evhanımı
      Medeni Durumu : Evli
      Çocuk Sayısı : 2
      Eğitim Durumu : Lise
      Yaşadığı Şehir / Ülke : Yurtdışı
      Resim Resim :
      Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
      Site Puanı Site Puanı : 4
      Rep Puanı Rep Puanı : 3

      yok Depresyonda Siz ve Eşiniz

      Mesaj tarafından gamze Bir Paz 20 Nis. 2008, 7:48 pm

      Depresyon ilişkinizi etkiliyor mu?
      Depresyonda olduğunuzda beyninizde bir sürü şey olup biter. Depresyon merkezi sinir sisteminizi ve ruhsal durumunuzu etkiler. Yakınlaşma duyguları ve cinsel itkilerin sinyallerini beyin ilettiğinden, depresyona girdiğinizde eşinizle olan ilişkinizde bir dizi fiziksel ve psikolojik sorunla karşılaşabilirsiniz.
      Başınıza dert olabilecek konuların önemlileri:

      • Kolayca sinirlenme (iritabilite)
      • Libido kaybı. Cinsel sorunlar hem hastalıkla hem de antidepresan ilaçlarla ilişkili olabilir.
      • İnsanlardan uzaklaşma
      • Suçluluk duygusu (libido azalması ve partnerin yaklaşımlarını reddetmiş olmaya bağlı)

      Bunu kavramak ve eşinize “bu hastalığım yüzünden oluyor, senin yüzünden değil” demek önemlidir.
      Depresyon izleyenleri sizin için daha da zorlaştırır:

      • Arzu duymak
      • Flört etmek
      • Gösterilen olumlu yaklaşımı kabul etmek
      • Olumlu yaklaşım göstermek
      • İlgi göstermek
      • İkna edici olmak
      • Taleplerde bulunmak
      • Sınır koymak
      • Nahoş bir durumdan kaçmak

      Bunları yapamaz olmanın nedeni genellikle:

      • Moralsizlik
      • Olumsuz beklentiler
      • Kendinize ve başkalarına dair olumsuz bir bakış açısı

      Depresyona karşı profesyonel tedavi gördüğünüzde, bu eşinizle ilişkinizdeki sorunları da ele alacaktır. İlişkinizdeki sorunları incelemek için bilişsel tedavi ilkelerini nasıl kullanacağınızı da öğreneceksiniz.
      Yalnızca psiko-eğitim amacıyla olsa bile, terapi seansına eşinizi de getirmeniz önemli olabilir. Depresyon iyileştiğinde, bazı çiftlerin ek terapiye gereksinimleri olur. Bu tür durumlarda diğer eşin depresyona girmesi olasıdır. Bazıları buna “bulaşma etkisi” adını vermektedir.
      Depresyonda olduğunuz sürece, asla ilişkinizle ilgili önemli kararlar vermeyin. Unutmayın ki depresyon karar verme yetinizi bozar.
      Kendi içinize mi kapandınız?
      Depresyona girdiyseniz genellikle eşinizden uzak durursunuz. Bunun nedeni, yakınlık ve sevgiye karşılık verme yetinizin kaybolmuş olmasıdır. Ayrıca eşinizin size iyi davranacağına da inanamazsınız. Bu yüzden de hiç arzu duymazsınız.
      Ama ilişki bir şeyler yapmayı gerektirir, çünkü:

      • Çözmeniz gereken sorunlar
      • Düzeltmeniz gereken dengesizlikler
      • Açıklık getirmeniz gereken yanlış anlamalar olacaktır.

