HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU

    tarihi ipek yolu

    Paylaş

    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi: 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı: 1666
    Burç Sembolü: Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş: 43
    Mesleği: Otomativ
    Medeni Durumu: Evli
    Çocuk Sayısı: 1
    Eğitim Durumu: Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke: Bursa
    Resim Resim: ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi: ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler:
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı: 583
    Rep Puanı Rep Puanı: 81

    herkonu4 tarihi ipek yolu

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Perş. 30 Tem. 2009, 12:28 pm



    Çin‘den başlayarak Anadolu ve Akdeniz aracılığıyla Avrupa‘ya kadar uzanan ve dünyaca ünlü ticaret yoludur.Milattan yüzyıllar önce Mısırlılar, daha sonra da Romalılar, Çinlilerden ipek satın alırlardı.Ulaşım ise, daha sonra İpek Yolu adı verilen güzergahları izleyen kervanlarla sağlanırdı.

    2 bin yıl kadar önce Çin’in açtığı en önemli ticaret yolu olan İpek Yolu, dünyaca ünlüdür. Çin ile Avrupa, Asya ve Afrika arasındaki köprü olarak kabul edilen İpek Yolu, Doğu ve Batı arasındaki maddi ve manevi alışverişe önemli katkı yapmıştır.

    İpek Yolu, tarihte Çin’den Orta Asya üzerinden Güney Asya, Batı Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika’ya uzanan kara ticaret yoluydu. Çin’in ipek ve ipek ürünleri bu yol üzerinden batıya taşındığı için İpek Yolu olarak diye adlandırılmıştı. Yapılan arkeolojik araştırmalara göre, İpek Yolu’nda faaliyetler esas olarak M.Ö 1. yüzyılda hüküm süren Çin’in Han hanedanında başlamıştı. O zamanki İpek Yolu’nun güney güzergahı, Afganistan, Özbekistan ve İran’ı geçerek Mısır’ın İskenderiye şehrine kadar; öbür güzergahı, Pakistan ve Afganistan’ın Kabil şehrini geçerek İran Körfezi’ne kadar, ya da Kabil’in güneyine inerek şimdiki Pakistan’ın Karaçi şehrine ya da deniz üzerinden Pers-İran ve Roma imparatorluğuna kadar uzanmıştı.

    M.Ö 2. yüzyıl ve M.S 2. yüzyıla dek, İpek Yolu üzerinden, Batı’dan Doğu’ya Avrupa’daki Roma, Batı Asya’daki Parthia (İran’ın eski kölelik ülkesi), Orta Asya’daki Kushan ( Orta Asya ve Kuzey Hindistan) ve Doğu Asya’daki Çin’in Han hanedanı olmak üzere dört büyük imparatorluk yan yana bulunmuştu. İpek Yolu’nun oluşumu, medeniyetler arasında doğrudan temas ve kültürel alışveriş yapılmasına yardımcı olmuştu. Ondan sonra hiçbir bir medeniyetin gelişmesi, tümüyle bağımsız olarak sürdürülmemişti.




    İpek Yolu’nda ticaret faaliyetleri yoğunlaşırken kültürel etkileşimde oldukça canlıydı. Dünyanın üç büyük dininden biri olan Budizm, Batı Han hanedanı döneminde ( M.Ö 206-220 yılları) Çin’e yayılmıştı. 3. yüzyılda kazılan, Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Kızıl Taş Mağaraları’nda 10 bin metrekareye yakın duvar resmi bulundu. Bu resimler Budizm’in Hindistan’dan Çin’e yayılışını anlatıyordu. Yapılan tahminlere göre, Budizm Hindistan’dan İpek Yolu üzerinden Xinjiang’ın Kızıl bölgesine yayılmış ve Gansu eyaletinin Dunhuang şehrinden sonra Çin’in iç kısmına girmişti. İpek Yolu üzerinde yer alan Dunhuang Mogao Mağaraları, Luoyang Longmen Mağaraları gibi Budist taş mağaraları, Doğu ve Batı’nın sanat özelliklerini kaynaşmasının ve İpek Yolu üzerinde Çin ve Batı kültürünün alışverişinin ispatlarıydılar. Şimdi onların çoğu Dünya Kültür Mirasları Listesi’ne alındılar.

