HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    Haddini Bil...

    Paylaş
    avatar
    Herkonu Forum Sitesi
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 26/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1543
    Burç Sembolü : Burcunuzun Sembolü Lütfen
    Medeni Durumu : Evli
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Söylemediğin sözün hakimi,
    söylediğin sözün mahkumusun.
    ________________________

    Alim konuşuyorsa ; Bilirim susmasını ,
    Zalim konuşuyorsa ; Bilirim susmamasını !
    Cahil konuşuyorsa ; Bilirim susturmasını ,
    Bilmediğim konuda ; Bilirim konuşmamasını..
    _______________________

    Körden DeğiL!! Nankörden,
    YüzSüzden DeğiL!! 2 YüzLüden,
    Tipi Bozuk OLandan DeğiL!! Sütü Bozuk OLandan Kork...
    _______________________

    Ne kimseyi bir Hırs UğRuna Satarım..
    Ne de Kimseye yaLakaLık Yaparım..
    Ben Sadece,
    Bendeki doğruLarı Yaşarım..!.
    Site Puanı Site Puanı : 1337
    Rep Puanı Rep Puanı : 32

    begendim Haddini Bil...

    Mesaj tarafından Herkonu Forum Sitesi Bir Perş. 01 Eyl. 2011, 7:41 am

    Haddini Bil...


    İnsan kendinden ya da hayattan nefret ettiği an düşünüyor ölümü, diğer bir ifade ile intiharı.

    Demek ki kendini beğenmek kötü ama kendini beğenmemek ya da beğenememek daha kötü. Öyle ya ;

    “ Ah ne kadar güzelim, en iyisi ben artık öleyim” diyen yok…



    Vasat olarak tabir edilen şey, belki de en doğru olanı.

    Ne şımarıklık derecesinde kendini beğenmek ne de kendinden nefret edecek kadar beğenmemek…

    To be or not to be…



    Bir yakınını kaybettiğin andaki dağınıklılığın ile bir düğüne hazırlandığın süslülüğün arasında bir görüntüye sahipsin özet olarak…

    Düğün ile cenaze…

    Gözyaşı ile kahkaha…

    İsyan ile umut…

    Hepsi bu;

    Neşe ve hüzün…



    Kendini beğenmiş birinin yürümesi ile hayattan bezmiş birinin yürüyüşünü getirin gözünüzün önüne
    Kendini beğenmişin olmazsa olmazı, omuzları dik, gözleri canlı, elleri muntazaman yürüyüşü ile intizamlı, kıyafetindeki uyum, taktığı aksesuarla bir bütün…

    Yüzünün kenarında hafif bir gülümseme “göğüs ileri kümbet geri” de denir bu yürüyüşe, halk tabiri ile “gubararak yürümek” (kabarmaktan kinaye);

    Yürümüyor, süzülüyor hali…



    Hayattan bezmiş olan malum; omuzları çökük, gözlerinin feri bitmiş, eller vücutta bir fazlalık,
    Kıyafeti ise giyinmemiş örtünmüş kıvamında, ne bulunduysa atılmış üstüne ve dudağının kenarında acı bir gülümseme…

    Halk diliyle “bezgin” de diyebilirsiniz;

    Yürümüyor, sürünüyor hali…



    Lisan-ı hal denen vücut dili böyle bir şey işte…



    Duruşundan, bakışından, oturuşundan ele verir kendini ne kadar gizlese de…

    Oysa ayağını vursa yeri delemeyecek, başını kaldırsa göğü delemeyecek bir fani, niye şişerse..?

    Bezgin içinde; bir gün zaten öleceğini bilmesine rağmen, ölümü öne almak neyi ertelemekse..?



    Dümdüz bir insan olmak ne güzel oysa, insanlardan bir insan olmak, sıradan yani faydası olmasa da zararı olmamak kimseye, insanca yaşayıp, zorluklara direnen, zorluktakine güç veren, kibirle koşmaktansa onurla yürümeyi tercih eden, kimseyi küçümsemeden en küçüğü “ben” diyen…



    Hadi toparlan şimdi;

    Sen insansın sürüngen değil, ayağa kalk ve doğrul…

    Hadi toparlan şimdi;

    Sen insansın, kanatların yok, süzülmeden yürü, uçmayı bırak…



    Kendini küçük görme, kâinatın en şerefli varlığı, meleklerin önünde secde ettiği, ekmeğini kazanan, fakirlere yardım eden, tertemiz çocuklar yetiştiren sensin, yerini bil.

    Ve asla kendini beğenme;

    Sen ağrıyan dişine, terk eden sevgiline, yataklara düşüren bir grip mikrobuna bile karşı Koyamayacak kadar zayıfsın haddini bil…

    Hayat ne baştan sona düğün, ne de külli cenaze;

    İki kapılı bir han hayat,

    Yolunu bil…



    Bedirhan Gökçe

      Forum Saati Perş. 23 Kas. 2017, 11:54 pm