      Bu bağlamda ilişkiniz birçok olumsuz düşünceyi tetikler:

      • Sevdiğiniz insanı kolayca incitebilirsiniz
      • Bu kadar güçlü duygusal bir bağınız olduğundan, bir şeyleri kolayca yanlış anlayabilirsiniz

      Depresyondayken öfke ve düşmancıllık duygularına çok kolay kapılabilirsiniz, bu da kolayca çatışma çıkmasına yol açar. Hatta, siz veya eşiniz depresyonda ise şiddete başvurmak bile söz konusu olabilir.
      Belirtileri fark ederek bunların ilişkinizi mahvetmesine izin vermemiş olursunuz. Ümitsiz olan ilişkiniz değil, bu İlişkide sizin işlevselliğinizi bozan hastalığınızdır.
      Sorunların kaynağı depresyon ve belirtileridir. Ve siz bu konuda bir şey yapabilirsiniz.


      Hangi tedaviler işe yarar?
      İlişkinizdeki sorunlar için tedavi arayışına gitmeniz genellikle çok önemlidir.

      Tedavi hangi yolla işe yarar?
      Bir ilişkide sevgi ve yakınlığın olması belli becerilerin varlığını gerektirir. Sevgi ve yakınlığı yaşayabilmek için ileri ve geri adımlar atma arasında bir denge kurabilmelisiniz.
      Gereksinim duyduğunuzda ileri adım atıp aktif olarak bu bağı kurabilirsiniz. Reddedilme riskiniz olsa bile bu bağı kurmaya çalışacak kadar cesur olmalısınız. Ayrıca, bu türden bir ilişki istemediğinizde veya biraz kendi başınıza kalmaya gereksinim duyduğunuzda ise geri adım atabilmelisiniz.
      Burada, Serpil’nın bireysel terapide ilişkisindeki sorunları çözmek için nasıl bazı yararlı beceriler öğrendiğini görebilirsiniz.
      Örnek:
      Serpil sekiz yıllık kocası tarafından terk edilmiş genç bir kadın. İki çocukları var. Ama adam başka bir kadın bulmuş.
      Serpil son derece mutsuz. Bunun tamamen kendi hatası olduğunu ve hayatın yaşamaya değmez olduğunu düşünüyor.
      Serpil depresiftir ve giderek daha fazla edilgin hale gelir. Yaşamla yüzleşememektedir.
      erapide eşini özlediğini itiraf eder: Adam çekici ve seksi biriymiş, onu güldürebiliyormuş ve sohbeti çok hoşmuş.
      Serpil ayrıca onun güvenilmez biri olduğunu da itiraf eder: Adam ayyaşmış ve eve asla söz verdiği zamanda gelmemiş, bütün paralarını eğlencede yemiş. Onu sık sık aldatmış, Serpil’i başkalarının önünde eleştirip aşağılarmış.
      Serpil'in ilişkisinin iyi yönleri ve kötü yönleri olduğu açıktı. Bunları bir teraziye koyup tarttığında, kötü olanların iyilerden çok daha ağır bastığını fark etti. Bu tür kişilik özellikleri olan bir adamla asla evlenmemesi gerektiğini kavradı.
      Seçeneklerini gerçekçi biçimde değerlendirdikten sonra, Serpil ilişkinin sona ermesinin daha iyi olacağını kabul edebildi. Şimdi yeni ve daha doyurucu bir ilişki bulma şansı var.
      Bir ilişkisi kötü sonuçlandığı diye sevgiden tümden vazgeçmesi gerekmediğini kavrıyor.
      Ayrıca ilişkinin bozulmasının kendi hatası olmadığını da görüyor. Kendini değersiz bulduğu için bunun kendi hatası olduğuna inanıyordu. Gerçekte asıl neden, güvenilmez, istikrarsız ve sadakatsiz biri olan kocasıydı.
      Genellikle, bir ilişki içinde olduğunuzda en güçlü duyguları hissedersiniz –güçlü yakınlık duyguları yaşama anlam katar. Diğer yandan, kendinizi reddedilmiş, itilmiş ve terk edilmiş hissediyorsanız, bu duygular yaşamı çok zorlaştırabilir –öyle zorlaştırır ki sonunda depresyona girersiniz. Ama doğal bir keder ve yas yaşarsanız, bunlar kısa sürede geçer.

        Similar topics

        -

        Forum Saati Paz 04 Ara. 2016, 8:11 am