    9. yüzyıldan sonra Avrupa ve Asya kıtalarındaki ekonomik oluşumda değişiklikler meydana gelmekle birlikte özel olarak denizcilik teknolojisi büyük ölçüde geliştiği için deniz ulaşımının ticaret faaliyetlerinde oynadığı rol her geçen gün arttı. Bu nedenle karadaki geleneksel ticaret yolundeki faaliyetler günden güne zayıfladı. 10. yüzyılda hüküm süren Çin’in Song hanedanı döneminde İpek Yolu ticaret yolu olarak kullanılmadı.

    İpek Yolu’nun karmaşık şebekesi sayesinde Doğu ve Batı arasındaki temas günden güne yoğunlaşmıştı. Çin’in tarihi kayıtlarında örneğin Hutao-çeviz, Hugua-karpuz, Hujiao-biber ve Hu Luobo-havuç gibi Batı’dan getirilen birkaç bitkinin adı yazılıdır. M.Ö 7. yüzyılı ve 9. yüzyılı arasındaki Tang hanedanı döneminde İpek Yolu en büyük canlılığa kavuşmuştu, Çin ve Batı ülkeleri arasındaki ilişkiler oldukça gelişmişti. Batı’dan az rastlanan hayvan ve kuşlar, mücevher, baharat, cam eşyası, altın ve gümüş, Batı Asya ve Orta Asya tipi müzik, dans, mutfak kültürü ve kıyafetler gibi kültür etkenleri sürekli Çin’e yayılmıştı. Aynı anda ipek, dut, kağıt, matbaacılık tekniği, lake ve porselen eşyaları, barut ve pusula gibi Çin’in ürünleri ve teknolojileri de İpek Yolu üzerinden dünyanın çeşitli yörelerine yayılmıştı ve dünya medeniyetine büyük katkı yapmıştı.

    İpek endüstrisi, eski çağlardan beri birçok milletin hayatında çok önemli bir yer tutmuştur. Uzak Doğu‘dan gelen ipek ve baharat, Batı dünyası için, uluslararası ilişkilerde önemli bir rol oynamıştır. İpek, ayrıca Doğu kültürünün Batı tarafından tanınmasını da sağlamıştır. Doğu’nun ipeği ile baharatının kervanlarla batıya taşınması, Çin‘den Avrupa‘ya ulaşan ticaret yollarını oluşturmuştur. Orta Çağda, ticaret kervanları, şimdiki Çin‘in Xian kentinden hareket ederek Özbekistan‘ın Kaşgar kentine gelirler, burada ikiye ayrılan yollardan ilkini izleyerek Afganistan ovalarından Hazar Denizi‘ne, diğeri ile de Karakurum Dağları’nı aşarak İran üzerinden Anadolu‘ya ulaşırlardı. Anadolu’dan deniz yolu ile veya Trakya üzerinden kara yolu ile Avrupa‘ya giderlerdi.

    Doğudan batıya doğru gelişen bu ticari harekette daha önceki çağlardan beri kullanılmakta olan bir yol şebekesinden yararlanılmıştır. Yoğun bir şekilde ipek, porselen, kağıt, baharat ve değerli taşların taşınmasının yanında kıtalar arasındaki kültür alışverişine de imkan sağlayan bu binlerce kilometre uzunluğundaki kervan yolları zaman içinde İpek Yolu olarak adlandırılmıştır. İpek Yolu Asya‘yı Avrupa‘ya bağlayan bir ticaret yolu olmasının ötesinde, 2000 yıldan beri bölgede yaşayan kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşımakta ve olağanüstü bir tarihsel ve kültürel zenginlik sunmaktadır.

    Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra, İpek Yolu’nun hem bir ticaret yolu, hemde tarihsel ve kültürel değer olarak yeniden canlandırılması gündeme gelmiş, bu yol boyunca inşa edilmiş ve artık kullanılmayan yapıların, yeni işlevler kazandırlarak korunmaları ve yaşatılmaları için çalışmalar başlamıştır.

    İpek yolu çeşitli Türk uygarlıklarının ekonomik kaynağı olmuştur..


    Uzun geçmişe sahip olan İpek Yolu, dünya medeniyetinde çok önemli rol oynadı. Son yıllarda UNESCO tarafından ortaya çıkarılan İpek Yolu ile ilgili yeni araştırma planında İpek Yolu, Doğu ve Batı arasındaki diyalog ve teması artırdığı için “Diyalog Yolu” olarak da adlandırıldı.




    Kuzey İpek Yolu:


    Tarih; geniş anlamda ticaret yollarının kontrolü ve bu yollara hakimiyet mücadelesinin hikayesidir. O nedenle ticaret yollarını iyi anlamadan tarihi doğru anlamak ve yazmak mümkün değildir.

    En eski ve uzun yıllar boyunca kullanılan ticaret yolu, hepimizin bildiği gibi İpek Yolu denen ve Çin’den başlayıp İzlanda’da biten yoldur. Bu yolun kontrolü için geçmişte pek çok mücadeleler olmuştur. Bu yolun bir bölümünü kontrol altına alabilen milletler çok hızlı bir şekilde büyüyüp güçlenerek İmparatorluklar düzeyinde devletler kurabilmiştir. Ticaret ile birlikte sadece ticari mallar bir bölgeden diğer bölgeye taşınmamış, bu mallarla birlikte kültürel unsurlar da bir milletten diğerine aktarılarak yayılmasını sürdürebilmiştir.

    İpek Yolu ve bu yol üzerindeki ilişkileri, mücadeleleri iyi bilmeden, tarihi ve kültürel unsurların yayılışını doğru anlamak mümkün değildir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar bize, son derece önemli olan bu yolun Avrasya ve Kuzey Avrupa bölümünün, Yani bizim “Kuzey İpek Yolu” diye adlandırdığımız; Hazar Denizi’nin kuzeyinden geçerek Kırım’a gelen, buradan Karadeniz ve bu denize bağlı nehirler olan Volga, Don, Dinyeper, Dinyester ve Tuna nehirleri vasıtası ile tüm Orta ve Kuzey Avrupa’ya uzanan bölümünün yeterince incelenmediğini, hatta karanlıkta kaldığını göstermiştir.

    İşte bu sebepledir ki; bu bölgelerin tarihi ve bu bölgelerdeki kültürel unsurların yayılışı da karanlıkta kalmıştır.




    Kuzey İpek Yolu (günümüz) Rotası :

    Geçiş noktaları ve ülkeler sırasıyla şöyledir;

    Türkiye (İstanbul-Sarp Sınır Kapısı)

    Gürcistan (Batum-Tiflis)

    Azerbaycan (Bakü)

    Türkmenistan (Türkmenbaşı-Aşkabat)

    Özbekistan (Taşkent)

    Kazakistan (Almatı-Balkaş-Karaganda- Bişkek)

    Rusya(GornoAltay-Kızıl-İrkudsk-KrasnoyarskNovosbirsk-Omsk-Çelyabisk-Ufa-Kazan-Saratov-Volgagrad-Astrahan-Rostov-Moskova-Petersburg)

    Moğolistan (Ulan Bator-ORHON)

    Ukrayna (Odessa-Kiev)

    Belarus (Minsk)

    Finlandiya (Helsinki-Turku)

    Latvia (Riga)

    İsveç (Stockholm-Göteborg-Gotland-Malmo)

    Norveç (Oslo-Bergen)

    İzlanda (Rejyavik)

    İrlanda (Dublin)

    İngiltere (Londra)

    Danimarka (Kopenhag)

    Almanya (Hamburg-Berlin)

    Polonya (Gdansk-Varşova-Karakov)

    Çek Cumhuriyeti (Transit geçiş)

    Avusturya(Viyana)

    Macaristan (Budapeşte)

    Romanya (Brasov-Bükreş-Köstence)

    Bulgaristan (Varna)


    Hazar Denizi’nin kuzeyinden geçen ve bizim “Kuzey İpek Yolu” diye adlandırdığımız bu güzergahta, derinlemesine bilimsel çalışmaların yapılması Avrupa ve Avrasya Tarihini ve Kültürünün şekillenmesini daha iyi ve doğru anlamamızı sağlayacaktır.



    reco_54
    Ödüllü Üye
    Ödüllü Üye

    Kayıt tarihi: 12/03/08
    Erkek
    Mesaj Sayısı: 1666
    Burç Sembolü: Terazi / 24 Eylül - 23 Ekim
    Yaş: 43
    Mesleği: Otomativ
    Medeni Durumu: Evli
    Çocuk Sayısı: 1
    Eğitim Durumu: Lise
    Yaşadığı Şehir / Ülke: Bursa
    Resim Resim: ---
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi: ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler:
    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
    Site Puanı Site Puanı: 583
    Rep Puanı Rep Puanı: 81

    herkonu4 Geri: tarihi ipek yolu

    Mesaj tarafından reco_54 Bir Perş. 30 Tem. 2009, 1:00 pm



    Baharat Yolu, eski çaglarda,Uzakdoğu'yu Batı'ya bağlayan ticaret yollarından biriydi. Baharat günümüzden binlerce yıl önce Doğu ülkelerinde kullanılıyordu. Orta Çağ Avrupa'sında soyluların sofralarına da girince çok önemli bir ticaret ürünü haline geldi, ama pahalı olması nedeniyle ancak varlıklı kimseler satın alabiliyordu. Aslında tarçın, kakule, zencefil ve zerdeçal satışına dayanan baharat ticaretine Çinliler Mîlat'tan önce başlatmıştı.



    Hindistan'dan başlayarak İran Körfezi ve Irak üzerinden Suriye limanlarına veya Kızıldeniz yoluyla Süveyş ve Akabe'ye, oradan da kara yoluyla İskenderiye'ye ulaşan yoldur. Uzak Doğu ile yapılan ticaret, Venedik ve Mısırlıların elinde bulunuyordu. Bu devletler, diğer devletlerin Baharat Yolu'ndan faydalanmasını engellemeye çalışmışlardır.





    Baharat Yolu, eski çağlarda, Uzakdoğu'yu batıya bağlayan ticaret yollarından biriydi. Baharat günümüzden binlerce yıl önce doğu ülkelerinde kullanılıyordu. Orta Çağ Avrupası'nda soyluların sofralarına da girince çok önemli bir ticaret ürünü haline geldi, ama pahalı olması nedeniyle ancak varlıklı kimseler satın alabiliyordu. Aslında tarçın, kakule, zencefil ve zerdeçal satışına dayanan baharat ticaretini Çinliler Mîlat'tan önce başlatmıştı.



    Baharat, doğudan Avrupa'ya iki ayrı yoldan gelirdi. Bunlardan biri Orta Asya üzerinden geçen İpek Yolu'ydu. Ama İpek Yolu asıl olarak eski çağlarda Çin İpeği'nin Roma’ya taşındığı yoldu. Öbür yol ise, Hindistan ve Seylan'dan (Sri Lanka) Kızıldeniz'deki Akabe Körfezi'ne, Yemen kıyılarına ya da Basra Körfezi'ne gelen denizyoluydu. Bu kıyılardaki limanlarda gemilerden boşaltılan baharat, karayoluyla Fenike ve Filistin kıyılarına, Mısır'da İskenderiye'ye ve Karadeniz'e ulaştırılırdı. Sonra gene denizyoluyla Avrupa'ya taşınırdı. Baharat üreten ülkelere doğrudan ulaşmanın yolları arandı.



    Sonunda Vasco da Gama 1498'de Ümit Burnu'nu dolaşarak Hindistan yolunu açtı. Kristof Kolomb Batı Hint Adaları'na, Macellan Güney Amerika'yı dolaşarak Doğu Hint Adaları'na vardı. Böylece baharat üreten ülkelere yeni yollar açıldı. Bunun sonucunda baharat ticaretinde Venedik tekeli kırılırken, tarihsel Baharat Yolu da önemini yitirdi.






    TİCARET YOLLARI



    İPEK YOLU


    Avrupa, doğunun kaliteli ipek ve baharatı ile tanışınca, bu ürünlere büyük bir talep doğmuş ve "İpek Yolu" olarak adlandırılan tarihi ticaret yolları yapılmıştır. Antakya ve Tir’ den başlayan İpek yolu,İran ve Afganistan’ın kuzeyini geçtikten sonra Pamir bölgesine ulaşıyor ve burada,’’Taş kule’’denen bir yerde Doğu ve Batıdan gelen kervanlar arasında alışveriş yapılıyordu. Bakra’da ayrılan bir kol Hindistan’a varıyor,bir başkası da bugünkü Rus Türkistan’ının güneyinden geçiyordu.Çin'in en uç noktasından başlayıp Anadolu'nun çeşitli yerlerinden geçerek İstanbul'da birleşen ve oradan da Avrupa'nın içlerine giden bu yol boyunca, yükleri taşıyan kervanlar sadece ticaretin gelişmesini değil, Asya ile Avrupa arasında günümüzde de izleri görülen kültür alışverişini de sağlamıştır.
    Akdeniz kıyılarından Çin’e dek Asya’yı baştan başa katleden kervan yolu.Hristiyanlık tan önce kullanılan bu ticaret yolu adını,Çin’den gelen ve taşınan başlıca mal olan ipekten alır.
    Ortaçağda İpek Yolu, Antakya'dan başlayıp, Gaziantep'ten geçerek İran ve Afganistan'ın kuzeyinde Pamir Ovası'na kadar uzanmaktadir. Ayrıca, Anadolu'da Güneydoğu Bölgesi'nde bulunan Gaziantep ve Malatya'yı geçip, Trakya üzerinden ve Ege kıyılarında İzmir, Karadeniz'de Trabzon ve Sinop, Akdeniz'de ise Alanya ve Antalya gibi önemli limanlar üzerinden Avrupa'ya ulaşırdı. Çin Türkistan’ında iki yol izleniyordu; Takla Makan çölü,kuzey ve güneyden geçiliyor,daha sonra da iki kol birleşerek Luoyang bölgesine ulaşıyordu.Batıyı Uzakdoğu’ ya,Hindistan’ ı da Çin’e bağlayan İpek yolu,felsefe akımlarıyla dinlerin (buddhacılık) yanı sıra sanat alanında da gelenek ve örneklerin (hallenistik sanat) iletilmesi ve değiş tokuşunda başrolü oynadı.


    BAHARAT YOLU


    Hindistan'dan başlayarak İran Körfezi ve Irak üzerinden Suriye Limanlarına veya Kızıldeniz yoluyla Süveyş ve Akabe'ye, oradan da kara yoluyla İskenderiye'ye ulaşan yoldur. Bu yola “Buhur yolu” da denir. Bu yol Hadramut şehrinin Baharat ormanlarında başlar,Sibve nehrini geçer,Katban’dan Moarab ve Main’e vararak oradan Kızıldeniz’e paralel Neptilerin başşehri olan Petra’ya ve aynı zamanda Mekke’ye varırdı.Burada üç kola ayrılırdı:1.Filistin ve Finike limanlarına Sayda ve Şam şehirlerine; 2.Beyn-ül Nehreyn’den,Ninova’ya;3.’de Sina yarımadasından Mısır’a ulaşırdı.Kervanların geçtiği en eski yollardan birisidir.Uzak Doğu ile yapılan ticaret, Venedik ve Mısırlıların elinde bulunuyordu. Bu devletler, diğer devletlerin Baharat Yolu'ndan faydalanmasını engellemeye çalışmışlardı.
    Görünüşte bu yolun can damarı Hadramut ve Yemen’di.Buralarda Moin ve Saba hükümdarları ve onların soyundan gelen Hamir padişahları baharat alışverişini tamamıyla kontrolleri altına almışlardı.Bu yolun çeşitli yerlerinde vergi almak için kaleler kurulmuştu.Çin Hindi’nden ve Afrika’dan ilaçlar,günlük ve baharat bu yoldan Arap yarımadasına gelirdi.Bu yolun adı bundan dolayı Baharat yolu olmuştu.Gemiciliğin Kızıldeniz’de gelişmesiyle Baharat yolu önemini yavaş yavaş kaybetti.


    KRAL YOLU

    İlkçağda kendiliğinden oluşan bir ticaret yoludur. Aşağı Mezopotamya'da
    İran Körfezi kıyılarından Anadolu'da Ege Denizi kıyılarına kadar uzanır.
    Lidyalılar (MÖ:676-MÖ:546 ) tarafından geliştirilmiştir.Persler zamanında yol
    boyunca karakollar ve ko-nak yerleri (menzil) yapılmış, ticaretin yanı
    sıra askeri amaçla da kullanılmıştır. Yak-laşık 2500 km. Uzunluğunda bakımlı ve düzenli bir yoldur. Anadolu tarihinin bilinen en eski yolu Kral Yolu’dur. Bu yolile ilgili olarak yazılı en eski bilgileri Herodot Tarihinde bulmaktayız. Kral Yolu bazı beşerî sebeplerden ötürü, önce Tuz Gölü’nün kuzeyinden geçmiştir. Bu sebeplerin birisi Hititlerin merkezinin Hattuşaş olması, diğeri de Sinop’un İlkçağ’ın önemli limanlarından birisi olmasıdır. M.Ö. 6. yüzyılda Kral Yolu, Efes’ten başlamakta ve Sardes, Gordion, Hattuşaş üzerinden Kayseri’ye varmakta ve Gülek Boğazı’ndan geçerek Susa’ya ulaşmaktaydı. Zaman içerisinde Hattuşaş’ın önemini kaybetmesiyle Kral Yolu Tuz Gölü’nün güneyinden geçmeye başlamıştır







      Forum Saati C.tesi 20 Eyl. 2014, 5:58 pm